Çözüm süreci çerçeve yasasına kimler "evet" dedi ve hangi isimler "hayır" cephesinde yer aldı? "Evet" veya "hayır" diyen siyasetçilerin gerekçeleri neler?
"Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan ve "çerçeve yasa" diye de bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, pazartesi gecesi TBMM Genel Kurulu'nda oylandı.
10,5 saat süren tartışmalar sonrası toplam 562 siyasinin katıldığı oylamada 468 "evet" oyu verildiği öğrenildi. 88 kişi "hayır" oyu verirken, 6 kişi ise çekimser kaldı.
"Evet" oylarının beklenenden daha yüksek olması dikkat çekti. Günün erken saatlerinde, Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, yasanın 400’ün üzerinde vekilin oyu ile geçeceğini tahmin ettiğini söylemişti.
Teklif, Kürdistan İşçi Partisi'nin (PKK) silah bırakması ve feshi koşuluna bağlanan soruşturma, kovuşturma ve infaz ertelemeleri öngörüyor.
Diğer bir deyişle teklif, PKK-KCK'nın ve bu örgütlere bağlı diğer yapıların fiili varlığına son verdiğinin, kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesinin ardından uygulanacak hukuki düzenlemeleri içeriyor.
Yasa şu suçları kapsayacak:
- PKK/KCK'yı kurma veya yönetme,
- Örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme,
- Örgütün propagandasını yapma,
- Örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlar,
- Örgüt lehine işlenen 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçlar.
4 bin kişi tahliye edilebilir
Türkiye’de suç kaydı bulunan ve güvenlik bürokrasisinin tespitlerine göre silahlı veya bombalı eylemlere karışan örgüt üyelerinin ise "terör suçlaması" düşse bile, mutlaka ceza sistemi içine alınmasına ilişkin hükümlerin de taslakta yer alacağı bildirildi.
Ancak, halen cezaevinde olan 4 binden fazla PKK üyesiyle ilgili "terör örgütü" suçlaması kalkacak. Bu da çok sayıda tahliyenin gündeme geleceği yorumlarına neden oldu.
Silah ve şiddet eylemlerini bıraktığını beyan eden örgüt mensuplarının Ankara'da ağır ceza mahkemelerinde yargılanacağı ve bu kişilere denetimli serbestlik uygulanacağı belirtiliyor. "Kasten öldürme" ve "işkence" gibi ağır suçlar ise kapsam dışı olacak.
"Terör örgütü üyesi olma" ve "propaganda" gibi suçlar ise denetimli serbestlik kapsamında olacak. Cezası 10 yıldan az olan suçlar için 4 yıl.; 10 yılı geçen suçlar için ise 6 veya 7 yıl süreyle denetimli serbestlik hükümleri uygulanacak.
Bu sürede yeniden suç işlemeyen örgüt mensuplarının geçmiş suçları infaz edilmiş sayılacak. Denetimli serbestlik süresinde suç işleyenler ise her iki suçtan da hapis cezasını çekecek. Tüm bu kararlara itiraz edilebilecek.
Çıkarılacak çerçeve yasanın belirli bir süresinin olması da bekleniyor. 3 veya 4 yıllık bir dönem sınırı getirileceği iddia ediliyor. Ancak Meclis, kanunun süresini en fazla dört kez olmak üzere altışar ay süreyle uzatabilecek.
Peki kimler teklife "evet" derken, hangi isimler "hayır" dedi? "Evet" veya "hayır" diyen siyasetçilerin gerekçeleri neler?
İlk imzacılar
TBMM kayıtlarına göre teklifin ilk imzacıları arasında Numan Kurtulmuş, Devlet Bahçeli, Tülay Hatimoğulları, Tuncer Bakırhan ve Abdullah Güler gibi isimler var. Parti tutumlarına göre ise AK Parti, MHP, DEM Parti, DBP ve DSP açık biçimde “evet” cephesinde; Yeni Parti, Yeni Yol ve TİP’ ise koşullu destek veriyor.
Aynı teklife “evet” diyen siyasetçilerin gerekçelerinin farklı olması da dikkat çekici. İktidar kanadı meseleyi ağırlıklı olarak terörün sona erdirilmesi ve devletin güvenliği üzerinden okurken; Dem Parti ise çatışmanın sona ermesi ve demokratik entegrasyonu öne çıkarıyor.
Recep Tayyip Erdoğan: 'Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmak'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan teklifi açıkça destekleyen isimlerden. Erdoğan’ın gerekçesinin merkezinde PKK’nın silahsızlandırılması ve terör tehdidinin kalıcı biçimde ortadan kaldırılması var.
Erdoğan, teklifin “Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmayı, milli birlik ve beraberliğimizi perçinlemeyi, ülkemizde ve bölgemizde huzur iklimini güçlendirmeyi” hedeflediğini söylüyor.
Devlet Bahçeli: İlk çağrıyı yapan isim
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli teklifin ilk imzacılarından biri. Hatta yasanın arkasındaki siyasi süreç, Bahçeli'nin 22 Ekim 2024'te yaptığı çıkışla başlamıştı.
