Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Sessiz diplomasi: Çin, İran savaşında enerji çıkarları konusunda temkinli

Römorkörler, Çin’in doğusundaki Çidong’da Yangtze Nehri’nde çok büyük bir ham petrol tankeri (VLCC)ye yön veriyor. (AP Fotoğrafı)
Qidong'da, Çin'in doğusundaki Yangtze Nehri'nde römorkörler çok büyük bir ham petrol tankerine (VLCC) yön veriyor. (AP Fotoğrafı) ©  Chinatopix Via AP
© Chinatopix Via AP
By Mohamed Elashi
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

İran savaşı küresel enerji akışını sekteye uğratırken, bölgesel gerilimin tırmanma riski Çin gibi dev ekonomileri adeta 'incecik bir ip üzerinde yürümeye' zorluyor.

Çin, İran savaşı karşısında doğrudan müdahaleden kaçınan ve kendisini "tarafsız bir aktör" olarak konumlandıran ihtiyatlı bir yaklaşım benimsedi. Bölgede tansiyon yükselirken Pekin yönetimi, kamuoyuna verdiği mesajları ölçülü tutmaya özen gösteriyor.

REKLAM
REKLAM

China Market Research Group Genel Müdürü Ben Cavender durumu şöyle özetliyor: "Çin'in sessiz kalarak kaybedeceği çok az şey, buna karşılık tarafsız bir taraf olarak görülerek kazanacağı çok şey var."

Öte yandan, enerji güvenliği temel bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Çin, hem İran'dan hem de Körfez ülkelerinden yapılan petrol ithalatına büyük ölçüde bağımlı durumda. Pekin, yaptırımlar nedeniyle indirimli satılan İran ham petrolünün en büyük alıcılarından biri konumunda bulunuyor.

Çatışma süreci, küresel petrol akışı için kritik bir geçiş olan Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatın kesintiye uğraması yönündeki kaygıları da artırdı.

Enerji stratejisti ve Statem Consulting Kurucu Direktörü Tatiana Khanberg, bu durumun ciddiyetini şu sözlerle vurguluyor: "Bu kaynağın (Hürmüz geçişi) kolay bir alternatifi yok."

Ancak Çin'in sahadaki olayları şekillendirme kapasitesi, özellikle Körfez'de merkezi bir güvenlik rolü oynamaya devam eden Amerika Birleşik Devletleri ile kıyaslandığında hala sınırlı görünüyor.

Küresel petrol tedariki için kilit güzergâhlardan biri olan Hürmüz Boğazı’nı gösteren harita.
Küresel petrol tedariki için kilit güzergâhlardan biri olan Hürmüz Boğazı’nı gösteren harita. ABD Savunma Bakanlığı / AP Photo

Tarafsızlık baskı altında

Savaşın başından bu yana Pekin, net biçimde taraf tutmaktan kaçındı, bunun yerine ekonomik çıkarlarını korumaya ve sürece taraf olan tüm aktörlerle istikrarlı ilişkileri sürdürmeye odaklandı.

Ancak bu tarafsızlığın da sınırları var; zira Çin, İran’la ilişkilerini Körfez ülkeleriyle büyüyen ekonomik bağlarıyla dengelemeye çalışıyor.

Khanberg, “Çin, ilk bakışta göründüğünden daha az doğrudan risk altında gibi görünüyor” diyerek, ülkenin yurtiçi üretime ciddi yatırım yaptığını ve kömür gibi geri dönüş seçeneklerine sahip olduğunu, bu nedenle yine etkileneceğini ama muhtemelen birçok diğer ülkeden daha az etkileneceğini belirtti.

Çin’in mevcut duruşu da onun lehine çalışıyor olabilir.

“Enerji kaynaklarına erişimi önceliklendirmek, Çin’in tepkisinin temel unsurlarından biri” dedi Cavender ve bunun, ülkenin şu ana kadar en az etkilenen ülkelerden biri olarak kalmasını sağladığını ekledi.

Aynı zamanda Pekin siyasi açıdan da kazançlı çıkıyor olabilir. Cavender, Çin’in “ABD’ye kıyasla hızla daha istikrarlı ve rasyonel bir ülke olarak algılanmaya başladığını ve ülkelerin ticari ilişkilerini Çin’e kaydırmaya daha istekli hale gelebileceğini” söylüyor.

Yine de daha geniş tablo belirsizliğini koruyor.

“Sonunda belirleyici olan, fırtınayı kimin daha iyi atlatabileceği olabilir,” diyen Khanberg şunu da sözlerine ekledi: “Bu noktada Çin’in ölçek avantajı var.”

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Hürmüz Boğazı Avrupa için neden kritik öneme sahip?

AB'den Trump'ın 'Hürmüz' çağrısına ret: 'Savaşa dahil olma isteği yok'

Sessiz diplomasi: Çin, İran savaşında enerji çıkarları konusunda temkinli