Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Von der Leyen'e AB konuşması öncesinde çağrı: 'Bu, Avrupa'nın son fosil yakıt krizi olsun'

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 2 Eylül 2026 Çarşamba günü Brüksel'deki AB merkezinde basın açıklaması yapıyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 2 Eylül 2026 Çarşamba günü Brüksel'deki AB merkezinde basın açıklaması yapıyor. -  ©  Copyright 2026 The Associated Press. All rights reserved
© Copyright 2026 The Associated Press. All rights reserved
By Liam Gilliver
Yayınlanma Tarihi •Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Ursula von der Leyen, 2022'deki 'Birliğin Durumu' konuşmasında fosil yakıtları sert biçimde eleştirmişti. Avrupa şimdi yeni bir enerji krizinin ortasında.

Avrupa, yeni bir enerji krizini önlemek amacıyla fosil yakıtlardan çıkış için "üst düzey, bağımsız ve bilime dayalı" bir rapor hazırlaması yönünde giderek artan baskıyla karşı karşıya.

REKLAM
REKLAM

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, yarın (16 Eylül) Avrupa Birliği'nin Durumu (SOTEU) konuşmasını yapacak.

AB demokrasisi açısından önem taşıyan konuşma; geçen yılı değerlendirmek, Birliğin önceliklerini açıklamak ve yeni girişimleri duyurmak için kullanılıyor. Konuşmanın ardından hesap verebilirliği güçlendirmek amacıyla genellikle Avrupa Parlamentosu üyelerinin katıldığı bir tartışma düzenleniyor.

Von der Leyen, Rusya'nın Ukrayna'yı geniş çaplı işgalinin yol açtığı Avrupa'daki fosil yakıt krizini 2022'deki konuşmasında gündeme getirmiş ve Orta Doğu'daki savaşların tetiklediği 1970'lerin enerji krizini hatırlatmıştı.

"Bazılarımız enerji tasarrufu için araç kullanılmayan hafta sonlarını hatırlıyor," diyen von der Leyen, sözlerini şöyle sürdürmüştü:

"Buna rağmen aynı yolda ilerlemeye devam ettik. Petrole bağımlılığımızdan kurtulamadık. Daha da kötüsü, fosil yakıtlar büyük ölçüde sübvanse edildi.

"Bu yalnızca iklim açısından değil, kamu maliyemiz ve bağımsızlığımız açısından da yanlıştı. Bunun bedelini bugün hâlâ ödüyoruz."

Von der Leyen, asıl sorunun yalnızca fiyatlar değil, fosil yakıtların kendisi olduğunu sadece "birkaç vizyonerin" anlayabildiğini de söylemişti.

Avrupa'nın son fosil yakıt krizinin maliyeti

Aradan dört yıl geçti ve Avrupa, bu kez İran'a karşı yürütülen savaş ile Hürmüz Boğazı'nın geçici olarak kapatılmasının tetiklediği benzer bir sorunla karşı karşıya.

Hayati önem taşıyan bu deniz yolu, normal koşullarda küresel petrol ve doğal gaz arzının yaklaşık beşte birinin taşınmasında kullanılıyor.

Avrupa Komisyonu temmuz ayında, çatışmanın başlamasından bu yana AB'nin fosil yakıt ithalatına 50 milyar avrodan fazla ek harcama yaptığını açıklamıştı. Maliyetin büyük bölümünü haneler üstlenirken bu tutarın şimdi yaklaşık 70 milyar euroya ulaştığı tahmin ediliyor.

Bu maliyet, ilave doğal gaz ithalatının önlenmesine ve kıta genelinde yerli elektrik üretiminin artırılmasına yardımcı olan güneş enerjisinin sağladığı 32,2 milyar euroluk tasarrufa rağmen ortaya çıktı.

AB ayrıca merkezinde elektrifikasyonun bulunduğu hızlandırılmış bir enerji dönüşümünün, 2040'a kadar doğal gaz ithalatını yüzde 70'ten, ham petrol ithalatını ise yüzde 40'tan fazla azaltabileceğini belirtiyor.

AB'ye fosil yakıttan çıkış raporu hazırlama çağrısı

İklim kriziyle mücadele eden önde gelen sivil toplum kuruluşları koalisyonu CAN Europe'tan Chiara Martinelli, geçen hafta (10 Eylül) düzenlenen medya brifinginde Avrupalıların AB'nin fosil yakıta bağımlılığının bedelini "iki kez ödediğini" söyledi.

"Birincisini enerji fiyatları, jeopolitik kırılganlık ve bunların hanelerle işletmeler üzerinde yarattığı baskı üzerinden; ikincisini ise iklim felaketlerinin insani ve ekonomik maliyetiyle ödüyorlar," diyen Martinelli, şöyle devam etti:

"Bunlar birbirinden ayrı iki kriz değil. Her ikisinin merkezinde de fosil yakıta bağımlılık bulunuyor."

