Kuril Adaları'nda toplam yaklaşık 20 bin kişi yaşıyor. Ancak adalar hem ekonomik hem de askeri açıdan büyük önem taşıyor.
Rusya'nın Kuril Adaları, Japonya'nın ise Kuzey Toprakları olarak adlandırdığı volkanik adalar, iki ülke arasındaki uzun yıllardır çözülemeyen toprak anlaşmazlığının merkezinde yer alıyor. Anlaşmazlık, Rusya ve Japonya'nın II. Dünya Savaşı'nı resmen sona erdiren bir barış anlaşması imzalayamamasının da temel nedenlerinden biri.
Gerilim, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in adalara yaptığı ziyaretin ardından perşembe günü yeniden tırmandı. Japonya, Putin'in ziyaretini protesto etti.
Nerede bulunuyor?
Japonya, Rusya'nın Kamçatka Yarımadası ile Japonya'nın Hokkaido Adası arasında uzanan 1.300 kilometrelik Kuril zincirinin güneyindeki dört adayı talep ediyor: Iturup, Kunaşir, Şikotan ve Habomai.
Toplam 56 adadan oluşan zincir, Ohotsk Denizi ile Büyük Okyanus arasında doğal bir sınır oluşturuyor.
Adaların tamamı bugün Rusya tarafından Sahalin bölgesinin parçası olarak yönetiliyor. Japonya ise kendi talep ettiği dört adayı Hokkaido'ya bağlı görüyor ve Rusya'nın bu adaları “yasa dışı şekilde işgal ettiğini” savunuyor.
Anlaşmazlığın geçmişi
Rusya ve Japonya arasındaki sınır ilk kez 1855'te imzalanan anlaşmayla belirlenmiş ve iki ülke arasındaki sınır, Japonya'ya en yakın dört adanın hemen kuzeyinden geçirilmişti.
Ancak 1875'te imzalanan yeni anlaşmayla Kuril Adaları'nın tamamı Japonya'ya bırakıldı. Bunun karşılığında Rusya, Sahalin Adası üzerindeki kontrolünü tamamen elde etti.
Japonya, 1905'teki Rus-Japon Savaşı'ndaki zaferinin ardından Sahalin'in güney bölümünü de ele geçirdi.
Sovyetler Birliği'nin adaları ele geçirmesi
Kuril Adaları üzerindeki anlaşmazlık, Sovyet birliklerinin II. Dünya Savaşı'nın son günlerinde adaları ele geçirmesiyle yeniden başladı.
Sovyetler Birliği, Japonya'ya ancak 9 Ağustos 1945'te, ABD'nin Hiroşima'ya atom bombası atmasından kısa süre sonra savaş ilan etti. Sovyet birlikleri, Japonya'nın aynı ay teslim olmasının ardından adaların tamamında kontrolü sağladı.
Moskova, 1945 Şubat'ında düzenlenen Yalta Konferansı sırasında ABD Başkanı Franklin Roosevelt'in, Japonya'ya karşı savaşa katılması karşılığında Sovyet lider Josef Stalin'e Kuril Adaları'nı geri alma sözü verdiğini savunuyor.
Adaların Sovyetler Birliği'nin kontrolüne geçmesi, Moskova ile Tokyo'nun savaşın resmen sona ermesini sağlayacak bir barış anlaşması imzalamasını engelledi.
1956'da Sovyet lider Nikita Kruşçev, bir barış anlaşması karşılığında Şikotan ve Habomai adlı iki küçük adanın Japonya'ya verilmesini teklif etti. Ancak Tokyo'nun ABD ile askeri ittifak kurmasının ardından bu tekliften vazgeçildi.
Neden stratejik öneme sahip?
Kuril Adaları'nda toplam yaklaşık 20 bin kişi yaşıyor. Ancak adalar hem ekonomik hem de askeri açıdan büyük önem taşıyor.
Bölgede zengin balıkçılık kaynaklarının yanı sıra renyum gibi nadir metaller ve mineraller bulunuyor. Renyum, süpersonik uçakların üretiminde kullanılan önemli bir metal.
Adaların kontrolü Rusya'ya Pasifik Okyanusu'na yıl boyunca erişim sağlıyor. Özellikle Kunaşir ile Iturup arasındaki boğaz kış aylarında donmadığı için Rusya'nın Vladivostok merkezli Pasifik Filosu açısından stratejik önem taşıyor.
Rusya ayrıca adalarda askeri üsler kurmuş ve füze sistemleri konuşlandırmış durumda.
Anlaşmazlık yeniden alevlendi
Toprak anlaşmazlığının yakın zamanda çözülmesi beklenmiyor.
Japonya, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı işgalini başlatmasının ardından Moskova'ya karşı tutumunu daha da sertleştirdi.
Putin'in adaları ziyaret etmesi de gerilimi artırdı. Putin, 2010'da adaları ziyaret eden dönemin Devlet Başkanı Dmitry Medvedev'in ardından Kuril Adaları'nı ziyaret eden ikinci Rus lider oldu.
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Putin'in ziyaretinin “Japon halkının duygularını incittiğini ve kesinlikle kabul edilemez olduğunu” söyledi. Takaichi ayrıca ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden düzeltilmesini daha da zorlaştırdığını belirtti.
Moskova ise adaların haklı olarak Rusya'ya ait olduğunu ve bu konuda müzakere edilecek bir şey bulunmadığını savunuyor.