Koruma görevlileri, adanın ekosistemini eski doğal dengesine kavuşturmak amacıyla Floreana Adası'na 158 genç melez kaplumbağa bıraktı.
Ekvador’a bağlı Galapagos Takımadaları'ndaki Floreana Adası’ndan son dev kaplumbağaların alınmasının üzerinden yaklaşık 150 yıl geçti. Tür, 20 Şubat Cuma günü geri döndü. Adanın zayıflayan ekosistemini yeniden canlandırmak için onlarca genç melez kaplumbağa doğaya bırakıldı.
Yaşları 8 ile 13 arasında değişen 158 kaplumbağa, önümüzdeki yıllarda şekillendirecekleri yaşam alanını keşfetmeye başladı. Salım, mevsimin ilk kış yağmurlarına denk getirildi.
Galápagos Ulusal Parkı’nın Santa Cruz Adası’ndaki üretim merkezinin direktörü Fredy Villalba, "Artık doğaya bırakılacak kadar büyükler. Sıçan ve kedi gibi adaya sonradan getirilen hayvanlara karşı kendilerini savunabilirler,” dedi.
Villalba, Floreana için en güçlü soya sahip bireylerin özellikle seçildiğini belirtti.
Floreana’nın dev kaplumbağaları neden yok oldu?
Floreana Adası iki yüzyıl önce yaklaşık 20 bin dev kaplumbağaya ev sahipliği yapıyordu. Ancak balina avcılığı, büyük bir yangın ve insanların yoğun biçimde avlanması ile adadaki doğal yaşamı tahrip etmesi sonucunda tür tamamen yok oldu.
Floreana için planlanan toplam 700 kaplumbağadan bir kısmı olan bu genç bireyler adaya kademeli olarak bırakılacak. Galápagos Ulusal Parkı Ekosistemler Direktörü Christian Sevilla’ya göre bu kaplumbağalar, 150 yıl önce soyu tükenen Chelonoidis niger türünün genetik yapısının yüzde 40 ila 80’ini taşıyor.
Bu melezlerin soyu, Isabela Adası’ndaki Wolf Yanardağı’na kadar uzanıyor.
Bilim insanlarını hâlâ şaşırtan bu keşif sayesinde, genetik yapısı en güçlü bireyler seçilerek yürütülen üretim programıyla Floreana’daki soyu tükenen türün zamanla eski genetik saflığına yaklaştırılması hedefleniyor.
Biyolog Washington Tapia ise bu sürecin yalnızca sayıları artırmakla ilgili olmadığını vurguluyor. Bunun, kaybolmuş bir soy hattını yeniden inşa etme çabası olduğunu belirten Tapia, "Genetik açıdan, o adaya özgün türün önemli bir genetik bileşenini taşıyan bireyleri yeniden kazandırmak hayati önem taşıyor," diye konuştu.
Floreana uzak ve kritik bir ekolojik alan
Yaklaşık 173 kilometrekarelik bir alana yayılan Floreana, volkanik bir ada ve Galapagos takımadalarının en güney noktası. Pasifik Okyanusu’nun ortasında, ana karaya yaklaşık 1000 kilometre uzaklıkta yer alıyor.
Bu konumu nedeniyle hem oldukça izole hem de ekolojik açıdan hayati öneme sahip bir bölge.
Floreana’ya yeniden getirilen kaplumbağalar, adada yaşayan yaklaşık 200 kişilik nüfusla birlikte flamingolar, iguanalar, penguenler, martılar ve şahinlerle aynı yaşam alanını paylaşacak.
Ancak böğürtlen ve guava gibi istilacı bitkiler ile sıçan, kedi, domuz ve eşek gibi insan faaliyetleri sonucu adaya taşınmış hayvanlarla da mücadele etmek zorunda kalacaklar. Bu yerli olmayan türler, adanın yeni sakinleri için potansiyel tehdit oluşturuyor.
Floreana sakini Veronica Mora, kaplumbağaların adaya bırakılmasını “gerçekleşen bir rüya” olarak tanımlıyor.
“Yıllar önce başlayan bir projenin hayata geçtiğini görüyoruz,” diyen Mora, dev kaplumbağaların dönüşünün ada halkında büyük bir gurur yarattığını belirtiyor.
Birleşmiş Milletler, Galápagos Adaları’nı 1978 yılında Doğal Dünya Mirası ilan etti.
Bu ünvan, adaların dünyada başka hiçbir yerde bulunmayan benzersiz kara ve deniz canlı çeşitliliğini tanıyor.