ABD'li senatör Warner, “ABD bu yolu açarsa, Çin’in Tayvan liderliği ya da Rusya’nın Ukrayna Devlet Başkanı için benzer iddialarla hareket etmesini ne engeller?” dedi.
ABD’de muhalefet, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in ABD güçleri tarafından kaçırılmasını eleştirdi. Demokratlar operasyonu “uluslararası hukukun ihlali” ve “tehlikeli bir emsal” olarak nitelendirdi.
ABD Senatosu İstihbarat Komitesi Başkan Yardımcısı Demokrat Senatör Mark Warner, ABD’nin suç isnadıyla yabancı liderleri askeri güç kullanarak yakalama hakkını kendinde görmesinin küresel sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Warner, “ABD bu yolu açarsa, Çin’in Tayvan liderliği ya da Rusya’nın Ukrayna Devlet Başkanı için benzer iddialarla hareket etmesini ne engeller?” dedi.
Warner’a göre bu çizginin aşılması, küresel düzeni sınırlayan kuralların çökmesine yol açabilir.
ABD'li senatör eleştirilerini sürdürerek, Trump’ın Venezuela kararını, ABD’de uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarıyla mahkum edilen eski Honduras Devlet Başkanı Juan Orlando Hernández’i affetmesiyle karşılaştırdı. Warner, “Bir yerde benzer suçlamalar askeri müdahaleyi meşrulaştırıyor, başka bir yerde af gerekçesi oluyor. Bu tutum açık bir çelişkidir,” dedi.
Cumhuriyetçi Parti cephesinden ise Trump’a destek geldi. Senato Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Roger Wicker, operasyonu “başarılı bir görev” olarak nitelendirerek, Maduro’nun 'kontrol ettiği suç ağları'nın zayıflatılmasının ABD’nin uzun süredir hedefi olduğunu söyledi.
Uzmanlar ise operasyonun Venezuela’da ciddi istikrarsızlık riskleri doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Defense Priorities düşünce kuruluşundan Daniel DePetris’e göre, askeri müdahalenin ardından orduda bölünme, suç örgütlerinin güçlenmesi veya iç çatışma ihtimali göz ardı edilemez. DePetris, “Bu senaryoların hiçbiri ne bölgesel istikrar ne de ABD’nin çıkarları açısından olumlu,” değerlendirmesini yaptı.
Trump ise eleştirilere rağmen geri adım atmadı. Florida’daki Mar-a-Lago tesisinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Trump, “Güvenli, doğru ve makul bir geçiş sağlanana kadar Venezuela’yı biz yöneteceğiz,” dedi.
ABD Başkanı “Venezuela’nın başına, halkın çıkarlarını gözetmeyen birinin geçmesi riskini alamayız,” ifadelerini kullandı.
ABD’nin Venezuela’yı 'bir ekip' aracılığıyla yöneteceğini belirten Trump, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine’i işaret ederek, çeşitli isimlerin geçiş sürecinde görev alacağını söyledi. Ancak yönetim modelinin ayrıntılarına ilişkin sorular yanıtsız kaldı.
Trump, konuşmasının bir bölümünde Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez’in Maduro’nun yerine yemin ettiğini öne sürerek, Rodríguez’in “ABD’nin gerekli gördüğü adımları atmaya istekli,” olduğunu savundu. Buna karşın Venezuela hükümeti, Rodríguez’in yemin ettiğine dair herhangi bir resmi açıklama yapmadı.
Muhalefetin tepkileri, Trump yönetiminin Venezuela operasyonunun kapsamını genişletmesiyle daha da arttı. Trump, “Sahada asker bulundurmaktan çekinmiyoruz,” diyerek, gerekirse yeni ve daha büyük askeri adımlar atılabileceğini söyledi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise operasyon için Kongre onayının gerekmediğini savundu. Rubio, bunun ABD Silahlı Kuvvetleri’nin destek verdiği bir “hukuk uygulama operasyonu” olduğunu ve Kongre’ye önceden bildirim yapılmasının zorunlu olmadığını belirtti. Maduro’nun 2020 yılında ABD’de suçlandığını hatırlatan Rubio, “Maduro meşru bir devlet başkanı değil, ABD adaletinden kaçan bir kişidir,” dedi.
Trump da Kongre’nin bilgilendirilmemesini, operasyon planlarının sızma riskiyle gerekçelendirdi.