Bahçeli, Genel Kurul’daki görüşmeleri de bizzat takip ediyor. MHP adına konuşan Feti Yıldız, Bahçeli'nin çağrısından bu yana “yuvalara yeni ateşler düşmediğini” savundu ve sürecin Erdoğan'ın iradesiyle devlet politikasına dönüştüğünü söyledi.
MHP’nin yaklaşımında temel gerekçe, PKK'nın silahlı varlığının tamamen sona erdirilmesi ve çatışmanın Türkiye'nin gündeminden çıkarılması. Yıldız bunu “Terörsüz Türkiye, barış ve huzur, demokrasi ve hürriyet, kardeşlik demektir,” sözleriyle ifade etti.
Bakırhan ve Hatimoğulları: 'Silahın konuşmadığı bir gelecek'
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan teklifin ilk imzacılarından ve en açık destekçilerinden biri. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da ilk imzacılar arasında.
Bakırhan bugün Meclis'te, ülkenin önünde “çatışma ve şiddet zemininden çıkma fırsatı” olduğunu söyledi. Teklifi bir ayrıcalık veya siyasi pazarlık olarak değil, “çatışma çözümünün ilk adımı” diye tanımladı. Türk-Kürt ilişkileri açısından da düzenlemeye tarihsel bir anlam yükleyerek Türkiye'de yeni bir sayfanın hukuk yoluyla açılabileceğini savundu.
Hatimoğulları da açıklamasında şöyle dedi:
"Eş Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi, bu yasa elbette tek başına 100 yıllık bir sorunu çözebilecek bir yasa değil ama bir adım atma, bir kapıyı aralama konusunda son derece tarihi bir yasadır. Bizim açımızdan bu yasa net olarak Kürt sorununun çözümünde bir adım atmak, bir kapı aralamak anlamı taşımaktadır. Bu anlamıyla da son derece tarihidir, kıymetlidir."
Özgür Özel: 'Barışın önünde durmayacağız'
En dikkat çekici “evet”lerden biri Özgür Özel'den geldi. Yeni Parti Genel Başkanı Özel kendisinin ve parti yönetiminin “evet” oyu kullanacağını, ancak milletvekillerinin blok halinde oy vermeye zorlanmayacağını, yani serbest bırakılacaklarını açıkladı.
Özel, bunun “yalnızca bir örgütün silah bırakması meselesi” olmadığını; eşit yurttaşlık, hukuk devleti, demokratik temsil, özgür siyaset ve birlikte yaşama meselesi olduğunu söyledi. Ancak aynı konuşmada iktidarın süreci kapalı kapılar ardında ve özensiz biçimde yürüttüğünü de eleştirdi.
Ekrem İmamoğlu: Özel'in 'evet' kararına açık destek
Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde tutuklu olan Ekrem İmamoğlu da yaptığı açıklamada Özel için “Bugün aldığı kararın altına imzamı atıyorum,” dedi.
Gerekçesini de barış, huzur ve kardeşliğin kalıcılaştırılması ile demokrasi ve hukukun güçlendirilmesi olarak açıkladı. Ancak İmamoğlu da Özel gibi iktidara açık çek vermiyor; hükümetin süreç yönetiminin, samimiyetinin ve şeffaflık sicilinin kötü olduğunu savunuyor ve sürece destek verirken aynı zamanda iktidarı denetlemeye devam edeceklerini söylüyor.
Yeni Partili milletvekilleri ne diyor?
Bianet'e göre, Yeni Parti'de en az 33 milletvekili çerçeve yasaya "hayır" diyeceğini duyurdu.
91 sandalyesi olan partinin "hayır" diyecek vekilleri şu şekilde:
"Sibel Suiçmez, Deniz Yavuzyılmaz, Salih Uzun, Cemal Enginyurt, Süreyya Öneş Derici, Hasan Öztürk, İzzet Akbulut, İbrahim Arslan, Hikmet Yalım Halıcı, Cumhur Uzun, Murat Çan, Eylem Ertuğ Ertuğrul, Uğur Bayraktutan, Mahmut Tanal, Elvan Işık Gezmiş, Seyit Torun, Şeref Arpacı, Melih Meriç, Ümit Özlale, Mehmet Tahtasız, Fethi Açıkel, Servet Mullaoğlu, Murat Bakan, Mustafa Erdem, İsmail Atakan Ünver, Reşat Karagöz, Barış Karadeniz, Ayhan Barut, Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu, Fahri Özkan, Deniz Yücel, Seda Kaya Ösen, Ednan Arslan."
Erkan Baş: 'Sorumluluktan kaçmayız'
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, TBMM Genel Kurulu'na gelen "Çerçeve Yasa" teklifine yönelik tüm eleştirilerine rağmen "evet" oyu vereceklerini duyurdu
"Barış umudunun Saray'ın insafına terk edilemeyecek kadar önemli olduğunu" söyleyen Baş, iktidarın bu süreci kendi koltuğunu korumak ve seçim hesapları için yürüttüğünü savundu.
