Sınır Tanımayan Gazeteciler, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü açıklamasında, son beş yılda 60’tan fazla ülkeden 1468 gazetecinin tehdit, hapis veya ölüm riski nedeniyle ülkesinden ayrıldığını bildirdi. Türkiye ise hem sığınma güzergâhı hem de sürgün kaynağı ülkeler arasında gösterildi.
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla cumartesi günü yayımladığı açıklamada, gazetecileri sürgüne zorlayan ülke sayısının beş yılda iki katına çıktığını duyurdu.
RSF verilerine göre siyasi krizler, güvenlik gerilimleri, savaşlar ve örgütlü suç baskısı nedeniyle gazetecilerin ülkelerini terk etmek zorunda kaldığı ülke sayısı 2021’de 19 iken 2025’te 40’a yükseldi.
RSF, bu süreçte 60’tan fazla ülkeden 1468 gazeteciye destek verdi. Bu gazeteciler arasında 677 Afgan, 160 Rus ve 101 Myanmarlı gazeteci bulunuyor. Kuruluşun Yardım Bürosu verilerine göre, 65 ülkede en az bir gazeteci sürgüne zorlanırken, Türkiye dahil 20 ülkede bu sayı 10’u aştı.
Basın özgürlüğü örgütü, 2021’den bu yana RSF tarafından desteklenen sürgündeki gazetecilerin durumunu gösteren bir harita da yayımladı.
Haritada kırmızı işaretler gazetecilerin ayrılmak zorunda kaldığı ülkeleri, yeşil işaretler ise sığındıkları ülkeleri gösteriyor. Ülkeler arasındaki çizgiler sürgün rotalarını, işaretlerin büyüklüğü ise vaka yoğunluğunu yansıtıyor.
Verilere göre RSF, 2025 yılında en az 243 gazetecinin sürgün sürecine destek verdi. Harita, gazetecilerin yalnızca savaş ve çatışma bölgelerinden değil; siyasi baskı, güvenlik tehdidi, yargı tacizi ve sansür nedeniyle çok sayıda ülkeden ayrılmak zorunda kaldığını gösteriyor.
Türkiye de haritada hem gazetecilerin ayrılmak zorunda kaldığı ülkeler hem de bölgeden kaçan gazeteciler için sığınma güzergâhı olan ülkeler arasında yer alıyor.
Ülke, Afganistan, Suriye ve Filistin gibi bölgelerden gelen gazeteciler için bir sığınak işlevi görürken, aynı zamanda yerel gazetecilerin sürgüne gitmek zorunda kaldığı ülkeler arasında gösteriliyor.
'Sürgün gazetecilerin çilesi bununla bitmiyor'
RSF Veri Gazetecisi ve Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi Sorumlusu Vianney Loriquet, ortaya çıkan tabloyu "Dünya Mülteciler Günü arifesinde RSF Basın Özgürlüğü 2026 Endeksi’nin bulgularını yansıtan üzücü bir bilanço" olarak nitelendirdi.
Loriquet, "Bu rakam çok üzücü olsa da, aslında çok daha büyük bir olgunun sadece bir parçasını temsil ediyor. Bu gazetecilerin çilesi bununla da bitmiyor: Kaçmak zorunda kaldıktan sonra da şantaj, sınır dışı edilme ve idari şiddet, birçoğunun günlük hayatının bir parçası haline geliyor," dedi.
Devletlere sürgündeki gazetecilere daha güçlü koruma sağlama çağrısı yapan Loriquet, "Güvenilir bilgiye erişim hakkını savunmak için, devletlerin, giderek yaygınlaşan dezenformasyon ve propagandaya karşı son kalkan olan sürgündeki gazetecilere etkili bir koruma sağlaması önemlidir," ifadelerini kullandı.
Loriquet, bu kapsamda geri göndermeme güvencesi, acil vize, kalıcı oturma izni, yeniden yerleştirme programlarına erişim ve gazetecilerin mesleklerine dönebilmeleri için destek sağlanması gerektiğini vurguladı.
Afganistan sürgünün merkez üssü
RSF’ye göre Afganistan, 15 Ağustos 2021’de Taliban’ın Kabil’i ele geçirmesinden bu yana gazetecilerin sürgününün küresel merkez üssü haline geldi.
Beş yıl içinde 677 Afgan gazeteci RSF’nin desteğiyle ülkeden ayrıldı. Bu sayı, RSF’nin yardım programında kayda geçen vakaların neredeyse yarısına karşılık geliyor.
Bugün 28 ülkeye dağılmış durumdaki Afgan gazetecilerin yaşadığı tablo, RSF’ye göre bağımsız haberciliğin yakın tarihte karşılaştığı en büyük kayıplardan biri olarak öne çıkıyor.
Savaşlar ve örgütlü suç, gazetecileri ülkelerinden ediyor
RSF, dünyanın farklı bölgelerinde ağırlaşan güvenlik ve siyasi krizlerin gazetecileri sürgüne zorlayan temel nedenlerden biri olduğunu belirtti.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusunda çatışmaların yeniden başlaması, yeni sürgün rotalarının ortaya çıkmasına yol açtı. 2025’te 21 gazeteci RSF desteğiyle ülkeden kaçtı. Bu gazetecilerin çoğu Burundi ve Uganda’ya gitti.
