İlk kıvılcım anından bugün gelinen noktada, 78 kişinin yaşamını yitirdiği, 137 kişinin yaralandığı yangına ilişkin 11 sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış durumda.
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel’de meydana gelen ve 34'ü çocuk toplamda 78 kişinin yaşamını kaybettiği yangın faciasının üzerinden bir yıl geçti. Hayatını kaybedenlerin yakınları, 21 Ocak 2026 Çarşamba günü yangının çıktığı otelin önünde anma töreni düzenledi.
Hayatını kaybeden 78 kişi, yangının başlangıç saati olarak bilinen saat 03.17'de otelin dış cephesine projeksiyonlarla isimleri yansıtılarak anıldı.
Aradan geçen bir yılda dosya, yalnızca facianın nasıl büyüdüğüne dair teknik sorularla değil; aynı zamanda denetim yetkisinin kimde olduğu, yangın uygunluk/yeterlilik belgesinin hangi bina/alan için düzenlendiği, kurumların sorumluluğu nasıl paylaştığı ve nihayetinde ceza yargılamasının “bilinçli taksir” mi yoksa “olası kast” mı tartışmasına yaslanmasıyla büyüdü.
İlk kıvılcım anından bugün gelinen noktada, 78 kişinin yaşamını yitirdiği, 137 kişinin yaralandığı yangına ilişkin 11 sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış durumda.
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında otel sahibi, ailesi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 20’si tutuklu 32 sanığın yargılandığı davada, 11 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.
31 Ekim 2025 Cuma günü kararını açıklayan mahkeme, bu sanıkların 78 kişinin ölümünden sorumlu olduğuna hükmetti.
Mahkeme kararına göre, otel sahibi Halit Ergül, eşi Emine Murtezaoğlu Ergül, iki kızı, damadı ve otel yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 11 sanık, yangında ölen 34 çocuk için ağırlaştırılmış müebbet, diğer 44 kişi için ise müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar da müebbet cezası alan isimler arasında yer aldı.
Otel Müdürü Zeki Yılmaz ile Gazelle Otel Müdürü Ahmet Demir de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edildi.
Mahkeme, sanıklar lehine herhangi bir indirim uygulamadı.
Gerekçeli karar: 'Altın zaman'
Müebbet hükümlerinin ardından mahkeme, 8 Aralık 2025'te gerekçeli kararını açıkladı. Mahkeme, acil bir olayda sonucu belirleyen ilk dakikalar anlamına gelen "altın zamana" odaklanan gerekçeli kararında bilirkişi, olay yeri ve itfaiye raporları, kamera kayıtları ve beyanlarına yer verdi.
406 sayfalık gerekçeli kararda, otel yöneticisi sanıkların yangından haberdar olan ilk kişiler olmalarına rağmen "altın zaman" süresince otelde kalanlara yangını haber vermedikleri belirtildi.
Ayrıca otel yöneticilerinin, tahliyeye yönelik eylemde bulunmadıkları değerlendirildi.
Bu yönüyle gerekçeli karar, dosyanın sadece "Yangın nasıl çıktı?" sorusundan ibaret olmadığını; “yangın başladıktan sonra ne yapıldı, ne yapılmadı?” sorusunun da cezalarda belirleyici olduğunu ortaya koydu.
Bakanlık çalışanlarına yönelik soruşturma izni tartışması
Kartalkaya dosyasında “Bakanlık çalışanları neden soruşturulamıyor, kim izin vermiyor?” tartışması, 4483 sayılı Kanun nedeniyle büyüdü.
Bu kanun, kamu görevlileri hakkında görevleriyle bağlantılı suç iddialarında savcılığın doğrudan soruşturma açmasını değil, önce ilgili idarenin soruşturma izni vermesini şart koşuyor.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, yangının faciaya dönüşmesinde ihmali olduğu değerlendirilen bazı bakanlık personeli için izin istedi.
Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, bazı isimler bakımından “soruşturma izni verilmemesi" kararı aldığı öne sürüldü. Başsavcılık bunun üzerine karara Danıştay’da itiraz etti; itiraz sürecinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve bazı müştekiler de başvurular arasında yer aldı.
Başvuruda, kamu görevlileri hakkında verilen “izin verilmemesi” kararının kaldırılması istendi. Ayrıca aralarında Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan ile Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Neşe Çıldık’ın da bulunduğu 12 kişi için soruşturma izni verilmesi talep edildi.
Kritik kırılma, Danıştay 1. Dairesi’nin 26 Eylül 2025 tarihli kararı oldu.
