İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in gizli yükselişi ve göreve geldikten sonra kamuoyu önüne çıkmaması, sağlığı, nerede olduğu ve iktidarı kontrol edip etmediği konusunda çok sayıda soru işareti doğurdu.
İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, göreve getirilmesinden bu yana kamuoyu önüne çıkmadı. Bu durum, babası Ali Hamaney'in hayatını kaybettiği saldırının ardından sağlığı ve nerede olduğu konusunda belirsizliğe yol açtı.
İlk haberlerde Mücteba Hamaney’in geçen cumartesi Tahran’a düzenlenen ABD-İsrail saldırılarında Ali Hamaney ile birlikte öldüğü öne sürülmüştü.
Ancak daha sonra saldırıda annesi, babası, eşi ve muhtemelen diğer bazı aile üyeleri hayatını kaybederken kendisinin kurtulduğu ortaya çıktı.
Bunun ardından Uzmanlar Meclisi, kapalı kapılar ardında yürütülen ve ayrıntıları kamuoyuna açıklanmayan bir süreç sonunda Mücteba Hamaney’i babasının halefi olarak seçti. Ancak kısa süre sonra Kum kentindeki meclis binasının yeni bir bombardımanda yıkılması, kurumun 88 üyesinin tamamının hayatta olup olmadığı konusunda soru işaretleri yarattı.
Atandığının bildirilmesinden günler geçmesine rağmen kendisine ait herhangi bir video mesajı, yazılı açıklama veya güncel fotoğraf yayımlanmadı. Yemin töreninde ise onun yerine fotoğrafının yer aldığı bir karton maket sergilendi.
Bu durum, Mücteba Hamaney’in sağlık durumuna ilişkin çeşitli spekülasyonlara yol açtı. Bazı iddialarda ağır yaralanmış ya da görevini yerine getiremeyecek durumda olabileceği öne sürüldü.
Öte yandan İran Devrim Muhafızlarının Ali Hamaney’in ölümünden bu yana bağımsız hareket ettiği yönündeki haberler, savaşın yaklaşık iki hafta önce başlamasından bu yana yeni dini lider de dahil olmak üzere bu güçler üzerinde kimin kontrol sahibi olduğu sorusunu gündeme getirdi.
Yaralandığına dair iddialar
İran’ın Güney Kıbrıs Büyükelçisi Alireza Salarian, The Guardian gazetesine yaptığı açıklamada Mücteba Hamaney’in bacakları, kolları ve ellerinden yaralandığını söyledi. Salarian, Lefkoşa’daki İran Büyükelçiliği’nde verdiği röportajda, “Bacaklarının ve kollarının yaralandığını duydum. Yaralandığı için hastanede olduğunu düşünüyorum,” dedi.
Ancak Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın oğlu ve danışmanı Yusef Pezeşkiyan, Telegram kanalında yaptığı paylaşımda bilgili kaynaklara dayanarak Mücteba Hamaney’in “güvende ve güvenli bir yerde” olduğunu öne sürdü.
İran dışındaki uluslararası medya kuruluşları ise Mücteba Hamaney’in ayağında kırık ve yüzünde hafif yaralar bulunduğunu bildirdi. Hamaney’in sağlık durumu hakkında bilgi sahibi kaynaklara göre, sol gözünün çevresinde morluklar ve yüzünde yüzeysel kesikler bulunuyor.
İsrail’in Channel 12 televizyonu da geçen hafta Mücteba Hamaney’in yaralandığını ancak hayatta olduğunu aktardı. İran devlet televizyonu ise göreve gelmesinin ardından yaralandığını kısaca doğruladı ancak ayrıntı paylaşmadı.
Tahran yönetimindeki devlet medyası ayrıca Mücteba Hamaney’den 'janbaz' olarak söz etti. İran’da bu ifade genellikle savaşta sakat kalan gaziler için kullanılıyor. Bu da yaralarının ciddiyeti hakkında yeni spekülasyonlara yol açtı.
Öte yandan Mücteba Hamaney, ABD ve İsrail’in ilk saldırılarında öldürülen üst düzey askeri komutanların cenaze törenlerine de katılmadı. Büyükelçi Salarian, bunu yeni dini liderin kamuoyu önünde konuşma konusunda rahat olmamasına bağladı.
Mücteba Hamaney nasıl seçildi?
İran’ın Güney Kıbrıs Büyükelçisi Alireza Salarian, Ali Hamaney’in hanedan tarzı bir halefiyet sistemine karşı olduğunu öne sürdü. Salarian, “Üst düzey din adamları (Mücteba Hamaney’den) bunu istedi ancak merhum lider, hanedan sistemine dönüşmesini istemediği için buna karşı çıktı,” dedi. Saldırının ardından din adamlarının Mücteba Hamaney’e görevi kabul etmesi için baskı yaptığı ve bunun bir görev olduğunu savunduğu bildirildi.
Bu anlatım, Uzmanlar Meclisi üyelerinin devlet bağlantılı medyaya yaptığı açıklamalarla çelişiyor. Söz konusu açıklamalarda Ali Hamaney’in halefi konusunda herhangi bir özel talimat bırakmadığı belirtilmişti.
İngiltere merkezli Amwaj Media ise merhum liderin vasiyetinde halefi için bazı koşullar belirlediğini yazdı. Buna göre adayın üst düzey yönetim deneyimine ve seçimle elde edilmiş siyasi meşruiyete sahip olması gerekiyordu. Haberde, Mücteba Hamaney’in bu kriterleri karşılamadığı öne sürüldü.
Amwaj Media’ya göre Mücteba Hamaney’in göreve getirilmesi, İran Devrim Muhafızları İstihbarat Teşkilatı’nın eski başkanı ve yakın müttefiki Hüseyin Taib tarafından desteklendi. Haberde, Uzmanlar Meclisi’nin de Devrim Muhafızları’nın baskısından etkilendiği iddia edildi. Mücteba Hamaney’in seçilmesine karşı çıkanlar arasında Tahran’daki en etkili siyasi figürlerden biri olarak görülen Ali Laricani’nin de bulunduğu öne sürüldü.
Öte yandan Mücteba Hamaney’in nerede olduğu, sağlık durumu ve görevini yerine getirip getiremeyeceğine ilişkin önemli ayrıntılar hâlâ açıklanmadı. Bazı analistler tedavi altında olabileceğini öne sürerken, bazıları güvenlik gerekçesiyle açıklanmayan güvenli bir yerde bulunduğunu düşünüyor.