AB’nin Yapay Zekâ Yasası bugüne kadar daha çok yüksek riskli sistemlere ve büyük teknoloji şirketlerine yönelik sıkı yükümlülüklerle anılıyordu. Ancak kapsamlı yeni kuralların şirketlerin ötesine geçerek bireysel içerik üreticilerini, serbest çalışanları ve sıradan kullanıcıları da kapsayacak.
AB Yapay Zekâ (AI) Yasası’nın 50. maddesi kapsamında 2 Ağustos’ta yürürlüğe giren yeni kurallar, AB pazarında kullanılan yapay zekâ üretimi içerikleri oluşturan, yayımlayan veya kullanan kişi ve kuruluşlara, içeriğin yapay zekâyla üretildiğini ya da değiştirildiğini belirtme başta olmak üzere yeni şeffaflık yükümlülükleri getiriyor. Kurallara uymayanlar milyonlarca euroyu bulan para cezalarıyla karşı karşıya kalabilecek.
Yapay Zekâ Yasası'na uyum tartışmaları bugüne kadar çoğunlukla yüksek riskli sistemler ve büyük şirketler etrafında yürütülse de yapay zekâ sistemleri ve yapay zekâ üretimi içeriklere ilişkin yeni AB şeffaflık kuralları, yaz tatilinin sona ermesiyle AB içindeki ve dışındaki çok sayıda kişi ve şirketin yapılacaklar listesine girecek.
2 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren yeni kurallar; şirketler, medya kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, tasarımcılar ve reklam ajansları dahil olmak üzere hem gerçek hem de tüzel çok geniş bir aktör grubuna uygulanacak.
Kurallar yalnızca AB merkezli kişi ve kuruluşları değil, sistemleri veya içerikleri AB pazarında kullanılan AB dışındaki aktörleri de kapsayacak.
Ayrıca yükümlülükler, hizmetin ücretli veya ücretsiz olmasına bakılmaksızın uygulanacak.
Kişisel kullanım, araştırma ve bilimsel amaçlar, açık kaynak sistemler ile sanatsal, yaratıcı veya hiciv niteliğindeki içerikler için bazı muafiyetler ya da daha hafif kurallar bulunsa da kılavuzu ciddiye almak ve olası cezalardan kaçınmak için hangi faaliyetlerin, ürünlerin ve içeriklerin etiketlenmesi gerektiğini değerlendirmek gerekiyor.
Yeni kurallara uymayan sağlayıcılar ve sistemi kullananlar 15 milyon euroya veya dünya genelindeki toplam cirolarının yüzde 3’üne kadar para cezasına çarptırılabilir. AB kurumlarına ise 750 bin euroya kadar para cezası verilebilir.
Yapay zekâ sistemleri ve yapay zekâyla oluşturulan içerikler için 4 temel şeffaflık yükümlülüğü
Kılavuz, şeffaflık yükümlülüklerini dört ana grup için belirleyen Yapay Zekâ Yasası’nın 50. maddesini açıklayan bir belge niteliğinde:
- maddenin 1. fıkrası, gerçek kişilerle doğrudan etkileşim kuran yapay zekâ sistemlerine ilişkin yükümlülükleri düzenliyor ve sağlayıcıların, kişilerin bir yapay zekâ sistemiyle etkileşimde bulunduğunun farkında olmasını sağlayacak sistemler tasarlayıp geliştirmesini zorunlu kılıyor.
- maddenin 2. fıkrası, sentetik görüntü, video, ses veya metin içeriği üreten ya da değiştiren yapay zekâ sistemlerine ilişkin yükümlülükleri belirliyor. Buna göre sağlayıcıların, yapay zekâ çıktılarını makine tarafından okunabilir ve tespit edilebilir bir formatta işaretlemesi gerekiyor.
- maddenin 3. fıkrası, duygu tanıma ve biyometrik tanıma amacıyla geliştirilen yapay zekâ sistemlerine ilişkin yükümlülükleri düzenliyor. Burada sistemi kullananların, kişilere bir yapay zekâ sistemine maruz kaldıkları konusunda bilgi vermesi gerekiyor.
- maddenin 4. fıkrası, deepfake içerik veya halkı “kamu yararını ilgilendiren konularda” bilgilendirmeyi amaçlayan metinler üreten, değiştiren ya da yayımlayan yapay zekâ sistemlerine ilişkin yükümlülükleri belirliyor. Sistemi kullananların, içeriğin yapay zekâyla üretildiğini, geliştirildiğini veya başka bir şekilde değiştirildiğini açıklaması gerekiyor.
