Kanada ve beş AB ülkesi, Myanmar Soykırım Davası'na müdahil oldu

Lahey merkezli BM Uluslararası Adalet Divanı
Lahey merkezli BM Uluslararası Adalet Divanı © AP
By euronews
Haberi paylaşınYorumlar
Haberi paylaşınClose Button

Uluslararası Adalet Divanı kuralları gereği, beş Avrupa ülkesi ile Kanada'nın müdahil olma beyanı, Myanmar'ın Rohingyalara yönelik muamelesine karşı 2019 yılında Gambiya tarafından açılan soykırım davasında bu ülkelerin de hukuki argüman sunabileceği anlamına geliyor.

REKLAM

Kanada, Danimarka, Fransa, Almanya, Hollanda ve İngiltere, Asya ülkesi Myanmar'ın Müslüman Rohingyalara yönelik muamelesine ilişkin Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) görülen "soykırım davasına" katılmak üzere bir araya geldi.

Birleşmiş Milletler'in en üst hukuk mercii konumundaki Lahey merkezli mahkemeye ortak müdahale beyanında bulunan Batılı ülkeler, soykırımın önlenmesi ve cezalandırılmasına ilişkin 1948 tarihli sözleşmeye atıfla "Sözleşmenin amaçlarının gerçekleştirilmesindeki ortak menfaatlerini" gerekçe gösterdi. 

Mahkeme kuralları gereği söz konusu beyan, Rohingyalara yönelik muameleye karşı 2019 yılında Gambiya tarafından açılan soykırım davasında bu ülkelerin de hukuki argüman sunabileceği anlamına geliyor.

Almanya Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Tania von Uslar, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı bir paylaşımda "Özellikle kadınlara ve çocuklara yönelik şiddete odaklanıyoruz" ifadesini kullandı. 

Birleşmiş Milletler bünyesinde oluşturulan bir araştırma heyeti, Myanmar'ın 2017 yılında en az 730 bin Rohingya'nın (Arakanlı Müslümanlar) Bangladeş'e kaçmasına neden olan askeri faaliyetlerin "soykırım eylemleri" içerdiği sonucuna varmıştı.

Myanmar'da ordu ve Budist çetelerin saldırıları neticesinde yüz binlerce Rohingya Müslüman, evlerinden kaçarak Bangladeş'e sığınmıştı
Myanmar'da ordu ve Budist çetelerin saldırıları neticesinde yüz binlerce Rohingya Müslüman, evlerinden kaçarak Bangladeş'e sığınmıştıAP

BM'nin yanı sıra uluslararası insan hakları örgütleri de Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" veya "soykırım" olarak adlandırıyor.

Myanmar soykırım suçlamalarını reddederek BM bulgularını "önyargılı ve kusurlu" olarak nitelendirmişti.

Ayrıca Myanmar, uyguladığı baskının askerlere karşı kanlı saldırı gerçekleştiren Rohingya isyancılarını hedef aldığını iddia ediyor. 

Uluslararası Adalet Divanı geçen yıl temmuz ayında Myanmar'ın soykırım davasına ilişkin itirazlarını reddederek davanın tam olarak görülmesinin önünü açmıştı.

Bu arada mahkemenin perşembe günü yaptığı açıklamaya göre, Maldivler de davaya ayrıca müdahil olan ülkeler arasına katıldı.

Davacı Gambiya, kendisinin ve Myanmar'ın 1948 tarihli soykırımı yasaklayan sözleşmeye taraf olduğunu ve tüm imzacıların bu sözleşmenin uygulanmasını sağlamakla yükümlü olduğunu savunuyor. 

Mahkemeden de Myanmar'ın sözleşmeyi ihlal ettiğini ilan etmesini istemişti.

Ancak Uluslararası Adalet Divanı, ağırlıklı olarak devletler arası anlaşmazlıklarda devreye giriyor. 

Yine merkezi Lahey'de bulunan ve bireyleri zulümlerden sorumlu tutan Uluslararası Ceza Mahkemesi ile bağlantısı bulunmuyor. 

UCM savcıları ise Rohingyalara karşı işlenen suçları ayrıca soruşturuyor.

Haberi paylaşınYorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Çin, Myanmar'da cunta yönetimi ve isyancı silahlı grupları buluşturdu: Olumlu sonuçlar elde ettik

Fransız senatör, kadın milletvekilinin içkisine ilaç attığı şüphesiyle gözaltında

AİHM İtalya'nın Sudanlı göçmenlere muamelesini kınadı, 27 bin euro tazminata mahkum etti