Bir jinekoloğun kliniğinde hudoplasti operasyonunu 'kadın sünneti' başlığıyla tanıtmaya çalışması, bu iki kavramın zihinlerde karışmasına yol açtı.
Ağrı'da faaliyet gösteren bir özel kadın hastalıkları ve doğum kliniğinde görev yapan bir doktorun, sosyal medyada "kadın sünneti" ilanı vermesi tepki çekti.
Türk Tabipleri Birliği özel bir klinikte görev yapan Dr. Ali Çakır hakkında disiplin soruşturması başlatırken DEM Parti de konuyu TBMM gündemine taşıdı.
Tepkiler üzerine, Instagram'daki söz konusu paylaşım da değiştirildi. Çakır'ın Instagram hesabındaki paylaşımda yer alan "kadın sünneti" ifadesi, "hud derisi alma işlemi" şeklinde güncellendi. Çakır, estetik bir işlem olan "hudoplastiyi" yanlış şekilde adlandırdığını savundu.
BBC Türkçe'nin ulaştığı Çakır, "Türkçeye 'kadın sünneti' olarak geçen kadın genital mutilasyonu-genital sakatlama işlemini hiç yapmadım," dedi ve işleme karşı olduğunu söyledi.
Hudoplasti nedir?
Hudoplasti, kadın genital bölgesindeki klitoris üzerinde yer alan fazla deri katlantısının (klitoral hud) cerrahi yöntemlerle çıkarılması veya şekillendirilmesi işlemine deniyor.
Bu işlem, klitorisin görünümünü iyileştirmek, bölgeyi daha estetik hale getirmek ve cinsel ilişki sırasında hazzı artırmak amacıyla yapılan bir genital estetik operasyon.
Söz konusu operasyon lokal anestezi veya sedasyon altında, yaklaşık 30-45 dakika sürüyor.
Çakır, hudoplastiyi halkın anlaması için "kadın sünneti" diye nitelediğini savunuyor. Gazeteye verdiği röportajda, "Hudoplasti halk arasında kadın sünneti olarak bilinmekte. Hudoplastiyi hastaların anlayabileceği şekilde ifade eden bir terim var mı bilmiyorum," dedi.
Ancak hudoplasti işlemi genellikle "klitoris estetiği" ifadesiyle açıklanıyor. Yani hudoplasti, bir insan hakları ihlali olan kadın sünnetinden farklı bir işlem.
Jinekoloğun kliniğinde hudoplasti operasyonunu "kadın sünneti" başlığıyla tanıtmaya çalışması ve ardından hakkında yasal soruşturma başlatılması, bu iki kavramın zihinlerde karışmasına yol açtı.
Kadın sünneti nedir?
Kadın sünneti, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından "Kadın Genital Mutilasyonu" (FGM) veya "Kadın Cinsel Organı Sakatlaması" olarak tanımlanan; tıbbi bir gereklilik olmaksızın kadın dış genital organlarının kısmen veya tamamen kesilmesi ya da zarar verilmesine deniyor.
Hiçbir tıbbi, bilimsel ya da dini dayanağı olmayan bu uygulama ağır bir insan hakları ihlali. Uygulama genellikle kız çocuklarının cinselliğini kontrol altına almak, "namus", "temizlik" veya kültürel gelenekler gibi gerekçelerle meşrulaştırılmaya çalışıyor.
Bazı türlerinde klitoris kısmen veya tamamen çıkarılırken, dış genital organlar kesilerek, geriye kalan doku dikiliyor ve vajinal açıklık daraltılıyor. Diğer zarar verici işlemler arasında genital bölgenin delinmesi, dağlanması veya çizilmesi var.
Bu uygulamalar nedeniyle kadınlarda idrar yolu enfeksiyonları, yüksek ateş, şok, doğum sırasında komplikasyonlar ve ölüm gibi ciddi sonuçlar ortaya çıkıyor. Uygulamanın kadın ve kız çocuklarının sağlığına hiçbir faydası yok.
Nerelerde görülüyor?
Genellikle bebeklik ile 15 yaş arasındaki kız çocuklarına uygulanan bu ağır ihlal, daha çok Afrika, Ortadoğu ve bazı Güneydoğu Asya ülkelerinde görülüyor. Ancak göçler nedeniyle zamanla küresel bir sorun haline geldi.
Dünya genelinde 200 milyondan fazla kadın ve kız çocuğunun bu duruma maruz kaldığı tahmin ediliyor.
Uluslararası anlaşmalara göre bir insan hakkı ihlali olan bu uygulama, Türkiye dahil birçok ülkede kanunen suç kabul ediliyor.