Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Baran Korkmaz ABD'ye iade edildi: Adalet Bakanlığı'ndan suçlamalar için açıklama

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Sezgin Baran Korkmaz
Sezgin Baran Korkmaz   -   ©  Anadolu

Kara para aklama soruşturması kapsamında aranan ve Avusturya'da tutuklu bulunan Sezgin Baran Korkmaz, ABD'ye iade edildi.

ABD Adalet Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Korkmaz'ın Avusturya'dan ABD'nin Utah eyaletine bağlı Salt Lake City kentine getirildiği, "kara para aklama", "elektronik dolandırıcılık" ve "hukukun işleyişini engelleme" suçlamalarıyla karşı karşıya kalacağı belirtildi.

Açıklamada, Korkmaz'ın suçlu bulunması halinde, hakkındaki her bir suçlamadan 20'şer yıla kadar hapis cezası alabileceği kaydedildi.

Kara para aklamak, dolandırıcılık gibi çeşitli suçlamalar nedeniyle Türkiye ve ABD tarafından hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkartılan Korkmaz'a ilişkin Wels Mahkemesi, Ağustos 2021'de Türkiye'nin, Mart 2022'de de ABD'nin iade talebini yerinde bulmuştu.

Avusturya Adalet Bakanlığı, 15 Haziran’da Korkmaz'a yönelik isnat edilen suçların ilkinin ABD'de işlenmiş olması ve bu ülkedeki mağdur sayısının fazlalığı gerekçesiyle iade önceliğini bu ülkeye tanımıştı.

Korkmaz için hazırlanan iddianamede yer alan suçlamalar neler?

Utah'ta hazırlanan iddianamede Sezgin Baran Korkmaz, Amerikan vergi dairesinden alınan teşvikin 133 milyon dolarlık fazla bölümünün Türkiye ve Lüksemburg'da kontrol ettiği banka hesapları aracılığı ile aklamakla suçlandı. 

İddianameye göre, Jacob Kingston, Isaiah Kingston ve Levon Termendzhyan sahibi oldukları Washakie Renewable Energy LLC şirketinin Utah'ta biodizel üretildiği sahte beyanıyla 1 milyar dolardan fazla vergi iadesi alındı. 

Korkmaz ve iş birliği yaptığı kişiler bu parayla Biofarma, Borajet, Queen Anne isimli bir yat, Türkiye'de bir otel ve Boğaz'da villa ile bir apartman dairesi aldı. Queen Anne yatı daha sonra ABD tarafından Lübnanlı yetkilierin yardımıyla el konularak 10.11 milyon dolara satıldı. 

Korkmaz ayrıca 2018 yılının başlarında Jacob Kingston ve Isaiah Kingston'ı, ismi açıklanmayan bazı üst düzey hükümet yetkilileri aracılığıyla adli süreçlerden koruyabileceğini söyleyerek 6 milyon dolar dolandırmakla suçlandı. 

Açıklamada Korkmaz'ın Kingston ve Termendzhyan'a karşı devam eden ceza davasını engellemek amacıyla federal ajanlara yanlış beyanlarda bulunduğu iddia edildi. Korkmaz'ın ayrıca Termendzhyan tarafından kontrol edilen bir banka hesabına gönderilen yaklaşık 38 milyon dolarlık banka havalesi konusunda da yalan söylediği belirtiliyor. 

Hukuki süreç

Türkiye'de de hakkında dava açılan Baran Korkmaz'ın Türkiye'deki tüm şirketlerine ve mal varlığına mahkeme tarafından el konuldu ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, uluslararası kara para aklama suçlamasıyla aranıyor.

Suç örgütü lideri olmakla suçlanan Sedat Peker, Korkmaz'ı bizzat İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun bakanlığa çağırıp "hakkında dosya hazırlandığını ve kaçması için uyardığını" öne sürmüştü.

2 Mayıs 2021 tarihinde hakkında açılan soruşturmalar tamamlanan Korkmaz'ın 6 şirketi üzerinden 132 milyon dolar kara para akladığı gerekçesiyle 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi.

2020'de Korkmaz'ın da aralarında bulunduğu 14 kişi hakkında benzer şekilde mal varlıklarına el konulması talebinde bulunulmuştu. Bu kişiler arasında ABD'deki dolandırıcılık davasının sanıkları olan Mormon tarikatı üyeleri Jacob Kingston, Isaiah Kingston, Rachel Kingston ve Sally Kingston kardeşler de yer alıyor.

Kingston kardeşlerin ABD Hazinesi'ni dolandırmasıyla ilgili davaya bakan Utah Federal Savcılığı'nın talebi üzerine gerçekleştiği söylenen tedbir kararı "suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesini" düzenleyen 5549 sayılı yasa uyarınca alındı.

ABD'deki kararında atıf yapılan yasanın 17. maddesi suç gelirinin aklanmasının yanı sıra "terörün finansmanı suçunun işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunan hallere" dair düzenlemeyi de içeriyor.

