Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Türk halkı, Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliği konusunda ne düşünüyor?

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
İstanbul
İstanbul   -   ©  FIYLE/EBU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılmasına karşı sert söylemi Türkiye'de vatandaşlar arasında farklı tepkilere yol açtı.

Enflasyonla birlikte alım gücü düşen vatandaşların önceliği, bu iki ülkenin NATO üyeliğinden ziyade ekonomik krizle nasıl baş edecekleri konusu.

Türkiye’nin eski İsveç Büyükelçisi Selim Kuneralp Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı makamı dışında halkın iki ülkenin NATO üyeliğine sıcak baktığı görüşünde.

Asgari ücretin 250 euro olduğu ve enflasyon oranının yüzde 70’e çıktığı Türkiye’de vatandaş iki ülkenin NATO üyeliğiyle ilgili tartışmaya çok fazla ilgi göstermiyor. İstanbul’da konuyla ilgili yapılan sokak röportajları bunu gösteriyor.

Türkler ne düşünüyor?

Emekli Ayşe Aydoğan, “Her sabah uyandığımda fiyatların yeniden arttığını görüyoruz. Ben emekliyim ve emekli maaşım neredeyse asgari ücretin bile altında. Yaşam benim için çok zor.” diyor.

Öğrenci Berkant Korkmaz ise NATO üyesi olmak isteyen Finlandiya ile ilgili görüşlerini şu şekilde dile getirdi: “Herkes Finlandiya’nın soğuk ve gelişmiş bir ülke olduğunu söylüyor. Söylenenlere göre orada herkes mutlu.”

Seyahat şirketinde müdürlük yapan Cem Polatoğlu ise NATO’daki tartışmanın turizmi de etkilediğini belirterek, “NATO’daki durum yüzünden rezervasyonlar durdu” dedi.

"Türkiye üzerinde baskı artacak"

Türkiye’nin eski İsveç Büyükelçisi Selim Kuneralp, reel politik olarak aslında ülkelerin birbirlerinden çok da farklı davranmadığı görüşünü dile getirerek, “ABD de aynısını yapıyor, Rusya da aynısını yapıyor, herkes aynısını yapıyor. Ama bu sorun halledilebilir” diyerek görüşlerini dile getirdi.

Dış politika yorumcusu Soli Özel, Türkiye’de yönetimin iki ülkenin üyeliği konusunda pazarlık yaptığını hatırlatarak şunları söyledi: 

“Elbette bir pazarlık yapılıyor ve bu açık bir şekilde yürütülüyor. Sonuç olarak talepler de açık bir şekilde dile getirildiği için geri adım atmak ve taviz vermek de çok daha zor olacak. Bu değişebilir tabi, Bu yüzden temkinli konuşmak ihtiyacında olduğumu düşünüyorum. Ama ben Haziran ayında yapılacak NATO zirvesine kadar sorunu çözmek için Türkiye üzerinde bu konuda baskının devam edeceğimi düşünüyorum.”