Geçtiğimiz hafta sonu Rusya'da ve işgal edilen Ukrayna topraklarında yerel seçim düzenlendi.
Avrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi (EEAS) tarafından Pazartesi günü yapılan açıklamada, Rusya'nın 2014 yılında işgal ettiği Kırım topraklarında düzenlediği yerel seçimler kınandı, oylamanın uluslararası hukuku, Birleşmiş Milletler Antlaşması'nı ve Ukrayna'nın egemenliğini ihlal ettiği belirtildi.
"Avrupa Birliği, Kırım'daki bu sözde 'seçimleri' ya da sonuçlarını tanımamaktadır. Bu seçimler hükümsüz ve geçersizdir. Hiçbir hukuki sonuç doğuramaz," denildi.
Ayrıca, "Rusya'nın Kırım'ı işgali ve yasadışı ilhak girişiminin üzerinden 10 yıldan fazla bir süre geçmiş olsa da AB, tutumunu yinelemektedir: Kırım, Ukrayna'dır," ifadelerine yer verildi.
6-8 Eylül tarihleri arasında, Rusya genelinde ve Ukrayna kontrolündeki Kursk bölgesi de dahil olmak üzere, yaklaşık 83 yerde sandık kuruldu, belediye seçimleri yapıldı.
Geçtiğimiz ay gerçekleşen sürpriz bir saldırının ardından Ukrayna ordusu şu an Rusya'nın sınırları içerisindeki Kursk bölgesinin 1.300 kilometrekarelik kısmını kontrol ediyor.
Merkezi Moskova'da olmak üzere üç ara seçim; 19 vali seçiminden 16'sı doğrudan ve üçü dolaylı olarak seçilen; 13 bölgesel parlamento seçimi ve birçok belediye seçimi yapıldı.
Merkez Seçim Komisyonu'na (MPC) göre, oy verme işlemleri sırasında binlerce 'saldırı' girişiminin engellendiği iddia edildi.
Komisyon ayrıca, en yüksek katılımın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde görüldüğünü, bunu Kemerovo ve Kursk bölgelerinin takip ettiğini bildirdi.
Daha önce Rusya'daki yerli medyada çıkan haberlerde, Kursk'ta oy verme işlemlerinin erteleneceği yönündeki iddialara rağmen, vatandaşlar oylarını planlanan zamanda kullandı.
Merkez Seçim Komisyonu Başkanı Ella Pamfilova, Kursk sakinlerinin oy verme işlemlerinde erteleme yapılmamasına dair bir taleplerinin olduğunu söyledi.
Rusya'daki seçimleri "özgür ve adil" hale getirebilmek amacıyla 2016'da göreve atanan Pamfilova, bölgedeki yüksek katılım oranını Kursk'u kuşatan "haydutlara ve ayak takımına" verilmiş bir "yanıt" şeklinde yorumladı.
Rus basınında çıkan haberlerde, Kremlin destekli adayların yerel meclislerde ve resmi makamlarda çoğunluğu elde edeceği ileri sürüldü.
Uluslararası kaynaklar, birçok muhalif adayın adaylık başvurularının engellendiğini aktarıyor. Kesin sonuçlar, Eylül ayının sonuna kadar açıklanacak.
Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komiseri Volker Türk, Cenevre'deki İnsan Hakları Konseyi'nin 57. oturumunda, "diktatör" politikacıların ve kişiliklerin yükselişte olduğunu, buna karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Türk, ülke ismi vermedi ama Gürcistan, Tunus ve ABD'deki seçim dönemlerini içeren takvime atıf yaptı.
Türk, "Seçmenleri, hangi siyasi platformların veya adayların insan hakları için çalışacağını kendilerine sormaları konusunda teşvik ediyorum," dedi ve ekledi, "Tüm seçmenleri dikkatli olmaya çağırıyorum. Gözlerimizi kamaştıran, gerçekliği reddeden yanıltıcı çözümler sunan 'güçlü adam' tiplerinden sakının,"
İnsan Hakları Şefi, Ukrayna ve Rusya'daki mevcut duruma da değinerek, bölgeyi inceleme taleplerinin Moskova tarafından engellenmesine yönelik duyduğu hayal kırıklığını anlattı.
"Kursk da dahil olmak üzere son dönemde yaşanan gerginliklerin siviller üzerindeki etkisinden rahatsızlık duyan ekibim, takibat yapabilmek için tüm bölgelere erişim sağlama çabasında bulundu. Rusya Federasyonu'nun şu ana kadar bu bölgelere erişim izni vermeyi reddetmesinden üzüntü duyuyorum," diye konuştu.