Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

SDG: Şam, Suriye'ye bir harekatta Türk jetlerine karşı hava savunma sistemlerini kullanmalı

Access to the comments Yorumlar
 euronews
SDG ve Amerikan güçleri
SDG ve Amerikan güçleri   -   ©  AP Photo

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) isimli ABD destekli oluşum, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyine olası bir askeri harekat düzenlemesi durumunda Şam yönetiminin Türk savaş jetlerine karşı hava savunma sistemlerini kullanması gerektiğini açıkladı. 

Reuters'a konuşan SDG'nin askeri liderlerinden Mazlum Abdi, askeri operasyon durumunda Türkiye'ye karşı Suriye hükümet birlikleri ile koordinasyon içinde olacaklarını ve birlikte çalışmaya "olumlu" baktıklarını da dile getirdi. 

"Önceliğimiz Suriye topraklarını savunmak ve kimse bu durumdan faydalanarak sahada kazanımlar elde etmeyi düşünmemeli" diyen Abdi, Şam ile daha fazla askeri koordinasyonun bu yarı özerk yönetimi "tehdit etmeyeceğini" söyledi.

Abdi yeni bir operasyonun yaklaşık bir milyon insanı yerinden edeceğini ileri sürerken SDG'nin daha geniş cephelerde savaşmak zorunda kalacağının altını çizdi. Bu durumun Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) savaşçılarının bulunduğu ve SDG güçlerince tutulan kamp ve hapishanelerde güvenlik boşlukları yaratabileceğini ileri sürdü. 

"İki cephede birden savaşamayız" diyen SDG askeri lideri, 8 Haziran'da Türkiye'ye gelecek Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Türk mevkidaşı Mevlut Çavuşoğlu'nun yapacağı görüşmede gerilimin düşmesini umduklarını da sözlerine ekledi. 

Suriye'nin kuzeyine yönelik 2016'dan bu yana dört operasyon düzenleyen Ankara, kendi sınırlarında geniş bir alanı kontrol eden SDG'nin çatı yapısını oluşturan Kürt YPG'ye karşı yeni bir operasyonun işaretini vermiş durumda.

Türkiye'nin terör örgütü olarak gördüğü YPG, Washington tarafından destekleniyor ve aynı zamanda Suriye hükümeti ve müttefiki Rusya ile koordinasyon halinde bulunuyor.

Suriye'nin kuzeyindeki Türkiye'yi "işgalci bir güç" olarak gören Şam yönetimi, geçen ay yaptığı açıklamada Türkiye'nin olası askeri harekatını "savaş suçu ve insanlığa karşı suç" olarak değerlendireceğini söyledi.