Baş ayrıca, gelen yasa teklifinin kendi teklifleri olmadığını, altına imza atmadıklarını ve maddelere teker teker içerik ile usul açısından eleştirileri olduğunu söyledi. Ancak buna rağmen "evet" oyu vereceklerini dile getirdi.
Mahmut Arıkan: 'Türkiye'nin iradesi' şartıyla
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da sürece destek veren önemli muhalefet liderlerinden. Ancak onun desteği de koşullu.
Arıkan, “Toplumsal dayanışmayı, kardeşliği, millet iradesini güçlendirecek bir anlayışla bu sürece destek veriyoruz,” derken, asıl desteğin “Türkiye'nin meselelerini Türkiye'nin iradesiyle çözebilme çabasına” yönelik olduğunu söyledi.
Müsavat Dervişoğlu: 'Meclis tescil makamına indirgenmiştir'
İYİ Parti ve partinin Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, teklifin en güçlü muhaliflerinden.
Dervişoğlu, teklifin gerçek anlamda TBMM tarafından hazırlanmadığını savunuyor. Bugünkü Genel Kurul konuşmasında sürecin Meclis'ten ve kamuoyundan gizli yürütüldüğünü ileri sürerek, “Bu kanun teklifini TBMM mi hazırlamıştır ki onun onayına sunulmaktadır?” diye sordu ve Meclis'in “sadece bir tescil makamına” dönüştürüldüğünü söyledi.
İkinci ve daha temel itirazı ise düzenlemenin PKK'nın silah bırakmasının ötesinde PKK ve Abdullah Öcalan'ın taleplerine hukuki karşılık verdiği düşüncesi. Dervişoğlu bu nedenle yasayı bir barış düzenlemesi olarak değil, devletin terör örgütü karşısında taviz vermesi olarak değerlendiriyor.
Ümit Özdağ: 'Yeni Sevr'
En sert itirazlardan biri Ümit Özdağ'dan geliyor. Zafer Partisi'nin Meclis'teki sandalye durumu nedeniyle Özdağ'ın kendisi bu yasaya oy vermiyor, ancak açık biçimde “hayır” cephesinde.
Özdağ'ın temel iddiası, teklifin kamuoyuna sunulduğu gibi yalnızca silah bırakan örgüt mensuplarının topluma dönüşünü düzenlemediği; gerçekte PKK mensuplarına özel bir af mekanizması oluşturduğu yönünde.
Bugün Birinci Meclis binası önünde yaptığı açıklamada düzenlemeyi doğrudan “PKK'ya yönelik özel af” olarak nitelendirdi. Daha da ileri giderek teklifi “yeni bir Sevr tasarımı” diye tanımladı ve teklifin 10 Ağustos, yani Sevr Antlaşması'nın yıldönümünde görüşülmesine dikkat çekti.
Yavuz Ağıralioğlu: 'Terörsüz Türkiye'ye evet, teröristle yol yürümeye hayır'
Yavuz Ağıralioğlu da teklifin en görünür muhaliflerinden. Ancak Anahtar Parti'nin TBMM'de grubu olmadığı için Ağıralioğlu'nun pozisyonu da Özdağ ile benzer kalıyor.
Ağıralioğlu, "Terörsüz Türkiye'ye evet; teröristle, katille yol yürümeye hayır," ifadelerini kullandı.
İlhan Kesici: CHP yönetiminden farklı olarak 'hayır' diyor
Daha ilginç örneklerden biri İlhan Kesici. Çünkü Kesici'nin “hayır”ı, teklifin karşısındaki bir partiden değil, genel olarak teklife destek veren CHP içinden geliyor.
Kesici, herhangi bir muğlak ifade kullanmadan “Oyumun rengi: HAYIR,” açıklamasını yaptı.
Muharrem İnce: Tek kelimelik 'Hayır'
Muharrem İnce de CHP'den farklı olarak, net biçimde "hayır" cephesine geçti. İnce sosyal medya hesabında eski bir konuşmasını yeniden paylaşarak üzerine yalnızca “Hayır” yazdı.
İnce'nin temel çizgisi, çözüm sürecinin sonunda Abdullah Öcalan'ın affının veya serbest bırakılmasının gündeme geleceği yönünde.
Yeniden Refah Partisi çekimser
Yeniden Refah Partisi (YRP) ise "çerçeve yasa" teklifine çekimser kalacaklarını açıkladı. Genel Başkan Fatih Erbakan, yasa teklifindeki infaz düzenlemelerinin PKK/KCK üyeleri için topyekûn bir "örtülü af" niteliği taşıdığını ve bu kişilere 2-3 yıl içinde siyasi hak iadesi öngörüldüğünü savunarak, teklife "Evet" demeyi bir vebal olarak gördüklerini belirtti.
Ancak aynı zamanda yasa teklifinde örgütün silah bırakması, tasfiyesi ve mühimmatın imhasına yönelik maddeler yer aldığı için teklife doğrudan "Hayır" oyu vermeyi de doğru bulmadıklarını ifade etti.