Dava, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), belediye iştiraki İZBETON A.Ş. aracılığıyla 'yurttaşların ucuz şekilde konut sahibi olabileceği' öngörüsüyle destek verdiği kooperatiflerde bazı inşaat yapımlarının gecikmesinin ardından açılmıştı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki İZBETON A.Ş.’de taşeron şirketler aracılığıyla yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla açılan davanın dördüncü duruşması salı 00.30'da tamamlandı. Aralarında önceki dönem İBB Başkanı Tunç Soyer ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın da bulunduğu 65 sanığın yargılandığı davada mahkeme, Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya’nın tahliyesine karar verdi.
Ancak her iki isim de kooperatiflere yönelik yürütülen ayrı bir “zimmet” soruşturması kapsamında tutuklu yargılandıkları için cezaevinde kalmaya devam edecek.
Mahkeme heyeti ara kararında, Soyer ve Kaya’nın yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasına, İZBETON’un kooperatiflerden aldığı teminatlarla işlem yapıp yapmadığının sorulmasına karar verirken, dosyadan tefrik taleplerini reddetti ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın davaya katılmasını kabul etti.
Dava, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), belediye iştiraki İZBETON A.Ş. aracılığıyla "yurttaşların ucuz şekilde konut sahibi olabileceği" öngörüsüyle destek verdiği kooperatiflerde bazı inşaat yapımlarının gecikmesinin ardından açılmıştı. Soyer, “İhaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık” iddialarıyla tutuklu yargılanıyordu.
Savunmasında, belediye başkanlığı döneminde İZBETON’un yürüttüğü işlere açık onayı bulunduğunu belirten Soyer, inşaatların tamamlanamamasının suç olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
4 Temmuz 2025'ten bu yana tutuklu bulunan Soyer, “İZBETON’un yaptığı işlere onayım var. Yazılı bildirim dahi var. İnşaatların tamamlanamaması suç değil. Suçun oluşması için bir fiilin, kastın olması gerekmez mi? İZBETON A.Ş’nin kamu zararına sebep olduğu yazılmış. İnşaatlar durdurulmasa mevzuata aykırılık tespiti yapılacak mıydı? İZBETON A.Ş protokol yapmasaydı da kamu zararı oluşacak mıydı? Pandemi olmasaydı ve inşaat maliyetleri bu kadar artmasaydı, inşaatlar durdurulmasaydı böyle olmayacaktı,” dedi.
Bir kooperatif davadan çekildi
Davada şikayetçi olarak yer alan Örnekköy 3. Etap İş Dünyası Konut Yapı Kooperatifi yönetimi şikayetlerini geri çektiğini açıkladı.
Kooperatif Avukatı Mustafa Çağlar, bilirkişi raporunun hatalarla dolu olduğunu ileri sürerek yeniden yazılması gerektiğini ifade etti.
Çağlar, “Şikayetçi olanlar zarara uğradıklarını söylemişlerdi fakat 1, 2 milyon lira ile kooperatife giren üyeler şu an 7, 8 milyon liralık konut sahibi olacaklar. Bu işten zararları yoktur” diye konuştu.
Hakimin “Siz şikayetçi değil misiniz” sorusuna, “Evet, şikayetçi değiliz” yanıtı verildi.
Bilirkişi raporu
Bilirkişi raporunda yer alan kamu zararı iddiasına da değinen Soyer, bu tespitlerin kendisinin görevde olmadığı bir döneme ilişkin olarak ileri sürüldüğünü ifade etti.
Soyer, “Görevde olmadığım bir zaman diliminde kamu zararı iddia ediliyor. Bilirkişi, 27 milyon 963 bin 92 kuruş kamu zararı oluştuğunu belirtmiş. Ama gerçek öyle değil. Sık sık sınırlarını aşmış. Eğer bilirkişi raporunu kabul ederseniz haksız menfaat elde eden kişileri mahkemeye çağırmanız gerekecek. Bu rapor bizim dolandırıcılık yapmadığımızın kanıtıdır,” ifadelerini kullandı.
'Kararlar mecliste oy birliğiyle alındı'
Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İZBETON A.Ş. arasındaki protokollere ilişkin kararların şahsi kararı olmadığını da savundu.
Bu kararların Büyükşehir Belediye Meclisi’nde oy birliğiyle alındığını belirten Soyer, bilirkişi raporunun yaklaşımı esas alındığında tüm meclis üyelerinin sanık olması gerektiğini söyledi.
“Çünkü bu kararları ben tek başıma almadım. Oy birliğiyle alındı” diyen Soyer, söz konusu kararların Cumriyet Halk Partisi (CHP), Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve İYİ Parti meclis üyelerinin tamamının oylarıyla kabul edildiğini ifade etti.
Savunmasının son bölümünde görev süresi boyunca yönettiği bütçeye ve sağlanan dış finansmana dikkat çeken ve hakkındaki suçlamalara tepki gösteren Soyer, “Ben beş yıl boyunca 110 milyar liradan fazla bütçe yönettim. Buna ek olarak İzmir’e dışarıdan 1 milyar euro yani bugünün parasıyla 48 milyar lira finansman getirdim. Tek kuruş İzmir’in hakkını kimseye yedirmedim. Bu kadar emeğim karşılığında adımın bu iftiralarla, suçlamalarla lekelenmeye çalışılmasını reddediyorum," diye konuştu.
Soyer şöyle devam etti:
"Dilerim, hakkın ve hakkaniyetin yanında durur, çekilen bu zulmü ortadan kaldırır, vicdanı hakikat ve adaletle buluşturmak için daha çok beklemezsiniz. Dilerim, bu dünyayı herkes için cennete çevirmek isteyen birine daha fazla cehennemi yaşatmazsınız.”
Mahkeme, Soyer’in bu dosya kapsamında tutuksuz yargılanmasına ve bir sonraki duruşmanın da 26 Mart 2026 tarihinde görülmesine karar verdi.
Ne olmuştu?
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk iddiasıyla soruşturma başlatılmış, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla yürütülen soruşturma kapsamında 157 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti.
Karar doğrultusunda 1 Temmuz 2025'te geniş çaplı bir operasyon düzenlenmiş eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de dâhil olmak üzere çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı.
Bunun ardından Tunç Soyer dâhil 30'u aşkın kişi 4 Temmuz 2025'te tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Operasyon, kamu kaynaklarının usulsüz kullanımı, ihalelere fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık iddialarına dayanıyor.
Soruşturmanın temelini ise Sayıştay denetimleri, Mülkiye müfettişi raporları ve bilirkişi incelemeleri oluşturuyor. İZBETON şirketi ve bazı taşeron firmalar üzerinden yürütülen belediye işlemlerinde usulsüzlük tespit edildiği belirtilmişti.