Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Eski TBMM Başkanları'ndan İmamoğlu'na destek bildirisi: 'Tutuksuz yargılanma esas alınmalı'

TBMM
TBMM ©  Copyright 2023 The Associated Press. All rights reserved
© Copyright 2023 The Associated Press. All rights reserved
By Sait Burak Utucu
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Bildiride, İmamoğlu'nun diplomasının iptal edilmesine ve kaçma şüphesi bulunmamasına rağmen tutuklu yargılanmasına tepki gösterildi.

Eski dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanları Hüsamettin Cindoruk, Cahit Karakaş, Mustafa Kalemli ve Hikmet Çetin'den oluşan bir grup eski meclis başkanı, Pazartesi günü yayınladıkları bir bildiri ile Silivri'de tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na destek verdi.

REKLAM
REKLAM

Geçmiş dönem TBMM Başkanları tarafından yayınlanan bildiriyle "hukukun üstünlüğüne" dikkat çekildi.

Türkiye'nin "demokratik hukuk devleti vasfını" yitirmemesi ve ülke ekonomisinin zarar görmemesine vurgu yapılan bildiride, "Ülkemizde hukukun hâkim kılınmasını, herkese eşit uygulanmasını, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının sağlanmasını ve tutuksuz yargılanmanın esas alınmasını tüm kamuoyu ile paylaşıyoruz," denildi.

Bildiride, İmamoğlu'nun diplomasının iptal edilmesine ve kaçma şüphesi bulunmamasına rağmen tutuklu yargılanmasına tepki gösterildi.

Dört eski meclis başkanı tarafından kaleme alınan ve İmamoğlu'na destek verilen bildiride "İktidarın muhalif birçok siyasetçiye karşı hem idaredeki gücünü kullanarak hem de bağımsızlığını ve tarafsızlığını yitirmiş yargı aracılığıyla hukuka aykırı birçok eylemine verilecek en tipik örnek, dünya kamuoyunca da tanınan ve yakından takip edilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’na karşı yapılanlardır," denildi.

Ekrem İmamoğlu gözaltına alınmadan bir gün önce 18 Mart'ta İstanbul Üniversitesi yönetim kurulu tarafından diploması iptal edilmişti. Bu karara da tepki gösterilen bildiride şu ifadelere yer verildi:

"Girdiği her seçimde oyunu artırarak üç kez İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Sayın İmamoğlu, partisinin Cumhurbaşkanı adayının ön seçime belirleyeceğini duyurması üzerine, aday olduğunu duyurmak için yurt içi tanıtım gezilerine başlamışken aniden, otuz yıl önce İstanbul Üniversitesi’nden aldığı diploma, aynı üniversitenin Yönetim Kurulunca iptal edildi. İstanbul Üniversitesi’nin bu tuhaf kararı ülkemizdeki bütün etkin hukukçular tarafından haklı gerekçelerle ve şiddetle eleştirilmiştir. Sayın İmamoğlu’na bugüne kadar İstanbul Üniversitesi’nin diploma iptal kararının tebliğ edilmemiş olması da anlamlıdır."

İBB'ye yönelik operasyonlar kapsamında İmamoğlu'nun 19 Mart'ta gözaltına alınması ve ardından "yolsuzluk" soruşturması çerçevesinde tutuklu yargılanması kararına karşı çıkılan bildiri şöyle devam etti:

"Tam da partisi tarafından ön seçim yapılacağı günün bir gün öncesinde, 'Terör örgütleriyle ilişkisi olduğu ve yolsuzluk yaptığı' iddialarıyla Sayın Ekrem İmamoğlu gözaltına alındı. Nereden ve nasıl temin edildikleri bilinmeyen “gizli tanıkların” soyut ifadelerine dayanılarak 'yolsuzluk yaptığı gerekçesiyle' tutuklandı."

'Tutukluma ceza değil bir tedbir'

Türkiye'deki kanunlarda tutuklamanın bir ceza olarak değil bir tedbir olarak düzenlediğine dikkat çeken dört TBMM Başkanı, "Tutuklama ancak suç işlediği hususunda ciddi kuşkular, somut kanıtlar bulunan, ayrıca kaçma ihtimali olan şüpheliler için öngörülmüş bir tedbirdir. Sayın Ekrem İmamoğlu bırakın ülkemizi Dünya kamuoyunca da tanınan bilinen, makam ve adresi belli bir şahsiyettir. Böyle bir konumdaki kişinin kaçma ihtimalini kabul etmek mümkün değildir," ifadelerini kullandı.