Danıştay, bakanlıkta görevli dokuz personel için soruşturma izni verdi. Buna karşılık Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan ile iki stajyer kontrolör (Ezgi Dener ve Abdülkadir Eren) için izin vermedi. Böylece dokuz isim açısından savcılığın ceza soruşturması yürütmesinin önü açıldı.
Bu kişilerin "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" kapsamında sevk edildiği, ifadelerinin SEGBİS üzerinden alındığı ve hakimliğin yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulandığı belirtildi.
Peki yangın nasıl çıktı ve büyüdü?
İddianameye giren bilirkişi tespitlerine göre yangının başlangıcı, otelin mutfak–restoran hattındaki “show” alanda bulunan grill plate (ızgara) cihazında meydana gelen elektriksel arıza ve bunun tetiklediği tutuşma süreciyle ilişkilendirildi.
Bilirkişi değerlendirmesinde, cihazdaki elektriksel yalıtım hatası ve termostat problemleriyle oluşan arklanmanın, yağ haznesinde temizlenmemiş hayvansal yağların buharlaşıp yanmasına yol açtığı; 03.17'de küçük bir parlamayla yağ buharının alev aldığı anlatıldı.
Faciayı büyüten kritik an, yangının LPG hattına ulaşmasıydı. Bilirkişi raporuna göre hortumlar eridi, otomatik vana olmadığı için gaz akışı kesilemedi. Tek vananın bulunduğu konum da acil müdahaleyi zorlaştırdı. Bu nedenle yangın 03.24’ten itibaren hızlandı.
İddianameye göre otelin bina içi LPG tesisatı "projesiz ve onaysız" kullanıldı.
Hat üzerinde gazı normal zamanda bile kesecek bir vana yoktu; fiilen tek vana ise acil müdahaleye elverişsiz bir noktadaydı. Bu yüzden yangın, borudan gelen gazla beslendi ve şiddeti kontrol edilemeyecek şekilde arttı.
Bilirkişiye göre yangın, normalde yavaş ilerleyip sönümlenebilecekken, LPG hattındaki bu eksikler nedeniyle sürekli beslendi ve kısa sürede felakete dönüştü.
Soruşturma kronolojisine göre 112’ye ilk ihbar 03.27’de yapıldı.
Jandarma 03.39’da olay yerine ulaştı. Tespitlerinde, otelin arka cephesinde alevlerin 4. kattaki restoran bölümünden 12. kata kadar yükseldiği, ön cephede alev görülmese de odalardan yoğun duman geldiği ve içeride otel misafirleri ile çalışanlardan bazılarının mahsur kaldığı yer aldı.
Ambulanslar 04.12’de, itfaiye 04.24’te müdahaleye başladı. Zemine yakın odalarda mahsur kalan 21 kişi jandarma tarafından kurtarıldı. Olay yerine toplam 171 araç ve 533 personel sevk edildi.
'Kaçış yoktu': Merdivenler, duman ve kapatılan çıkışlar
Yangının bu kadar can almasının bir nedeni de tahliye düzeni ve dumanın binada yayılma biçimiydi. İddianameye göre otelde binalarda yangını erken aşamada bastırmak için kullanılan otomatik yağmurlama yapan sprinkler sistemi yoktu.
Bu nedenle yönetmeliğin öngördüğü kaçış mesafeleri sağlanmadı. Yaklaşık 300 kişilik kapasite için en az iki alternatif çıkış gerekirken, mevcut kapılar birbirine gerçek alternatif oluşturmadı.
Kaçış merdivenlerinde de tablo ağırdı. Merdivenler yangın kapılarıyla ayrılmak yerine ahşap kapılarla ayrılmıştı. Merdivenlerde havalandırma/basınçlandırma yoktu, dumanı atacak sabit bir açıklık bile bulunmuyordu. Sonuçta duman çok kısa sürede katlara yayıldı.
İddianamenin en kritik vurgularından biri ise, sonradan yapılan tadilatla merdiven ve asansörlerin çatıya açılan çıkışlarının kapatılması. Bu düzenleme nedeniyle yangın gazları merdivenleri "baca" gibi kullandı; duman dışarı atılamadı ve koridorlar ile odalar dahil tüm katlar hızla zehirli gazla doldu.
İlk duruşma 10 gün sürdü
Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda yapılan 7 Temmuz’da başlayan ilk duruşma 10 gün sürdü. Bu süreçte tüm sanıklar, müştekiler ve tanıklar dinlendi. Duruşmanın sonunda açıklanan ara kararda, sanıklar hakkındaki tutukluluk ve adli kontrol kararları yeniden düzenlendi.