Sohbet botları, ajanlar ve botlar
Bir yapay zekâ sisteminin Yasa’nın 50. maddesi kapsamındaki yükümlülüklere tabi olması için Avrupa Komisyonu’nun tanımını karşılaması gerekiyor: Sistem gerçek kişilerle etkileşim kurmalı, bu amaçla geliştirilmiş olmalı ve kişilerle gerçek zamanlı ya da gerçek zamana yakın biçimde doğrudan etkileşim kurmalı.
Bu da yapay zekâ destekli sesli asistanların, sohbet botlarının, telefon hatlarının, yapay zekâ arkadaşlarının, avatarların, robotların, yapay zekâ botlarının, kodlama ajanlarının ve diğer yapay zekâ ajanlarının Yasa’nın 50. maddesi kapsamındaki yükümlülüklere tabi olduğu ve Avrupa Komisyonu’nun kılavuzuna uyması gerektiği anlamına geliyor.
Yazarlar, tasarımcılar, sosyal medya fenomenleri ve podcast yayıncıları
Özellikle “kamu yararını ilgilendiren konularla” bağlantılı ses, video, görüntü, metin veya deepfake içeriklerde yeni genel kural, yapay zekâyla üretilen ya da geliştirilen tüm içeriklerin etiketlenmesi olmalı.
Yapay zekâ yardımıyla düzenlenmesine rağmen kaynak içeriği önemli ölçüde değiştirmeyen veya insan denetimi ve editoryal incelemeden geçen içerikler için muafiyetler ya da daha hafif kurallar bulunsa da hangi müdahalelerin “önemli değişiklik” sayılacağına ilişkin sınırlar net değil.
Benzer şekilde insan denetimi ve editoryal incelemenin de kapsamlı olması, yalnızca küçük dilbilgisi veya yazım hatalarının düzeltilmesiyle sınırlı kalmaması ve yayımlanan içeriğin tüm sorumluluğunu üstlenen belirli bir kişinin bulunması gerekiyor.
Yazarlar ve blog yazarları açısından yapay zekânın ürettiği metin özetlerinin yanı sıra üslubu, yapıyı ve anlamı değiştiren metinlerin ve yeniden yazımların etiketlenmesi gerekiyor.
Yapay zekâyla üretilen veya önemli ölçüde geliştirilen bir metin; kamu yönetimi ve kamu hizmetleri, adalet ve kolluk faaliyetleri, temel haklar, kamu güvenliği, sağlık, çevrenin korunması, tüketici güvenliği veya ekonomi gibi “kamu yararını ilgilendiren konulara” ilişkin bilgiler içeriyorsa bunun da etiketlenmesi gerekiyor.
Etiketlenmesi gerekmeyenler: Küçük dilbilgisi düzeltmeleri, yazım denetimi ve sınırlı üslup iyileştirmeleri.
Sosyal medya fenomenlerinin ve yüz düzenleme uygulamalarını kullananların da mevcut fotoğraflardaki yüzlerin değiştirilmesi veya yüzlerde önemli değişiklikler yapılması halinde içerikleri etiketlemesi gerekiyor.
Kişisel kullanım amacıyla düzenlenen görüntüler şeffaflık yükümlülüklerinin dışında kalsa da ticari amaç taşıyan her içerik AB’nin yeni şeffaflık yükümlülükleri kapsamına girebilir.
Grafik ve video tasarımcılarının, mevcut video ve görüntülerden kişi veya nesnelerin çıkarıldığı, değiştirildiği ya da bunlara yeni kişi veya nesnelerin eklendiği tüm içerikleri etiketlemesi gerekiyor.
Bir kişinin vücut şeklinin veya ten renginin değiştirildiği; aşırı aydınlatma, karartma, renk ya da kontrast müdahaleleriyle içeriğin anlamının, amacının veya mesajının değiştirildiği içeriklerin de etiketlenmesi gerekiyor.
Gerçekte yaşanmamış olayları gösteren videoların yanı sıra kişilerin, nesnelerin, olayların veya olguların temsilini değiştiren görüntü ve videolar ile içerikte yapılan diğer önemli değişikliklerin de etiketlenmesi gerekiyor.
Etiketlenmesi gerekmeyenler: Genel biçimlendirme ve düzenlemeler, görüntü netliğini artırma, kırpma, küçük renk ve ışık ayarları, keskinleştirme, toz ve lekeleri temizleme, kırmızı göz düzeltme, arka plan düzenlemeleri, yüzleri pikselleştirme veya bulanıklaştırma, video sabitleme, oynatma hızında küçük değişiklikler ve içeriği önemli ölçüde değiştirmeyen diğer genel düzenlemeler.
Podcast yayıncıları, ses editörleri ve radyo sunucularının, belirli bir kişinin sesini taklit eden gerçekçi sentetik konuşmaları etiketlemesi gerekiyor.
