Macaristan'ın Karpat Sekizlisi (C8) zirvesindeki rolü ve MOL-Naftogaz arasındaki petrol depolama anlaşması, Budapeşte-Kiev ilişkilerini daha da gerdi. Azınlık hakları konusundaki anlaşmazlık ise Ukrayna'nın AB üyelik müzakerelerini tıkamaya devam ediyor.
Macaristan'ın Ukrayna öncülüğündeki bölgesel zirveye katılımı konusunda yaşanan diplomatik anlaşmazlığın ardından, Macar enerji şirketi MOL ile Ukrayna'nın Naftogaz şirketi arasındaki petrol depolama anlaşmasının ortaya çıkması, Budapeşte ile Kiev arasındaki ilişkileri yeni bir gerilim noktasına taşıdı.
Sekiz komşu ülkeyi bir araya getiren yeni bir bölgesel işbirliği platformu olan Karpat Sekizlisi (C8) zirvesi, yatırımları ve bölgesel ilişkileri güçlendirme amacıyla geçen hafta düzenlendi.
Ancak zirve, iki ülkenin ilişkileri onarmak ve Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne üyelik müzakerelerinde daha fazla fasıl açmasının önünü açmak için çalışmalar yürüttüğü bir dönemde, Macaristan ile Ukrayna arasındaki uzun süredir devam eden gerilimleri yeniden alevlendirdi.
Her iki hükümet de Macaristan Başbakanı Péter Magyar'ın selefi Viktor Orbán döneminde yıllarca süren gerilimin ardından ilişkileri yumuşatmayı umuyordu. Orbán, seçim kampanyalarında Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy'yi bir tehdit olarak gösteren söylemler üzerine siyaset yürütmüştü.
Ancak Macaristan Başbakanı Péter Magyar ile Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, pazartesi gecesi X üzerinden kamuoyu önünde karşı karşıya geldi. Sybiha, Magyar'ın parlamentoda Macaristan'ın kendi rızası dışında C8 girişimine dahil edildiğini söylemesinin ardından, Macaristan Başbakanı'nı Orbán'ın politikalarını sürdürmekle suçladı.
Sybiha, "Son dönemde Budapeşte'den duyduklarımız kafamızı karıştırıyor. Görünüşe göre Viktor Orbán gitmiş olsa da onun engelleme ve izolasyon politikaları varlığını sürdürüyor" diye yazdı.
Magyar ise bu suçlamayı reddetti.
Macaristan Başbakanı, "Egemen bir ülkenin, ilgili ülkeye önceden danışılmadan veya ülkenin rızası alınmadan uluslararası bir işbirliğinin (Karpat Entegrasyonu) üyesi ilan edilmesi kesinlikle kabul edilemez" ifadelerini kullandı.
İki ülke arasındaki bu karşılıklı açıklamalar hem Macaristan'da hem de Ukrayna'da geniş yankı buldu. Yaşananlar, ilişkileri onarmak ve Ukrayna'nın AB ile üyelik müzakerelerinde daha fazla fasıl açabilmesini sağlamak amacıyla aylardır yürütülen çalışmalar açısından ciddi bir gerilemeye işaret etti.
Karpat Sekizlisi mi, Karpat Yedilisi mi?
Zelenskiy, geçen perşembe günü Batı Ukrayna'daki Bukovel'de düzenlenen zirvenin açılışını yaptı. Zirveye Polonya Başbakanı Donald Tusk ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'in de aralarında bulunduğu bölge liderleri katıldı. Zelenskiy, Ukrayna, Romanya, Sırbistan, Polonya, Slovakya, Çekya, Avusturya ve Macaristan olmak üzere sekiz ülkenin katıldığını açıkladı. Ancak paylaştığı aile fotoğrafında Magyar'ın bulunmadığı, yalnızca altı yabancı liderin yer aldığı görüldü.
Macaristan'ı, ülkede görev yapan düşük düzeyli bir diplomat olan maslahatgüzarı temsil etti. Maslahatgüzar, zirvenin sonuç bildirisini imzalamadı. Buna rağmen Kiev, bu katılımı resmi bir temsil olarak değerlendirdi.
Ukrayna, Magyar'ın zirveye katılması için yoğun girişimlerde bulunmuş ve kendisini defalarca davet etmişti.
