İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın açıklaması, ABD ile görüşmelerin yeniden başladığı ve ülke içinde huzursuzluğun arttığı sırada geldi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, çarşamba günü yaptığı açıklamada ülkesinin nükleer programına ilişkin “her türlü denetime” hazır olduğunu belirterek, Tahran’ın nükleer silah edinme arayışında olmadığını belirtti.
Pezeşkiyan, İran İslam Devrimi’nin 47. yıl dönümü dolayısıyla Tahran’daki Azadi Meydanı’nda yaptığı konuşmada, “Nükleer silah edinmek istemiyoruz. Bunu defalarca dile getirdik ve her türlü doğrulamaya hazırız,” dedi.
Tahran’ın Washington ile nükleer program konusunda dolaylı görüşmelere yeniden başlamasının ardından konuşan Pezeşkiyan, “Ülkemiz İran, onların aşırı taleplerine boyun eğmeyecek,” ifadelerini kullandı.
Yıl dönümü kutlamaları, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu’ya bir uçak gemisi grubunun daha gönderilebileceğini ima etmesinin ardından, ülkeyi yöneten dini liderliğin Washington’dan gelen baskılarla karşı karşıya kaldığı bir döneme denk geldi.
Trump söz konusu açıklamayı salı gecesi yayımlanan bir röportajda yaptı. Bu açıklama, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Tahran ile yeni başlayan nükleer görüşmelerde varılacak herhangi bir anlaşmada ABD’nin mümkün olan en katı şartları dayatması için Washington’a gitmeye hazırlandığı bir döneme denk geldi. ABD, geçen Haziran ayında İran ile İsrail arasında 12 gün süren çatışma sırasında İran’daki nükleer tesisleri bombalamıştı.
UAEA’nın erişimi hâlâ askıda
Öte yandan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), 12 günlük çatışma sırasında Tahran’ın BM’ye bağlı nükleer denetim kurumu ile işbirliğini askıya almasının ardından, İran’ın silah düzeyine yakın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının durumunu doğrulayabilmiş değil.
UAEA Başkanı Rafael Grossi, Eylül 2025’te İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile denetimlerin yeniden başlaması konusunda anlaşmaya varmıştı. Ancak aynı ay Birleşmiş Milletler’in İran’a yönelik yaptırımları yeniden devreye alması üzerine Tahran, anlaşmanın uygulanmasını durdurdu.
İran ile ABD arasında dolaylı nükleer görüşmelerin yeni turu, Umman'nın arabuluculuğunda geçen cuma günü Maskat’ta tamamlandı.
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, görüşmeleri “ileri doğru atılmış bir adım” olarak nitelendirerek, Tahran’ın bu konudaki yaklaşımının Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’nda (NPT) yer alan haklara dayandığını vurguladı.
Üst düzey İranlı güvenlik yetkilisi Ali Laricani ise çarşamba günü Umman’dan Katar’a geçti. Katar, ABD’nin bölgedeki en büyük askeri üslerinden birine ev sahipliği yapıyor.
Bölünmüş bir ülke
Yıl dönümü, aynı zamanda kamuoyunun, aralık sonu ve ocak başında ülke genelinde düzenlenen protestolara yönelik Tahran’ın kanlı müdahalesine duyduğu öfkenin sürdüğü bir döneme denk geldi.
Protestolar 28 Aralık 2025’te, para birimindeki sert değer kaybı ve süregelen hiperenflasyon nedeniyle başladı. Ancak kısa sürede ülke çapında rejim karşıtı gösterilere dönüştü. Bunun üzerine yönetim sert müdahalede bulundu ve kapsamlı bir bilgi akışı engeli uyguladı.
İnsan hakları örgütleri ve İran içinden kaynaklar, protestoların bastırılması sırasında 6 bin ile 30 bin arasında kişinin hayatını kaybetmiş olabileceğini bildiriyor. Ancak kesin can kaybı sayısını doğrulamak güç. Yetkililerin ülke genelinde on binlerce kişiyi gözaltına aldığı da belirtiliyor.
Ocak ayı ortasında ABD Başkanı, İranlılara protestoları sürdürme çağrısı yaparak “yardım yolda” ifadelerini kullandı.
Ancak Washington’un, ABD-İran görüşmelerinin yeniden başlaması ve Tahran’ın gözaltına alınan göstericilere yönelik idamlar da dahil olmak üzere sert müdahaleyi durdurma taahhüdünde bulunduğunu açıklamasının ardından, Trump doğrudan bir müdahaleden kaçındığı belirtildi.
İran devlet televizyonu, çarşamba günü ülke genelinde halkın teokrasiyi ve 86 yaşındaki Ayetullah Ali Hamaney’i desteklemek için sokaklara çıktığını gösteren görüntüler yayımladı.
Ancak salı gecesi, hükümetin organize ettiği havai fişek gösterileri gökyüzünü aydınlatırken, Tahran’daki vatandaşlar evlerinden “Diktatöre ölüm” diye bağırdı.
Çarşamba günü sokaklarda ise bazı göstericiler Hamaney’in ve İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu selefi Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin posterlerini, İran ve Filistin bayraklarıyla birlikte taşıdı. Bazıları “Ölüm Amerika’ya” ve “Ölüm İsrail’e” sloganları attı.
Diğer yandan bazı kişiler, hükümet karşıtı gösteriler çağrısı yapan sürgündeki İran veliaht Prens Rıza Pehlevi’yi eleştirdi.