"Biz TBMM geçmiş dönem başkanları olarak, ülkemizin “Demokratik hukuk devleti” olma vasfının ve ekonomisinin daha fazla zarar görmemesi amacıyla ülkemizde hukukun hâkim kılınmasını, herkese eşit uygulanmasını, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının sağlanmasını ve tutuksuz yargılanmanın esas alınmasını tüm kamuoyu ile paylaşıyor, herkese saygılarımızı sunuyoruz."

Bildirideki eski TBMM Başkanları kimdir?

Bildiriyi yayınlayan dört eski dönem Meclis Başkanları arasında Cahit Karataş en eski görev yapan isim olarak öne çıkıyor.

17 Kasım 1977'de göreve gelen Karataş, 80 darbesi olarak da bilinen 12 Eylül 1980 tarihleri arasında 16. Dönem Meclis Başkanı olarak görev yaptı. Karataş, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin 13. TBMM Başkanı olmuştu.

Karataş'ın ardından ise bildiriyi hazırlayanlar arasındaki ikinci en eski isim Hüsamettin Cindoruk. 19. Dönem Meclis Başkanı olan Cindoruk, (1, 2,3 ve 4. yasama yıllarında görev aldı. 16 Kasım 1991'de göreve gelen Cindoruk, 1 Ekim 1995'e kadar TBMM Başkanlığı yaptı.

Mustafa Kalemli ise 20. Dönem'in 1 ve 2. yasama yıllarında TBMM Başkanı olarak görev yaptı. 25 Ocak 1996'da göreve başlayan Kalemli, 30 Eylül 1997 tarihine kadar Meclis Başkanlığı yaptı.

Son isim ise Hikmet Çetin, TBMM'nin 20. dönemindeki 3 ve 4. yasama yılında TBMM Başkanı olarak görev yaptı. 16 Ekim 1997 tarihinde Meclis Başkanlığı koltuğuna oturan Çetin, 18 Nisan 1999'a kadar TBMM'ye başkanlık etti.

Ne olmuştu?

İmamoğlu, 18 Mart'ta İstanbul Üniversitesi'nden aldığı diplomanın iptal edilmesinden bir gün sonra gözaltına alınmış daha sonra da 23 Mart'ta 'yolsuzluk' soruşturmasından tutuklanmıştı. Tüm bu süreç, İBB Başkanı'na son haftalarda açılan soruşturmaların ardından ve CHP'nin cumhurbaşkanı adaylığı ön seçiminin öncesinde geldi. Bu soruşturmaların başlangıcında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da "Onlar da çok iyi biliyorlar ki daha turpların büyükleri heybede. Telaşlarının sebebi bu," demişti.

Ancak İmamoğlu tutuklanmasıyla aynı gün 15 milyona yakın oyla CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edildi. Ardından İçişleri Bakanlığı kararıyla İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı. İmamoğlu'nun yerine CHP'li Belediye Meclis Üyesi Nuri Aslan İBB Başkanvekili olarak seçildi.

İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve sonrasında tutuklanmasıyla tetiklenen kitlesel protestolar, Türkiye’de on yıldan uzun süredir görülen en büyük gösterilere dönüştü. Polis, protestolara karşı biber gazı, göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su ile karşılık verdi. İstanbul başta olmak üzere ülkenin birçok büyük şehrinde güvenlik güçleri göstericilere sert müdahalelerde bulunuyor.

Yetkililer, aralarında gazetecilerin de olduğu 2.000’den fazla kişiyi gözaltına aldı. Gözaltılar sonrası 300'ü aşkın kişi tutuklandı. Daha sonra ise bunların bir kısmı itirazlarla serbest bırakıldı.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

İmamoğlu cezaevi hücresini çizdi: 19 Mayıs için Türk Bayrağı çağrısı yaptı

İmamoğlu suç duyurusunda bulundu: 'Türk yargı tarihinin en büyük rezaleti'

CHP lideri Özel: Bahçeli'nin 'işi ehline verin' ifadesi İmamoğlu'na tutuksuz yargılama talebidir