Hassas konu nedeniyle isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan Ukraynalı bir diplomat, "Dışişleri Bakanları Andrii Sybiha ve Anita Orbán düzeyinde, ayrıca Brüksel'deki temsilcilerimiz arasında ve başkentler arasında çok aktif istişareler yürütüldü," dedi.
Diplomat, Euronews'e yaptığı açıklamada Kiev'in, Macaristan'ı resmi olarak bir diplomat tarafından temsil edildiği için girişimin katılımcı üyesi olarak gördüğünü söyledi.
Kaynak, "Budapeşte'den bize, bu zirvede Ukrayna'daki Macaristan Büyükelçiliği Maslahatgüzarı tarafından temsil edilecekleri bildirildi. Bu üst düzey bir temsil değil; açık konuşmak gerekirse düşük düzeyli bir temsil. Ancak katılım sağlayacaklar," ifadelerini kullandı.
Hazırlıklara dahil olan Macar bir diplomat ise farklı bir değerlendirme yaptı. Diplomat, Budapeşte'nin zirveden önce Magyar'ın katılmayacağını açıkça bildirdiğini ve Macaristan'ın liderinin katılımı ve imzası olmadan kendisini girişimin üyesi olarak görmediğini söyledi.
Kaynak, "Mesele, Ukraynalıların utanmadan hareket etmesi. Magyar'ın katılımı için haftalar boyunca Budapeşte'de çok yoğun lobi yaptılar," dedi. "Magyar daha önceden gitmeyeceğini açıkça belirtmişti. Üyelik ancak liderlerin katılımı ve imzasıyla onaylanır. Maslahatgüzar ise yalnızca gözlemciydi."
Macaristan hükümeti çevrelerinde ülkenin C8 üyesi olarak gösterilmesi bir hata olarak değerlendirilirken, Sybiha'nın Magyar'ı Orbán ile kıyaslaması gerilimi daha da artırdı.
Macaristan Dışişleri Bakanlığı, Euronews'e yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Yeni Macaristan Hükümeti göreve geldiğinden bu yana Ukrayna ile pragmatik, yapıcı ve karşılıklı saygıya dayalı ilişkileri yeniden kurma konusunda istekli olduğunu defalarca gösterdi. Bu çerçevede, önceki Macaristan hükümetinin engelleyici politikalarıyla yapılan kıyaslamaların doğru veya faydalı olduğunu düşünmüyoruz."
Macar diplomat, Magyar hükümetinin Ukrayna'ya zarar verme niyetinde olmadığını ve son dönemde yaşanan gerilimlerin ikili ilişkilere zarar verdiğini söyledi.
Diplomat, "Artık aramızda kötü bir hava var. Macaristan hiçbir şekilde Ukrayna'ya zarar vermek istemiyor; onların savaşta olduğunu anlıyoruz ve bugünkü durum Orbán dönemine kıyasla çok daha iyi. Ancak C8 karmaşasının ardından geldiğimiz noktada iki ülke arasında soğuk bir barış var. Orbán döneminde ise soğuk savaş yaşanıyordu," dedi.
Krizin merkezinde azınlık hakları
Bu kavga, Ukrayna'nın Transkarpatya bölgesinde yaşayan ve sayıları 100 bini bulan Macar azınlığın dil ve kültürel haklarına ilişkin uzun süredir devam eden anlaşmazlığı da yeniden gündeme taşıdı. Kaynaklarımıza göre Magyar, ancak iç politikada başarı olarak sunabileceği somut ilerleme sağlanırsa Karpat zirvesiyle ilgileneceğini açıkça belirtti.
Haziranda Kiev ve Budapeşte, azınlık haklarını genişletmeye yönelik bir eylem planı üzerinde uzlaştı. Buna karşılık Macaristan, Ukrayna'nın AB'ye katılım müzakerelerinde iki faslın açılmasını onayladı.
O tarihten bu yana Budapeşte, yeni müzakere kümelerinin açılmasını bloke ediyor ve Ukrayna parlamentosu Rada'dan ilgili mevzuatı kabul etmesini talep ediyor. Ortak eylem planına göre Rada'nın bu yasaları yıl sonuna kadar çıkarması gerekiyor.