Sahel bölgesinde ise gazetecilerin sürgün rotaları Mali, Çad, Nijerya, Gine ve Burkina Faso gibi ülkelerden Senegal’e kadar uzandı.
Latin Amerika’da ise kurumsal istikrarsızlık, kartellerin bağımsız gazetecilik üzerindeki baskısı ve El Salvador ile Venezuela gibi ülkelerde otoriterleşmenin derinleşmesi endişe verici bir tablo yaratıyor. RSF’ye göre 1 Ocak 2026’dan bu yana Meksika, Kolombiya ve Guatemala’da altı gazeteci öldürüldü.
Türkiye ve Mısır: Hem sığınak hem baskı ülkesi
Türkiye ve Mısır RSF raporunda hem çatışma bölgelerinden kaçan gazetecilere sığınma imkânı sağlayan hem de iktidarı eleştiren yerel gazetecilerin sürgüne gitmesine yol açan ülkeler arasında gösterildi.
RSF Assistance Bürosu verilerine göre, 2021-2025 yılları arasında 65 ülkede en az bir gazeteci sürgüne zorlanırken, Türkiye dahil 20 ülkede bu sayı 10’u aştı.
RSF’ye göre Afganistan, Filistin ve Suriye gibi ülkelerden kaçan gazeteciler için Türkiye bölgesel bir sığınma merkezi işlevi görüyor. Kuruluşun verilerine göre 2021’den bu yana en az 46 sürgün gazeteci Türkiye’ye yerleşti.
Ancak RSF, Türkiye’de gazeteciler için özgürce çalışmanın temel bir sorun olmaya devam ettiğini vurguladı. RSF Assistance verilerine göre, 2021-2025 yılları arasında en az 10 gazeteci Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldı. Kuruluş, bu sayının gerçeğin altında olabileceğini ve onlarca gazetecinin durumuna işaret ettiğini belirtti.
Mısır’da ise 2021’den bu yana çoğunluğu Sudanlı ve Filistinli olmak üzere RSF tarafından desteklenen en az 31 gazeteci sığınak buldu. RSF, Sudan’daki çatışmalardan kaçarak Mısır’a sığınan gazeteci sayısının toplamda 300’ü aştığının tahmin edildiğini belirtti.
Türkiye 2026 Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 163. sırada
RSF’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 163. sırada yer alıyor. 2025’te 159. sırada bulunan Türkiye’nin puanı 29,40’tan 2026'da 27,94’e düştü.
RSF, Türkiye’ye ilişkin değerlendirmesinde "otoriterliğin güç kazandığını, medya çoğulculuğunun sorgulanır hale geldiğini ve eleştirileri zayıflatmak için mümkün olan tüm araçların kullanıldığını" belirtiyor.
Endekste Türkiye’nin siyasi gösterge sıralaması 163, ekonomik gösterge sıralaması 166, hukuki gösterge sıralaması 159, sosyal gösterge sıralaması 162 ve güvenlik göstergesi sıralaması 159 olarak kaydediliyor.
'Güvencesizlik, tecrit ve ulus ötesi baskı da var'
RSF Yardım Bürosu Sorumlusu Victoria Lavenue, sürgünün gazetecilere yönelik tehditleri her zaman sona erdirmediğini söyledi.
Lavenue, "Ev sahibi ülkedeki idari ve dilsel zorluklara genellikle güvencesizlik, tecrit ve ulus ötesi baskı da eklenir. Oysa ki, çoğu kez kendi güvenliklerini tehlikeye atarak, yine de vazgeçilmez haberler üretmeye devam ederler," dedi.
Sürgündeki gazetecilerin korunmasının yalnızca insani bir yükümlülük olmadığını vurgulayan Lavenue, bunun aynı zamanda habere erişim hakkı ve demokratik tartışmanın sürdürülebilirliği açısından da zorunlu olduğunu belirtti.
Lavenue, "Sorunun önemi düzeyinde onlara barınma, koruma ve entegrasyon koşulları sunma devletlerin sorumluluğundadır," ifadelerini kullandı.
RSF Almanya beş yılda 479 gazeteciye destek verdi
RSF’nin Almanya seksiyonu da 2021-2025 döneminde sürgündeki gazetecilere destek sağlayan birimler arasında öne çıktı.
RSF Almanya, bu dönemde 209’u Rusya’dan ve 192’si Afganistan’dan olmak üzere toplam 479 gazeteciye zorunlu göç süreçlerinde destek verdi.
Kuruluş, bu verilerin gazetecilerin kesin ayrılış tarihlerine ilişkin bilgi eksikliği nedeniyle sürgün haritasına dahil edilmediğini belirtti. Çalışmada, göç hareketlerinin kaynak ülkedeki durumu yansıtması için ikamet ülkesine varış yılı yerine sürgün yılı esas alındı.