Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Katar'ın geleneksel müziği modern dokunuşlarla dünyaya açılmak istiyor

 euronews
euronews_icons_loading
euronews
euronews   -   ©  euronews

Katar, Filarmoni Orkestrası'ndan geleneksel halk şarkılarına uzanan, zengin bir müzik mirasına sahip. Bu bölümde klasik müzik, geleneksel müzik ve halk müziğinin Katar'ın müzik kültürünü zenginleştirmek için nasıl bir araya geldiğini keşfediyoruz. Ayrıca, Arap ve Batı senfonilerinin müzikte kültürler arası etkileşimi artırmak için nasıl bir sentez oluşturduğunu inceliyoruz. 

Katar Filarmoni Orkestrası (QPO) dünyanın dört bir yanından 100’den fazla müzisyenden oluşuyor. 2007’de kurulan orkestra, bölgedeki yetişkinler ve çocuklara ilham vermeyi amaçlıyor. Katara Opera Salonu’nda düzenli olarak Arap ve Batı senfonilerinin bir karışımı icra ediliyor.

Müzisyenlerin yoğun bir programı var. Haftanın beş günü yapılan provaların yanı sıra, sezon ortasında genellikle her hafta sonu bir konser veriliyor.

Kendi neslinin en yetenekli orkestra şeflerinden biri olarak öne çıkan misafir Alman orkestra şefi David Niemann, "Arap, Avrupalı, Uzak Doğulu, gerçekten hemen her yerden müzisyenler yer alıyor. Sahiden ilgi çekici eklektik bir kültür karışımı var ve onlarla çalışmak bu açıdan büyük bir zevk." şeklinde konuşuyor. 

euronews
Katar Filarmoni Orkestrası'nın misafir orkestra şefi David Niemanneuronews

Avusturya doğumlu klarnetçi Rony Moser, QPO'nun etkisinin yalnızca performans sergilemenin ötesine geçmesi nedeniyle benzersiz bir orkestra olduğunu söylüyor: "Bu benim için yalnızca yabancı bir ülkede yaşamak açısından değil, yeni bir kültürel projenin bir parçası olmak adına da enteresandı. 2008 yılı ağustos ayı sonlarında buraya geldiğimizde, orkestradaki 30’dan fazla farkı milletten müzisyenle büyük bir çeşitlilik ortaya çıktı. Elbette herkesin belli bir deneyimi vardı ancak her şeye sıfırdan başladık."

Doğu ile Batı Katar müziğinde birleşiyor

Yalnızca kabul gören sanatçılar, yaylı, nefesli çalgılar ve perküsyonda becerilerini parlatmıyor. Katar Müzik Akademisi, bir sonraki klasik müzik topluluğunda yer almayı hedefleyen ve gelecek vadeden genç yetenekleri ağırlıyor. 

Akademi'nin 10 yaşındaki öğrencisi Sze Han Law, "Keman ve piyano çalıyorum. Klavyeye 4 yaşında başladım, piyano ve kemanı ise 5 yaşımdan beri çalıyorum. Solist olmayı ve genç nesillere klasik müziğe yönelmeleri için ilham vermeyi gerçekten çok istiyorum." ifadelerini kullanıyor. 

euronews
Katar Müzik Akademisi öğrencisi Sze Han Laweuronews

Birçoğu Katar Filarmoni’de yer alan Batı müziği enstrümanlarının yanı sıra burada Arap müziğine ait vurmalı ve yaygı çalgıların eğitimine de önem veriliyor.

Ud öğrencisi olan Ahmed El Jaidah, "Ahmed Hocam bana ud çalmayı ve başarılı bir öğrenci olmayı öğretti. Beni her zaman teşvik etti ve bana hep iyi gittiğimi ve daha iyi olabileceğimi söyledi. Bana her zaman biraz daha zor parçalar verdi ve bu sayede ilerleyebildim." şeklinde konuşuyor. 