Suçlamalar düştü

Korkmaz ise iddiaları reddederek "Gelen her kuruş sermaye Amerikan otoritelerinin ve bankalarının izni ile gelmiştir" açıklaması yapmıştı. Bu açıklamadan üç hafta sonra 6 Ekim'de hakkındaki tedbir kararı kaldırıldı ve bunu kaldıran kararda imzası olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz, 16 Ekim'de Adalet Bakanlığı yardımcılığına atandı.

MASAK'ın raporuna "aklama suçunu oluşturan öncül suçların işlendiğine dair somut bulguların tespit edilemediği" kaydedildi. Korkmaz ile birlikte 14 kişi hakkındaki şirket ve kişisel banka hesaplarına konan blokaj ve tedbirler kaldırıldı. Bunu takiben kasım ayında da yurtdışı çıkış yasağı kaldırıldı ve ülkeden ayrılana kadar Korkmaz'ın ifadesi dahi alınmamış oldu.

Korkmaz yurt dışına çıktıktan sonra dosyalar yeniden açıldı

2020'nin son haftasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında Korkmaz'ın da aralarında bulunduğu SBK Holding ve alt şirketlerinde yönetici olan 19 kişi hakkında bir kez daha gözaltı kararı verildi.

Ne var ki, Korkmaz da dahil bunların 8'i yurtdışındaydı. Diğeri ise gözaltına alındı. Sadece Kâmil Feridun Özkahraman isimli 1 kişi tutuklanırken diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Bu yeni soruşturma ABD'deki dolandırıcılık davasıyla ilgiliydi. Davanın sanığı Kingston kardeşler, Türkiye'ye gönderdikleri paranın dekontlarını, Korkmaz ve Türkiye irtibatlarıyla ilgili iletişim bilgilerini Amerikalı savcılarla paylaşmışlardı. Bunun üzerine Utah Federal Savcılığı da mahkemeye başvurarak Korkmaz'ın Türkiye'deki varlıklarının ABD tarafından geri alınmasını talep etmişti.

Kısaca dosya numarası 2020/137034 ile aynıydı ancak 2 ay önce tedbirlerin kaldırılmasına neden olan farkın ne olduğu anlaşılamadı.

Korkmaz'ın servetinin kaynağı

Şirketlerinden elde ettiği gelirler bir kenara Korkmaz'ın esas gelirinin ABD'de Kingston kardeşlerin yaptığı dolandırıcılıktan aldığı komisyondan ileri geldiği öne sürülüyor.

Yenilenebilir enerji şirketi kurup biyoyakıt üreten ve satan kardeşler aslında herhangi bir üretim yapmıyorlar ama yapmış gibi gösterip Amerikan devletinden milyonlarca dolar teşvik alıyorlardı. Ayrıca kendilerine vergi indirimi de sağlanıyordu.

Birçok farklı banka hesabı aracılığıyla 3 milyar dolardan fazla bir miktarı yakıt alım-satımı yapmış gibi göstermişlerdi. Bu şekilde 2014-2018 yılları arasında 511 milyon doları dolandırıcılıkla elde ettiklerini mahkemede kabul ettiler. Kabul edilen suçlamalar arasında, 134 milyon dolarlık kısmın Lüksemburg ve Türkiye'deki şirketlere gönderilmesi de vardı. Her iki ülkedeki şirketler de Korkmaz'a aitti.

AK Parti ve Kingstonlar ile bağlantısı

Korkmaz'ın AK Parti ile bağlantısını sağlayan ismin Ekim Alptekin olduğu belirtiliyor. Alptekin'in AK Parti iktidarıyla kurduğu iyi ilişkiler sayesinde Türk Amerikan İş Konseyi'nin (TAİK) başkanlığına getirildiği ve 2017 yılında Washington'daki Trump Otel'de bir toplantı düzenlediği bu toplantıya da Sezgin Baran Korkmaz'ın sponsor olduğu aktarılıyor.

Korkmaz bu toplantıda yaptığı konuşmada ABD'de iş hayatına girişini, Kingstonlarla nasıl tanıştığını anlatarak bulunduğu yere gelmesinde Ekim Alptekin'in çok büyük katkısı olduğunu belirtiyor.

Alptekin Ekim 2016'da ABD'de hakkında açılan bir soruşturma nedeniyle kısa süreliğine Türkiye'ye dönmüş ve dolandırıcılık paralarının Türkiye'de piyasaya sokulmasında kullanılan Mega Yönetim A.Ş'nin yönetim kurulunda yer almış Nisan 2017'de istifa etmişti.

Alptekin'in adı daha sonra Fethullah Gülen'in iadesi için "komplo kurmak" ve "yabancı bir devlet adına kayıt dışı temsilci olarak hareket etmek" iddialarıyla gündeme geldi. Alptekin bu iddiaları reddediyor.