Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Ugandalı lider, 40 yıllık iktidardan sonra yedinci dönemin peşinde

Yoweri Museveni
Yoweri Museveni ©  John Muchucha /Copyright 2020 The AP. All rights reserved.
© John Muchucha /Copyright 2020 The AP. All rights reserved.
By Anil Can Tuncer
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Uganda muhalefeti, Museveni’yi oğlunu kendisinden sonra iktidara hazırlamakla suçluyor.

Yoweri Museveni 1986’da Uganda’da iktidarı ele geçirdiğinde, “Genel olarak Afrika’nın, özel olarak Uganda’nın ise sorunu halk değil; iktidarda kalmayı saplantı haline getiren liderlerdir,” demişti.

Bugün 81 yaşında olan Museveni, eski bir isyancı lider olarak Doğu Afrika ülkesini neredeyse kırk yıldır yönetiyor ve perşembe günü yedinci dönem için yeniden aday. Uganda nüfusunun büyük bölümü, Museveni dışında başka bir lider hiç tanımadı.

Museveni, otoriter yönetimlere karşı yürüttüğü silahlı mücadelelerin ardından büyük bir umut dalgasıyla iktidara geldi. Ancak bu iyimser hava, kısa sürede yolsuzluk ve otoriterlik suçlamalarıyla dağıldı. Anvers Üniversitesi’nden Prof. Kristof Titeca’ya göre yolsuzluk, en başından beri onun yönetiminin merkezinde yer aldı. Museveni, bazı kamu görevlilerinin yolsuzluğa karıştığını kabul ediyor ancak yakalanan herkesin yargılandığını savunuyor.

Usta bir siyasi stratejist olan Museveni, Batılı ülkelerin güvenlik önceliklerine uyum sağlayarak dış müttefikler de edindi. Somali ve Güney Sudan gibi kriz bölgelerine barış gücü askerleri gönderdi, Uganda’ya gelen çok sayıda mülteciyi kabul etti.

Ülke içinde ise sicili karmaşık. Hükümeti, AIDS salgınıyla mücadelede ve yaklaşık 20 yıl boyunca Ugandalılara büyük acılar yaşatan Lord’s Resistance Army isyancı grubunun etkisiz hâle getirilmesinde övgü aldı. Buna karşılık, yaygın yolsuzluk kamu hizmetlerini zayıflattı. UNICEF verilerine göre ilkokula başlayan her dört Ugandalı çocuktan yalnızca biri ortaöğretime ulaşabiliyor; iyi ücretli işler ise halkın büyük kısmı için erişilemez durumda.

İktidara giden yol

Hristiyan göçebe çoban bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Museveni, seçkin bir ortaokula kabul edildi ve ardından komşu Tanzanya’da siyaset bilimi eğitimi aldı. Burada kurduğu militan hareket, Idi Amin’in devrilmesine giden süreçte rol oynadı; 1980’de Milton Obote iktidara geldi. Obote 1985’te bir darbeyle devrildi. Bir yıl sonra Museveni’nin Ulusal Direniş Hareketi’nin askeri kanadı, devlet başkanı olan Tito Okello’yu devirdi.

Yemin töreninde Museveni, “Bu basit bir nöbet değişimi değil; hükümetimizin siyasetinde köklü bir dönüşümdür,” demişti. Yabancı yatırımı çekme, düzeni sağlama ve yaşam standartlarını yükseltme çabaları başlangıçta Batı’da takdir topladı. Ancak ekonomi toparlandıkça, yolsuzluğa yönelik toplumsal öfke de büyüdü. Parlamento raporlarına göre özelleştirme programı kapsamında onlarca kamu işletmesi, Museveni’nin akrabalarına ve yakın çevresine yok pahasına satıldı; gelirlerin bir kısmının zimmete geçirildiği belirtildi.

Seçim tartışmaları

Bir dönem Museveni’nin doktoru olan Kizza Besigye, onu yolsuzluklara ve insan hakları ihlallerine göz yummakla suçladı. Ardından da rakibi oldu.

Museveni, bugüne kadar girdiği altı devlet başkanlığı seçiminin tamamını kazandı; bunların dördünde rakibi Besigye’ydi. Besigye 2024’te tutuklandı ve 'vatana ihanet' suçlamasıyla yargılanıyor.

2005’te parlamento, devlet başkanlığı dönem sınırlarını kaldırdı. Eleştirmenlere göre bu adım, Museveni’nin ömür boyu iktidarda kalmasının önünü açtı. Muhalefet, seçim sonuçlarını usulsüzlük iddialarıyla reddetti; yetkililer suçlamaları geri çevirdi ve muhalif gösterilere polis müdahale etti. Museveni, Batı’dan gelen eleştirileri ise 2006’da “Uluslararası toplum bize güvenini kaybettiyse, bu bir iltifattır; çünkü genellikle yanılırlar,” sözleriyle savuşturdu.

Uganda’nın Batı’ya bağımlılığını azaltmak isteyen Museveni, Çin, Rusya, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkileri de güçlendirdi. Büyük petrol rezervlerinin keşfi, Museveni’nin konumunu daha da güçlendirdi; TotalEnergies ve CNOOC ile ihracat boru hattı inşası için anlaşmalar yapıldı.

Halefiyet endişesi

Perşembe günkü seçimlerde Museveni’nin en önemli rakibi, 43 yaşındaki pop yıldızı Bobi Wine. Siyasi analistlere göre Museveni’nin kazanması neredeyse kesin, ancak ilerisi belirsiz. Başkanın giderek daha kırılgan görünmesi, halef tartışmalarını alevlendiriyor.

Prof. Titeca, seçimlerin üzerinde dolaşan asıl sorunun Museveni'nin yerine kimin geçeceği olduğunu vurguluyor. Ardından Museveni’nin oğlu, Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba’nın hızlı yükselişine dikkat çekiyor. Muhalefet, Museveni’yi oğlunu kendisinden sonra iktidara hazırlamakla suçluyor. 51 yaşındaki Kainerugaba’nın sosyal medyada sık sık kışkırtıcı paylaşımlar yapmasına karşın, Museveni’yle birlikte dağda savaşmış bazı eski yol arkadaşlarının sistem dışına itildiği belirtiliyor.

Eski gazete editörü Charles Onyango-Obbo’ya göre seçim sonucu, Museveni’nin bir sonraki adımını belirleyebilir. Zayıf bir sonuç, açık bir hanedan devri eleştirisini savuşturmak için parti içinden başka isimlerin öne çıkarılmasına yol açabilir.

Onyango-Obbo sözlerini şöyle bitiriyor: “Museveni artık daha kırılgan, ama aynı zamanda bir işkolik… Baston kullanması gerekse bile gitmeyecektir.”

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Uganda meclisi eşcinselliğe ölüm cezası öngören yasa tasarısını kabul etti

Ugandalı devlet başkanı adayında kolluk kuvvetlerine suçlama: Korumamı öldürdüler

Uganda devlet liderine "bir çift kıç" diyen akademisyene 18 ay hapis cezası