Yaralı hakimin hayati tehlikesinin bulunmadığı, ancak tedavi ve ameliyat süreci için hastaneye kaldırıldığı bildirildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23'üncü Ceza Dairesi'nde bugün saat 13.00 sıralarında gerçekleşen olayda, kadın hakim A.K., Anadolu Adliyesi'nde görevli savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan tarafından silahla vurularak yaralandı.
Savcı Kılıçarslan’ın, hakimin odasında bulunduğu sırada henüz belirlenemeyen bir nedenle ateş açtığı öğrenildi. Kasığından yaralanan hakim A.K.’ye ikinci kez ateş etmeye çalışan saldırgana, o sırada odada bulunan ve çay servisi yapan eski hükümlü Yakup Karadağ'ın müdahale ettiği daha büyük bir facianın yaşanmasını engelledi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında şu bilgiler paylaşıldı: "Mağdur hakimin kasık bölgesinde girişi bulunduğu, hayati tehlikesinin belirsiz olduğu, olayı gerçekleştiren cumhuriyet savcısının ise yakalanarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca gözaltı kararı verildiği arz olunur. Şahsın yarın gün içerisinde adliyemizde mevcut olarak hazır edilmesi planlanmaktadır gelişmelerden bilgi verilecektir."
NTV ise yaralı hakimin hayati tehlikesinin bulunmadığını, ancak tedavi ve ameliyat süreci için hastaneye kaldırıldığı bilgisini geçti.
Diğer yandan saldırgan savcı ile mağdur hakimin daha önce Anadolu Adliyesi’ndeki bir asliye ceza mahkemesinde birlikte görev yaptıkları tespit edildi.
Savcı ile hakimin geçmişte ilişki yaşadıkları ancak savcının ayrılığı kabul etmediği belirtildi.
Olay siyasiler ve kadın örgütleri tarafından kınandı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu açıklamasında şöyle dendi: Bir kadın hakim, İstanbul Kartal Anadolu Adalet Sarayı’nda, faillerin ceza alması gereken yerde, herkesin gözü önünde, eskiden evli olduğu savcı tarafından ateşli silahla vuruldu. Kadınlar adliyenin içinde dahi ateşli silahla vurulabiliyor. Kadınları koruması gereken sistem, failleri meslekleriyle, unvanlarıyla, cezasızlıkla koruyor. Bu bir münferit olay değil; Adalet Bakanlığı’nın, yargının ve şiddeti durdurmayan siyasi iktidarın sorumluluğudur.''
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, 2025'te en az 391 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü duyurdu. Kadınların birçoğu, evinde ve genellikle aile içinden erkekler tarafından öldürüldü.
Kadın örgütleri, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden ayrılması sonrası ölümlerin arttığını söylüyor.