Katar Müzik Akademisi Direktörü Zlatan Fazlic ise "Yerel besteciler tarafından bestelenen özel parçalarımız var ve önde gelen iki topluluğumuz Batı ve Arap enstrümanları için aranje edilen eserleri çalıyor. Doğu ve Batı arasında böyle bir sentez sunabildiğimiz için çok gururluyuz." diyor. 

Nasser Sahim El Jassim, Katar Filarmoni Orkestrası'nın Genel Direktör Yardımcısı olmasının yanı sıra aynı zamanda çok yetenekli bir müzisyen, besteci ve şarkıcı. 

El Jassim son projesinin, genellikle bunun gibi Arap yelkenlilerinde söylenen geleneksel Katar halk şarkılarını, daha geniş bir dinleyici kitlesiyle buluşturmayı amaçladığını söylüyor: "Bu, 20. yüzyılın başlarında Katar’da müziği geliştirme misyonu üstlenen büyükbabamla başladı. Bayrağını, 1960’larda Katar müziği ve şarkıları üzerine çalışmaya başlayan amcama devretti. Ondan sonra da bana geçti. Dolayısıyla bu işi gerçekten ciddiye aldım ve şu an Katar müziğini farklı bir yöne doğru ilerletmek için buradayım."

Katar halk müziği çağdaş dünya müziğiyle harmanlanıyor

Katar müziği zengin bir gelenekle dolu. Ancak herhangi bir halk müziği formuna ilişkin başlıca zorluk, onu nesiller boyunca canlı tutmaktır. 

Euronews, Katar stüdyolarında bölgeye özgü halk müziği şarkılarını "Samri" ismi verilen bir tarzla ve modern bir dokunuşla icra eden Katarlı şarkıcı Anwar ile buluştu. Anwar, "Şarkıcılar, yok olup gitmesinler diye eski şarkıları seslendiriyor. Bu eski şarkıların izleri atalarımıza kadar gidiyor. Onları çağa uydurmaya ve söylemeye devam etmeliyiz çünkü bunlar gerçekten çok güzel şarkılar." şeklinde konuşuyor. 

Bestekâr Faysal El Tamimi, son üç yıldır ülkenin halk müziğini uluslararası bir dinleyici topluluğuna ulaştırmak için bir proje üzerinde çalışıyor. Ve dünya çapında yayınlanan son Dünya Kupası kura çekiminde Körfez müziğini elektronik müzik ve caz ritimleriyle harmanlama tutkusunu paylaşma şansı yakaladı. 

El Tamimi, projelerini şöyle anlatıyor: "Müzik evrensel bir dildir. Katar müziğini, Amerikan müziğini, Japon müziğini, hepsini herkesin anlayabileceği ve iletişim kurabileceği tek bir dilde birleştirdim. Kimileri, elektronik müziğin Katarlılarla tanıştırılmasının Katar kimliğini zayıflatacağını söyleyebilir. Onlara kesin bir şekilde 'hayır' diyebilirim. İki tür birbirini tamamlıyor. Müzik bir insanlık davasıdır ve tüm insanlar bu davalarla kilometrelerce uzaklıkta olsalar bile birbirine sarılır."

El Tamimi Katar 2022’nin mirasının futbol sahalarının ötesine geçeceğine inanıyor: "Dünya Kupası, biz müzisyenlerin herkese medeniyeti ve tarihi olan bir ülke olduğumuzu göstermesi için en iyi fırsat. Tarihimizi en iyi hikayemizi en başından itibaren anlatan geleneksel sanatımızla tanıtabiliriz. Bu yüzden dünya daha önce bilinmeyen küçük ulusumuz Katar’ın artık tanındığını ve sosyal hayat ile kültür açısından büyük bir ülke olduğunu bilmek zorunda. Bunların hepsi de müzikle güçlü bir şekilde bağlantılı."