Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Rusya, nükleer silah kullanmasına yol açacak dört olası durumu açıkladı

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dimitry Medvedev
Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dimitry Medvedev   -   ©  Yekaterina Shtukina/Sputnik

Rusya'nın Ukrayna'yı işgal girişiminde bir ay geride kaldı. Ukrayna ordusunun ve gönüllülerin güçlü direnişiyle karşılaşan Rus güçleri hedeflediği büyük kentleri ele geçirmekte ya da elinde tutmakta zorlanırken, kuşatma altındaki kentlerde kalan siviller açlık, susuzluk, soğuk ve can korkusuyla yaşıyor.

Sahada direncini sergileyen Ukrayna ile "özel askeri operasyonun" ilk aşamasının başarıyla tamamlandığını öne süren Rusya arasında ateşkes ve barış koşullarını görüşmek için müzakereler sürüyor.

Rusya bu atmosferde kendisine büyük üstünlük sağlayan nükleer caydırıcılığı gündeme getirmekten geri durmuyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 24 Şubat'taki işgal girişiminin hemen ardından Rus ordusunu savunma amaçlı nükleer caydırıcılıkla ilgili alarma geçirmişti.

Putin'in sözcüsü Dimitry Peskov da "varoluşsal bir tehditle" karşı karşıya kalınması halinde nükleer silah kullanımını seçenek dışı bırakmayı reddetmişti.

Rusya'nın Birleşmiş Milletler nezdindeki büyükelçi yardımcısı Dmitry Polyanskiy ise geçtiğimiz hafta bu söylemi yineleyerek ülkesinin "provoke edilmesi" halinde nükleer silah kullanma hakkının mevcut olduğuna işaret etti.

Rusya'nın nükleer silah kullanacağı dört senaryo

Rusya'nın nükleer seçeneği elinde tuttuğunu belirten bir diğer üst düzey isim eski Rusya Devlet Başkanı ve Başbakan Dimitry Medvedev oldu. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcılığı koltuğunda oturan Medvedev ülkesinin konvansiyonel silah kullanan ülkelere de nükleer silahla karşılık verilebileceği uyarısında bulundu.

Rusya'nın hangi koşulları nükleer silah kullanımı için gerekçe sayılacağı konusunda bilgi veren Medvedev, İngiliz The Guardian gazetesine yaptığı açıklamada Rusya'nın nükleer silahları kullanmak için dört senaryo sıraladı:

  1. Rusya'nın nükleer füze ile saldırıya uğraması
  2. Rusya ya da müttefiklerine başka tür nükleer silah kullanılması
  3. Rusya'nın nükleer caydırıcılığını aksatacak "kritik altyapılara" yönelik bir saldırı olması
  4. Rusya ya da müttefiklerinin varlığını tehlikeye atan saldırgan eylemlere kalkışılması

Nükleer silahla değil konvansiyonel silahla yapılan saldırgan eylemlerin de dördüncü koşulu tetiklediğini dile getirdi.

Putin Haziran 2020'de imzaladığı nükleer caydırıcılık alanında devlet politikasına' ilişkin belge ile Rusya veya müttefiklerine karşı nükleer silah veya kitle imha silahı kullanılması durumunda nükleer silah kullanmasının önünü açmıştı.

"Medvedev'in sıraladığı koşulların hiçbiri olası değil"

Rusya'nın nükleer silah tehdidinin yeni olmadığına dikkat çeken Amerika Birleşik Devletleri eski Rusya Büyükelçisi Michael McFaul, Medvedev'in sıraladığı koşulların hiçbirinin olası görünmediğini belirtti.

Sosyal medya hesabından bir değerlendirme eski büyükelçi, "Bu koşulların hiçbiri hatta tehdidi bile mevcut değil. Hiçbiri hayata geçmeyecek. NATO bırakın Rusya'ın varlığını tehdit etmeyi, Rusya'ya karşı asla ilk saldırıda bulunan taraf olmayacak. Asla" ifadelerini kullandı.

Medvedev'in koşullarında "Eğer NATO Ukrayna'ya savaş uçağı verirse" ya da "Eğer Rusya Ukrayna'daki savaş alanında kaybetmeye başlarsa" gibi ifadeler kullanmadığına dikkat çeken McFaul, Ukrayna'nın işgalinden önceki Rus doktoriniyle karşılaştırdığında Medvedev'in Rusya'nın nükleer silah kullanım koşullarıyla ilgili yeni hiçbir şey görmediğini kaydetti.

McFaul, Rusya'nın nükleer güçlerinin de Ukrayna'nın işgalinden önceye kıyasla daha yüksek alarm durumuna geçtiğine dair bir kanıt da görmediğinin altını çizdi.

2012 to 2014 yılları arasında ABD'nin Moskova Büyükelçisi olarak görev yapan McFaul, şubat ayında yaptığı bir değerlendirmede Putin'in akli dengesinin "giderek bozulduğunu" ifade etmiş ve "Putin'i en iyi bilenler, benim Rusya'da tanıdıklarım, onun son nükleer açıklamalarından endişe duyuyor. Onu en az tanıyanlar ise (bu açıklamaları) "boş laf" olarak tanımlıyor" şeklinde yorumda bulunmuştu.