Müşteri-ajans ve işveren-çalışan ilişkilerinde sorumluluk kime ait?
Bir şirket, reklam veya grafik tasarım ajansından tasarım hizmeti alıyor ancak ajansın yapay zekâyı kullanıp kullanmayacağına ya da nasıl kullanacağına ilişkin karar vermiyor veya bu süreci denetlemiyorsa şeffaflık yükümlülüğü müşteriye değil, ajansa ait olacak.
Benzer şekilde şeffaflık yükümlülükleri, yapay zekâyla oluşturulan veya değiştirilen içerikleri üreten bireysel çalışanın, hatta yüklenicinin değil, işverenin veya tüzel kişinin sorumluluğunda olacak:
(14) “Bir yapay zekâ sisteminin uygulayıcısının, sistemin yetkisi altında kullanıldığı bir tüzel kişi olduğu durumlarda, örneğin bir reklam şirketinde, bu tüzel kişinin talimatları doğrultusunda ve denetimi altında hareket eden bireysel çalışanlar, örneğin dijital animatörler, web tasarımcıları, içerik üreticileri ve gazeteciler, söz konusu sistem bakımından ayrı uygulayıcılar olarak değerlendirilmemelidir.
Bir tüzel kişi, sistemin işletilmesinde kendi adına, kendi sorumluluğu ve denetimi altında üçüncü taraflardan, örneğin yüklenicilerden veya serbest çalışanlardan yararlansa dahi uygulayıcı olmaya devam eder.”
Deepfake kuralları
Mevcut kişilere, nesnelere, yerlere, kurumlara veya olaylara benzeyen ve izleyen kişide gerçek ve doğru oldukları yönünde yanlış bir izlenim yaratabilecek deepfake içeriklerin etiketlenmesi gerekiyor.
Sanatsal, yaratıcı, hiciv veya kurgu niteliğindeki içerikler için yine bazı muafiyetler bulunuyor ancak deepfake içerik profesyonel amaçlarla kullanılıyorsa buna rağmen etiketlenmesi gerekiyor.
Gerçek kişileri, siyasetçileri, ünlüleri ve şirket yöneticilerini konu alan deepfake içeriklerin yanı sıra yapay zekayla oluşturulan ses klonlarının ve ürünleri ya da ambalajları gerçekte olduğundan daha iyi gösteren yapay zekâ üretimi reklam görüntülerinin de etiketlenmesi gerekiyor.
İşaretleme önerileri
Muafiyetler: Kişisel kullanım, açık kaynak, kolluk, bilim ve araştırma
Şeffaflık yükümlülüklerinden muafiyetler; kişisel ve mesleki olmayan faaliyetleri kapsamında yapay zekâ kullanan gerçek kişilere, bilim insanlarına ve araştırmacılara, açık kaynak sistemlere ve kolluk kuvvetlerine uygulanıyor.
Ancak kişi kendi adına hareket ediyor, kişisel faaliyeti mesleki faaliyetiyle örtüşüyor ve bundan ekonomik kazanç elde ediyorsa şeffaflık yükümlülüklerinin devreye girmesi muhtemel.
Açık kaynak sistemlerde de hem sağlayıcıların hem de sistemi kullananların kendi şeffaflık yükümlülüklerine uyumu sağlaması gerekiyor.
Etiketleme önerileri
Sağlayıcıların, sistemlerin makineler tarafından tespit edilebilmesini ve çıktılarının yapay zekâyla üretildiğinin veya değiştirildiğinin anlaşılmasını sağlamak için yapay zekâ sistemlerini makine tarafından okunabilir bir formatta işaretlemesi gerekiyor.
Sistemi kullananların ise yapay zekâyla oluşturulan veya değiştirilen içerikleri kendi adlarına açık ve kolayca ayırt edilebilir biçimde etiketlemesi gerekiyor.
Avrupa Komisyonu’nun kılavuzuna göre bazı yapay zekâ etiketleme yöntemleri gerekli değil veya tek başına kullanıldığında yetersiz kalıyor. Bunlar şöyle:
- Yalnızca kullanım koşullarında, bağlantılarda veya belgelerde yer alan açıklamalar
- Kullanıcıların göremediği meta veriler veya filigranlar gibi makine tarafından okunabilir işaretler
- “Asistan” gibi genel ifadeler içeren belirsiz veya muğlak işaretler
- “Bu internet sitesindeki hizmetlerde yapay zekâ kullanılmaktadır” gibi genel açıklamalar
- “Bu sistem büyük dil modelleri kullanmaktadır” gibi aşırı teknik açıklamalar
Bu haber ilk olarak EU Tech Loop sitesinde yayımlandı ve içerik ortaklığı anlaşması kapsamında Euronews'te paylaşıldı.