Macar diplomatik kaynak, "Top artık Ukrayna'da. Azınlık meselesini çözmeleri gerekiyor. Bu yasa daha önce çıkarılmış olsaydı, Magyar Karpat zirvesinde olabilirdi," dedi.
Magyar ile Zelenski daha önce ikili bir görüşme planlamıştı ancak Magyar, Ukrayna Cumhurbaşkanı ile yapacağı herhangi bir görüşmeyi azınlık yasalarının çözüme kavuşturulması şartına bağladı. Yıllarca süren Ukrayna karşıtı kampanyalar nedeniyle Macaristan'daki muhafazakâr seçmenler Kiev ile ilişkileri geliştirmeye hâlâ büyük ölçüde şüpheyle yaklaşıyor; buna karşın yurtdışında yaşayan Macarların haklarının korunup geliştirilmesi aynı kesimde son derece popüler.
Ukrayna ise, Macaristan'la imzaladığı ortak deklarasyonla azınlık konusunda kendi üzerine düşeni yaptığını savunuyor.
Ukraynalı kaynak Euronews'e, "Ukrayna, anlaşmanın kendi payına düşen kısmını yerine getirdiğini düşünüyor. Ve Macaristan'dan da, söz verdiği gibi, anlaşmanın kendi payına düşen kısmını, yani Avrupa Birliği ile tüm müzakere kümelerinin önünü açmayı yerine getirmesini; bunun yerine yolda yeni şartlar öne sürmemesini ve neden bunu yapamayacağına dair yeni engeller icat etmemesini bekliyoruz," dedi.
Petrol depolama anlaşmazlığı tansiyonu artırdı
Buna ek olarak, zirvenin kulislerinde MOL ile Naftogaz arasında yürütülen görüşmelerin ortaya çıkması siyasette hızlıca yankı buldu ve Magyar'ı harekete geçirdi.
İki şirket cumartesi günü, Ukrayna petrolünün Macaristan'daki tesislerde depolanmasını araştırmak üzere bir mutabakat zaptı imzaladı. Bu düzenleme her iki taraf için de avantajlı olabilirdi: MOL'un elinde atıl depolama kapasitesi bulunurken, Ukrayna da arzını bir NATO üyesi ülkede depolayarak olası Rus saldırılarına karşı koruyabilecekti.
Bu tür mutabakat zabıtları genellikle gizli tutulur, ancak Naftogaz planları Telegram kanalında açıkladı. Anlaşmadan haberdar edilmeyen Magyar hazırlıksız yakalandı ve özellikle siyasi riskler nedeniyle sert tepki gösterdi.
Orbán'ın muhalefetteki partisi Fidesz, konuyu hızla gündemine alarak Magyar'ı Ukrayna'nın çıkarlarını Macaristan'ın önüne koymakla ve ülke güvenliğini tehlikeye atmakla suçladı.
Başbakan pazartesi günü, "Benim hükümetim döneminde Macaristan-Ukrayna sınırında ya da başka herhangi bir yerde böyle bir depolama tesisi kurulmayacak," dedi.
Ayrıca, devlette yüzde 25 oranında hissesi bulunan MOL'un benzer anlaşmalara girişmeden önce hükümete danışması gerektiği uyarısında bulundu. Magyar, "MOL'un uygulamaları tamamen kabul edilemez; bundan böyle şirketin Macar devletini yüzde 25'lik bir ortak olarak görmesini bekliyorum. Bunun ne gibi sonuçları olacağını göreceğiz," diye konuştu.
MOL Grubu ise Euronews'e gönderdiği açıklamada, söz konusu mutabakatın, olası fırsatları değerlendirmek için yürütülen olağan ticari uygulamaların parçası olduğunu belirtti.
"MOL Grubu, sektördeki birçok diğer oyuncu gibi enerji alanında bağlayıcılığı olmayan bir dizi mutabakat zaptına sahiptir. Bu tür anlaşmalar genellikle olası işbirliği alanlarının araştırılması ve somut bir projeyle sonuçlanıp sonuçlanmayacağı belli olmayan hazırlık sürecinin başlatılması için ilk adımı temsil eder," denildi.
MOL Sözcüsü Ambrus Halász da gelecekte atılacak adımlar konusunda Macar hükümetiyle istişare edeceklerini söyledi.
