Bu karar, baskınla ilgili henüz çözüme kavuşmamış son yasal süreçlerden birinde Trump aleyhine önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.
ABD'de federal bir yargıç, Başkan Donald Trump'ın 6 Ocak 2021'deki Kongre baskını öncesinde destekçilerini kışkırttığı iddiasıyla açılan sivil davalardan muaf olmadığına hükmetti. Bu karar, baskınla ilgili henüz çözüme kavuşmamış son yasal süreçlerden birinde Trump aleyhine önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Federal Yargıç Amit Mehta salı günü verdiği kararda, Trump'ın baskın başlamadan kısa bir süre önce Beyaz Saray yakınındaki Ellipse parkında düzenlenen "Stop the Steal" (Seçimi Durdurun) mitinginde yaptığı konuşmanın, ABD Anayasası'nın ifade özgürlüğünü güvence altına alan Birinci Ek Maddesi (First Amendment) kapsamında korunmadığını belirtti. Mehta, Trump'ın ifadelerinin "makul bir şekilde" kışkırtıcı sözler olarak kabul edilebileceğine dikkat çekti.
Resmi görev ve kişisel eylem ayrımı
Hakim Mehta'nın 79 sayfalık kararına göre, Cumhuriyetçi lider o günkü tutumu, miting konuşması ve sosyal medya paylaşımlarının büyük bir kısmı nedeniyle hukuki sorumluluktan muaf tutulamaz. Ancak karar, Trump'ın o günkü "resmi görevlerini" kapsam dışında bırakıyor. Buna göre Trump, baskın sırasında Rose Garden'da yaptığı açıklamalar ve Adalet Bakanlığı yetkilileriyle olan etkileşimleri nedeniyle sorumlu tutulamayacak.
Yargıç Mehta karar metninde, "Başkan Trump, söz konusu konuşmanın makul bir şekilde başkanlık görevlerinin sınırları dahilinde kaldığını kanıtlayamamıştır. Ellipse konuşmasının içeriği, bu eylemin resmi dokunulmazlık kapsamında olmadığını teyit etmektedir," ifadelerine yer verdi.
Sivil yargılamanın önü açılıyor
Bu karar, Trump'ın 6 Ocak olaylarındaki rolü nedeniyle yargılandığı ceza davasının, 2024 başkanlık seçimlerini kazanmasının ardından düşürülmesinden sonra sivil bir yargılamanın önünü açıyor.
Daha önce Şubat 2022'de de benzer bir talepte bulunan Mehta, Demokrat Kongre üyeleri ve Kongre binasını koruyan polis memurları tarafından açılan davalarda Trump'ın dokunulmazlık zırhına sahip olmadığına karar vermişti. Bir üst mahkemenin bu kararı onamasının ardından dosya yeniden Mehta’nın önüne geldi. Hakim, davanın geldiği bu aşamada dokunulmazlık konusunun daha "titiz" bir hukuki standartla incelendiğini vurguladı.
Barack Obama tarafından atanan Yargıç Mehta, bu kararın belirli bir eylem için dokunulmazlık konusunda "nihai bir hüküm" olmadığını, Trump'ın yargılama sırasında dokunulmazlık savunmasını tekrar yapabileceğini ancak bu aşamada ispat yükünün daha ağır olacağını belirtti.
"Var gücünüzle savaşmazsanız..."
6 Ocak 2021'de Trump destekçileri, Joe Biden'ın 2020 seçim zaferinin tescil edilmesi için toplanan Kongre oturumunu engellemek amacıyla binaya saldırmıştı. Trump, saldırıdan hemen önceki mitinginde destekçilerine hitaben, "Savaşıyoruz. Var gücümüzle (like hell) savaşıyoruz ve eğer var gücünüzle savaşmazsanız, artık bir ülkeniz olmayacak," demişti.
Trump'ın avukatları, müvekkillerinin 6 Ocak'taki tutumunun başkanlık dokunulmazlığı sınırları içinde olduğunu savunuyor. Davacılar ise Trump'ın o gün resmi bir görevli olarak değil, yeniden seçilmek isteyen bir aday (sivil birey) olarak hareket ettiğini ve ABD Yüksek Mahkemesi kararlarına göre seçim odaklı faaliyetlerin başkanlık dokunulmazlığı kapsamı dışında kaldığını öne sürüyor.