Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

UNESCO: Pandemi nedeniyle sanat ve yaratıcılık sektörlerinde 10 milyon iş kaybı yaşandı

Access to the comments Yorumlar
 Sertaç Aktan
Almanya'da bir konser salonu
Almanya'da bir konser salonu   -   ©  AFP

UNESCO, Covid-19 pandemisi nedeniyle sanat sektöründe 10 milyona yakın kişinin işsiz kaldığını duyurdu ve bunun sektörde bir krize neden olabileceğini uyarısı yaptı.

Sanat ve yaratıcılık en hızlı büyüyen endüstrilerden biri ancak salgın sonrası bu alanda çalışanlar geçimlerini sağlamakta hiç olmadığı kadar zorlanıyor.

UNESCO raporuna göre, 2020'de dünya çapında yaratıcı endüstrilerdeki 10 milyon iş, pandeminin bir sonucu olarak kaybedildi. Dijitalleşmenin artması da yine çok sayıda aracının ve iş pozisyonunun ortadan kalkması ile sonuçlandı. Bunların sonucu olarak sanatçılar ve yaratıcılık sektöründe çalışanlar geçim derdi ile boğuşuyor.

Birleşmiş Milletler'in kültürel kuruluşu Unesco'nun Genel Müdürü Audrey Azoulay raporun önsözünde, Covid'in "kültür sektöründe benzeri görülmemiş bir krize" yol açtığını söylüyor. Azoulay, "Dünyanın her yerinde müzeler, sinemalar, tiyatrolar ve konser salonları, yani yaratma ve paylaşma yerleri, kapılarını kapattı. Birçok sanatçı için zaten tehlikeli olan durum sürdürülemez hale geldi ve yaratıcı çeşitliliği tehdit ediyor” diyor.

328 sayfalık 'Yaratıcılık için Politikaları Yeniden Şekillendirme' raporunda, kültürel ve yaratıcı sektör dünyanın en hızlı büyüyen ekonomik sektörlerinden biri olmasına rağmen, aynı zamanda en savunmasız sektörlerden biri olduğuna ve genellikle kamu ve özel yatırım tarafından yeterli ilgiyi görmediğine dikkat çekiliyor.

Pandemi gelir ve istihdama çöküş yarattı

Rapora göre, bu endüstrilere yapılan hükümet harcamaları pandemiden önceki yıllarda hali hazırda düşüyordu. Covid-19 salgını ise gelir ve istihdamda bir çöküşe yol açtı.

Birçok ulusal ve yerel yönetim, pandemi kısıtlamalarından etkilenen yaratıcı endüstrilere acil destek sunsa da, sektörlerin değer ölçüsü olan 'küresel brüt katma değeri' 2020'de 750 milyar dolar daraldı.

Raporda, hükümetlere sanatçıların ve kültür profesyonellerinin işlerinin korunması için genel işgücü ile bezer önlemler alınması çağrısında bulunuluyor. Kültür işçileri için asgari ücret ve serbest çalışanlar için daha iyi emeklilik ve sağlık sigortası şartları sağlanması gerektiğine değiniliyor.

"İyi tasarlanmış sosyal güvenlik planlarına sahip ülkelerde bile, bu tür işçilerin önemli bir kısmının durumu yeterli ve sürdürülebilir değil” deniyor.

Dijitalleşmenin getirdiği sorunlar mevcut

Pandeminin başından bu yana sektördeki dijitalleşme daha da hız kazandı. Bazı çalışalar bundan istifade ederken kültürel ürünlere erişim, üretim, dağıtım ve yaratma süreçleri daha merkezi hale geldi.

Dijitalleşmenin artması da yine çok sayıda aracının ve iş pozisyonunun ortadan kalkması ile sonuçlandı. Örneğin sanatçılar artık eserlerini, ürünlerini galeriler yerine direk sanal platformlara koyuyor, kendi reklam ve pazarlamalarını yapıyor. Filmler, konserler ve hatta stand-up gösterileri bile artık içerik platformlarında izleniyor.

Sonuç olarak, çok uluslu sanal platform şirketleri konumlarını sağlamlaştırdı ve internet erişimindeki eşitsizlikler daha önemli hale geldi.

Üreticiler ve platformlar içi düzenleme gerekli

Yine rapora göre çoğu sanatçı için dijital ortamlar, profesyonel bir kariyeri desteklemek için yeterli gelir sağlamadı.

Sosyal medya platformları ve internet yayını yapan içerik servislerinin içeriklerinden elde ettiği değer ile bu içerikleri üreten ve bu ürünlere yatırım yapanların elde edilen gelir arasındaki farkın masaya yatırılması ve bu konuda yeni düzenlemeler için harekete geçilmesi gerektiği belirtiliyor.

Unesco'nun kültürden sorumlu genel müdür yardımcısı Ernesto Ottone şunları söylüyor: “İnsanların kültürel içeriği küresel tüketiminin ve bu içeriğe olan bağımlılığının arttığı, ancak aynı zamanda sanat ve kültür üretenlerin bunu giderek zorlaştırdığı temel bir paradoks ortaya çıktı. Toplumda hayati bir rol oynayan kültür ve sanat profesyonelleri için sürdürülebilir ve kapsayıcı bir çalışma ortamını nasıl inşa edeceğimizi yeniden düşünmemiz gerekiyor.”

Dijitalleşmenin olumlu tarafları da oldu

Dijitalleşmenin olumlu tarafları da olduğuna dikkat çeken rapor, birçok sanatçı ve kültür uzmanının “dijital alanda yenilikçi projeler geliştirmek için niş içerik sunan hizmetlerdeki yükseliş fırsatını yakaladığı" kaydediliyor.

Raporda, 2017 yılında Senegalli girişimci Awa Girard tarafından oluşturulan ve 12 milyondan fazla parçaya sahip olan ve altı Afrika ülkesinin yanı sıra Fransa ve Birleşik Krallık'ta erişilebilen pan-Afrika müzik yayını platformu Deedo örnek gösteriliyor.

Dört yıl içinde, Deedo yalnızca Afrika müzik endüstrisinde önemli bir oyuncu haline gelmekle kalmadı, aynı zamanda önemli bir sosyal katkı da yaptı. Her üyelik ücretinin %5'ini abonenin seçeceği bir hayır kurumuna bağışlayan Deedo, 'Bir şarkı, Bir ruh' adı verilen bu girişim ile sosyal katılımın yanı sıra Afrikalı sanatçıların görünürlüğünü de artırdı.