Mahkeme, otel kahvaltı aşçısının yardımcısı Faysal Yaver’in tahliyesine hükmetti; sanığın yurt dışına çıkışını yasakladı. Öte yandan, otelde denetim yapan itfaiye eri İrfan Acar hakkında tutuklama kararı verildi.
Tutuksuz yargılanan sanıklardan, otele 70 metrekarelik kafe açan Mudurnu A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Polat, şirket yetkilisi İsmail Karagöz, resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin ve FQC Denetleme Firması sahibi Ali Ağaoğlu hakkında uygulanan ev hapsi tedbirinin devamına karar verildi.
Mahkeme ayrıca, davada tutuklu bulunan diğer sanıkların tutukluluk hallerinin sürmesine hükmetti. Böylece, ilk duruşma sonunda yalnızca bir tahliye ve bir yeni tutuklama kararı çıkarken, diğer sanıklar için mevcut durum korundu.
Otel sahibi bakanlığı suçladı: 'Eksiklikleri bana iletmiyorlardı'
Davanın üçüncü duruşması, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda özel olarak kurulan salonda gerçekleştirildi.
Duruşma boyunca geniş güvenlik önlemleri alındı, çevredeki yollar trafiğe kapatıldı.
Sanıklara, “çocuğa veya kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme” suçuna bağlı olarak “ihmali davranışla kasten öldürme” ve “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçlarından ek savunma hakkı tanındı.
Şirketin yönetim kurulu üyesi Emine Murtezaoğlu Ergül, savunmasında “Çok üzgünüm, eski savunmalarımı tekrar ediyorum. Hasbelkader çıktık o gece,” dedi.
Otel sahibi Halit Ergül ise “Kiracısı olduğum otelde yangın yükünü artıracak bir değişiklik yapmadım. Bazı çalışanları ilk kez burada tanıdım. LPG tesisatının denetimi yapılmadığı için yangın büyüdü,” ifadelerini kullandı.
Ergül, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı denetim eksikliğiyle suçladığı savunmasında “Eksiklik olduğu halde bana iletilmiyor. Yangından sonra birçok otel kapatıldı. Onların denetleme görevinde görmedikleri eksiklikleri benim görmem mümkün değildir. Keşke beni de kapatsalardı da bu olay yaşanmasaydı. Keşke öngörebilseydim de oteli ben kapatsaydım," ifadelerini dile getirdi.
Eksiklikleri iddianameden öğrendiğini belirten Ergül, “Eşimi ve çocuklarımı karıştırmazdım. Eşim, kızlarım ve torunlarım otele tatil amaçlı ve bayramlarda gelirlerdi. Büyük çaplı olay olabileceğini asla düşünemedim. Bu olayı öngöremedim, öngörebilseydim misafirler, ailem ve çalışanların orada kalmasına izin vermezdim," diye konuştu.
Savunmalar sırasında salondaki bazı müştekiler tepki gösterdi. Sanık avukatları müvekkillerinin beraatini ve tahliyesini talep etti.
'Kusurlu olan bakanlık mı belediye mi?' tartışması
Facianın yaşandığı gün bölgeye giden Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Tanju Özcan'ın başkanlığını yaptığı Bolu Belediyesi'ne bağlı İtfaiye Müdürlüğünü hedef aldı.
Otelin 2021 ile 2024 yılları arasında denetimlerinin yapıldığına dikkat çeken Bakan Mehmet Nuri Ersoy, "Otelin, itfaiye tarafından verilmiş, yangın yeterlilik belgesi mevcut. Zaten bu itfaiyede olan bir yetki. Yeterlilik denetimlerinin de itfaiye tarafından yapılması gerekiyor. Bugüne kadar da itfaiye tarafından bize bildirilmiş olumsuz bir durum bulunmamıştır," sözlerini kullandı.
Soruşturma sürecinin devam ettiğini aktaran Ersoy, otelde iki tane de yangın merdiveni olduğunu ifade etti.
Özcan ise Bakan Ersoy'un açıklamalarına karşı çıkarak, belediyeden otele verilen en son 'uygun' belgesinin 2007 yılında AK Partili başkan döneminde verildiğini söyledi.
Ancak 'talep' üzerine denetim yapabildiklerini söyleyen ve 2012'de yapılan yönetmelik değişikliğine de atıf yapan Bolu Belediye Başkanı Özcan, "İtfaiyenin yetkisi budandı. Yaptırım gücü hiç kalmadı. Yani bakanlar doğruyu söylemiyor," diye konuştu.