Avrupa genelinde milyonlarca ChatGPT kullanıcısı pazartesiden itibaren reklam görmeye başlayacak; düzenleyicilerin yapay zekâ sohbet botlarındaki reklamlara nasıl yaklaşacağı ise hâlâ belirsiz.
Pazartesi gününden itibaren Avrupa genelinde milyonlarca ChatGPT kullanıcısı, sohbet botuyla yaptıkları sohbetlerin içinde ilk kez reklam görmeye başlayacak.
Şirket, ChatGPT Reklamlar programını 24 Ağustos’tan itibaren 31 Avrupa ülkesine genişletiyor. Böylece reklam programının uygulandığı toplam pazar sayısı 40’a çıkacak.
OpenAI, reklamları ilk olarak şubat ayında ABD’de test etmeye başlamış, ardından yıl içinde programı Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Birleşik Krallık, Meksika, Brezilya, Japonya ve Güney Kore’ye genişletmişti.
Reklamlar yalnızca ChatGPT’nin ücretsiz ve en ucuz seçenekleri olan Free ve Go planlarında gösterilecek. Plus, Pro ve Enterprise aboneleri ise reklam görmeyecek. Şirket yaptığı açıklamada, bu adımın Avrupalı reklamverenlere “insanlara aktif olarak araştırma, karşılaştırma ve karar verme sürecindeyken ulaşmanın yeni bir yolunu” sunduğunu savundu.
Sohbet botlarında reklam mı?
OpenAI, reklamlara yaklaşımının temelinde kullanıcı güvenini korumanın olduğunu söylüyor. Şirket, “sohbetleri reklamverenlerden gizli tuttuğunu ve müşteri verilerini asla satmadığını” dile getiriyor.
Açıklamada, “ChatGPT’deki reklamlar her zaman açıkça etiketlenir ve ChatGPT’nin yanıtlarından ayrı tutulur. Reklamlar, ChatGPT’nin verdiği yanıtları etkilemez,” ifadeleri kullanıldı.
Bu güvenceler, reklam programının ilk duyurulduğu günden bu yana yöneltilen eleştirilerin ardından geldi.
Ocak 2026’da ABD Senatörü Ed Markey, Sam Altman ve diğer altı teknoloji şirketi yöneticisine bir mektup göndererek yapay zekâ botlarında reklam kullanımının, kullanıcıların bu sistemlerle kurduğu duygusal bağın istismar edilmesi riski taşıdığı uyarısında bulunmuştu. Markey ayrıca OpenAI’a sağlık, ruh sağlığı veya siyaset gibi hassas konuların konuşulduğu sohbetlerde hedefli reklam gösterilmesini nasıl engelleyeceğini sormuştu.
Reklamlar şubat ayında ABD’de ilk kez gösterilmeye başladığında bazı kullanıcılar, aylık 8 dolar olan ücretli Go paketinde de reklam bulunmasına tepki göstermişti. Kullanıcılar, bir hizmet için para ödemenin yalnızca daha az reklam değil, tamamen reklamsız bir deneyim anlamına gelmesi gerektiğini savunmuştu.
Kullanıcılar reklamların kişiselleştirilmesini kontrol edebilecek. Hiç reklam görmek istemeyenler ise daha pahalı olan reklamsız planlara geçebilecek.
AB Yapay Zekâ Yasası devreye nerede giriyor?
Reklamların Avrupa’da kullanıma sunulması, Avrupa Birliği’nin Yapay Zekâ Yasası’nın kısmen yanıt vermek üzere tasarlandığı bir soruyu gündeme getiriyor: Kişiselleştirilmiş ikna hangi noktada manipülasyona dönüşür?
Yasa, bilinçaltını etkileyen veya kasıtlı olarak manipülatif teknikler kullanan ya da insanların kırılganlıklarından yararlanarak ciddi zarara yol açan yapay zekâ sistemlerini yasaklıyor.
Araştırmacılar ve tüketici örgütleri, sohbet tabanlı yapay zekânın bu kural açısından özellikle zor bir alan olduğunu belirtiyor.
Kişiselleştirilmiş ve güven ilişkisine dayanan bir sohbetin içine yerleştirilen reklamın, klasik bir banner reklamından veya sponsorlu arama sonucundan, ikna girişimi açısından, ayırt edilmesi daha zor olabilir. Bunun nedeni, reklamın hemen öncesinde ve sonrasında verilen tavsiyelerle aynı sohbet ortamının içinde kullanıcıya sunulması.
Sohbet botu reklamları ise henüz düzenleyici kurumlar veya mahkemeler tarafından kapsamlı biçimde sınanmış değil.
Platform statüsü konusunda ayrı bir tartışma
Bunun yanında, Yapay Zekâ Yasası’ndan farklı olarak Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında yürüyen başka tartışma daha var.
Avrupa Komisyonu, ChatGPT’nin arama özelliğinin “çok büyük çevrimiçi arama motoru” olarak sınıflandırılıp sınıflandırılmaması gerektiğini değerlendiriyor. AB’de aylık kullanıcı sayısı 45 milyonu aşan hizmetler bu statünün kapsamına girebiliyor.
Avrupa Komisyonu Sözcüsü Thomas Regnier, temmuz ayında Reuters’a yaptığı açıklamada böyle bir sınıflandırmanın “kesinlikle mümkün” olduğunu ve bunun “er ya da geç” gerçekleşebileceğini söylemişti.
ChatGPT’nin bu statüye alınması, OpenAI açısından çok daha ağır yükümlülükler anlamına gelecek. Bunlar arasında yıllık risk değerlendirmeleri, bağımsız denetimler, kamuya açık bir reklam veri tabanı oluşturulması ve düzenleyici kurumlarla daha kapsamlı veri paylaşımı bulunuyor.