Bu nedenle CAN Europe, 16 sanayi birliğinin de aralarında bulunduğu 200'den fazla Avrupa ve ulusal kuruluşla birlikte von der Leyen'e çağrıda bulundu. Kuruluşlar, AB'nin Durumu konuşmasının Avrupa'nın fosil yakıtlardan çıkışına ilişkin "üst düzey, bağımsız ve bilime dayalı" bir rapor hazırlanması için kullanılmasını istiyor.

"Bu yalnızca Avrupa'nın iklim konusunda daha fazlasını yapması yönünde bir çağrı değil," diyen Martinelli, "Avrupa'nın fosil yakıtlara bağımlılığına son vermesinin temelde kendi ekonomik ve stratejik çıkarına olduğunu savunuyoruz," ifadelerini kullandı.

"Avrupa bunu daha önce yaptı. Draghi raporu, rekabetçiliği AB'nin siyasi gündeminin merkezine yerleştirdi. Biz de bu konuya aynı siyasi ağırlığın ve gündem belirleme gücünün verilmesini istiyoruz."

Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) eski başkanı Mario Draghi tarafından 2024'te hazırlanan rapor, yatırımlarını, inovasyon kapasitesini ve verimliliğini önemli ölçüde artırmaması hâlinde Avrupa'nın ABD ile Çin'in gerisinde kalma riski taşıdığı uyarısında bulunmuştu. Raporda karbonsuzlaşma ve enerji güvenliği temel unsurlar arasında gösterilmişti.

Raporun ardından AB, Draghi'nin önerilerinin çoğuna dayanan Rekabetçilik Pusulası yol haritasını kabul etmişti.

Martinelli'ye göre Avrupa'nın bir yandan körüklediği enerji krizinden yalnızca uyum politikalarıyla çıkamayacağının artık açıkça ortaya konması gerekiyor.

Martinelli, Avrupa'nın kontrol edemediği bir enerji sistemi üzerine güvenli bir ekonomi kuramayacağını savunuyor. Dünyanın diğer ucundaki savaşların veya boğazlardaki tıkanmaların, Avrupalıların evlerini ısıtmak için ne kadar ödeyeceğini belirleyebildiğine işaret ediyor.

"Bunun yerine uygun fiyatlı, yenilenebilir, güvenli ve yerli bir enerji sistemine geçme fırsatına zaten sahibiz," diyen Martinelli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Von der Leyen bu sorunu dört yıl önce bizzat dile getirdi. Şimdi buna son verme ve bu krizi Avrupa'nın son fosil yakıt krizi hâline getirme fırsatına sahip."

Avrupa'nın fosil yakıta bağımlılığı gerçekte ne anlama geliyor?

Uzmanlar, hızla yükselen enerji maliyetlerinin yanı sıra Avrupa'nın fosil yakıta bağımlılığının büyük ekonomik riskler taşıdığı uyarısında bulunuyor.

Electrification Alliance'tan Lea Malfrait, AB'deki şirketlerin yüzde 75'inin enerji maliyetlerini Avrupa'da yatırım yapmanın önünde "büyük bir engel" olarak gördüğünü söylüyor.

Fosil yakıtların kullanılmaya devam edilmesi, aşırı hava olaylarının daha sık yaşanmasına da zemin hazırladı. Ağustos 2026, Temmuz 2023 ile birlikte dünya genelinde kayıtlara geçen en sıcak ay oldu.

Bilim insanlarının iklim değişikliği olmasaydı "neredeyse imkânsız" olacağını söylediği, bu yaz art arda yaşanan sıcak hava dalgaları kıta genelinde normalin üzerinde en az 35 bin ölüme yol açtı.

Kuraklık koşullarının ölümcül orman yangınlarını körüklemesiyle 637 bin hektardan fazla alan kül oldu. Yangınlar, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana gerçekleştirilen en büyük tahliye operasyonlarından birine yol açtı.

İlk tahminler, yalnızca bu yaz yaşanan aşırı sıcakların AB ekonomisinde yaklaşık 180 milyar avroluk üretim kaybına neden olabileceğini gösteriyor. Bu tutar, AB'nin 2026 için beklenen büyümesinin tamamını ortadan kaldırmaya yetecek düzeyde.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Üye ülkeler kaynak arayışında: AB kurumları bütçe kesintisiyle karşı karşıya

Rus gemisi Danimarka helikopterine işaret fişeği attı: Büyükelçi çağrıldı

ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5'i aştı; küresel tahvil satışı hızlandı