Halász, Euronews'e, "Henüz hiçbir karar alınmış değil ve MOL Macar hükümetinin duruşunu tamamen anlıyor. Ön değerlendirmeler ve fizibilite çalışmalarının ilerlemesi ve projenin ilgili karar vericilerden gerekli onayı alması hâlinde, bundan sonraki tüm adımlar ilgili tüm taraflarla ve hükümetlerle yakın istişare içinde ve yürürlükteki düzenleyici çerçeveye tam uyum içinde atılacaktır," dedi.
İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan bir Ukraynalı kaynak ise bu tür anlaşmaların Macaristan'ın da çıkarına olacağını savundu.
"Macar şirketleri bunda kendileri için bir fayda görüyorsa, o zaman Macar hükümeti neden bu kadar kategorik ve sert biçimde buna ihtiyaçları olmadığını, bunun anlaşılmaz olduğunu ve bu işe dahil olmak istemediklerini söylüyor?" diye sordu.
Arka planda Rus tehdidi
Macaristan'ın enerji politikasına hâkim kaynaklara göre, Moskova'yı kışkırtma ve ülkenin enerji tedarikini aksatma riski de Magyar'ın Ukrayna petrolünün Macaristan'da depolanmasına bu kadar kesin karşı çıkmasının arkasındaki etkenlerden biri olabilir.
Macaristan ve Slovakya, hâlâ Sovyet döneminden kalma boru hattı ağı üzerinden büyük miktarda Rus petrolü ve gazı tüketiyor. Rus tedarikinde yaşanacak herhangi bir kesinti, Macaristan'da fiyatları yükseltebilir ve hükümetin toplumsal desteğine zarar verebilir.
MOL–Naftogaz mutabakatına yanıt veren Rusya Ulusal Enerji Güvenliği Fonu'nun önde gelen analistlerinden Igor Yuşkov, bunun tedariklerin kesilmesini tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
Yuşkov, Rusya merkezli Absatz Media'ya verdiği röportajda, "Teorik olarak sevkiyatı durdurabiliriz, özellikle de Macaristan'da önemli bir liderlik değişimi yaşanmışken ve yerel hükümetle diplomatik temasları sürdürmek giderek zorlaşırken," dedi. "Bu bağlamda Macar tarafının imzaladığı bir mutabakat, onlara yönelik iç tedariki kesmek için tetikleyici işlevi görebilir."
Bu yazın başlarında, Rusya Devlet Duması üyesi Andrey Kolesnik de, Rusya'yı güvenlik tehdidi olarak nitelendiren yeni Macar dış politika doktrinine karşılık olarak Macaristan'ı enerji ablukasıyla tehdit etmişti.
Kolesnik, Gazeta.ru'ya, "Bence Rusya'dan Macaristan'a yapılacak petrol ve enerji sevkiyatları, bu açıklamaların ardından artık şüpheli hâle geldi," dedi.
Orbán döneminde yakın olan Budapeşte–Moskova ilişkileri, yeni hükümetle birlikte hızla bozuldu. Macaristan, "kabul edilemez faaliyetlerde bulundukları" gerekçesiyle Budapeşte'deki Rus büyükelçiliğinden 10 diplomatı sınır dışı etti; bu kişilerin büyük ölçüde casusluk yaptığı değerlendiriliyor. Moskova ise buna sert karşı tedbirlerle yanıt vereceği uyarısında bulundu.
Geçen hafta Macaristan Ekonomi Bakanı István Kapitány, ülkenin bir yıl içinde Rus enerji tedarikinden tamamen ayrışmaya hazır olacağını açıkladı.
Diyalog sürecek
Son gerginliklere rağmen her iki hükümet de diyalog kanallarını açık tutma isteğini vurguluyor.
Sybiha, "Bu açıklamalara rağmen, Ukrayna'nın Macaristan'la karşılıklı faydaya dayalı, pragmatik ve saygılı ikili iş birliği geliştirme konusundaki istekliliğini ve açıklığını yinelemeye devam ediyoruz" dedi.
Macaristan Dışişleri Bakanı Anita Orbán ise Index.hu'ya yaptığı açıklamada, C8 zirvesine ilişkin yanlış anlamaları New York'ta Ukraynalı mevkidaşıyla giderdiğini ve Macaristan'ın ileride bu girişime katılmasının ihtimal dışı olmadığını söyledi.