Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 36 kişi daha tutuklandı

ARŞİV: Büyük Birlik Partisi (BBP) destekçesi, dönemin BBP genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun posterini Ankara’daki parti genel merkezinin dışına asıyor; 27 Mart 2009, Cuma.
ARŞİV: Büyük Birlik Partisi (BBP) destekçesi, dönemin BBP genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun posterini Ankara’daki parti genel merkezinin dışına asıyor; 27 Mart 2009, Cuma. -  ©  Copyright 2009 AP. All rights reserved.
© Copyright 2009 AP. All rights reserved.
By Sait Burak Utucu
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun 2009'da hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmanın ikinci dalgasında 36 şüpheli tutuklandı. Temmuz ayında tutuklanan 19 kişiyle birlikte soruşturma kapsamında tutuklananların sayısı 55'e yükseldi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin hayatını kaybettiği helikopterin düşmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 38 şüpheliden 36'sının tutuklandığını açıkladı.

REKLAM
REKLAM

Diğer iki şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından yürütüldüğü belirtildi.

Şüpheliler hakkında, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten öldürme" suçuna iştirak ettikleri ve "maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek" amacıyla çeşitli suçlar işledikleri iddiasıyla gözaltı kararı verildiği kaydedildi.

16 ilde 45 adrese operasyon

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasına göre, FETÖ faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten adam öldürme" suçuna iştirak ettikleri ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla çeşitli suçlar işledikleri tespit edilen 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Ankara merkezli 16 ilde 45 farklı adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Haklarında gözaltı kararı verilen şüphelilerden 10'unun cezaevinde olduğu belirlendi.

25 Eylül'de 33 şüpheli gözaltına alındı. Daha sonra aynı suçları işledikleri tespit edilen beş kişinin daha gözaltına alınmasıyla sayı 38'e yükseldi.

Başsavcılıkta hazır edilen 38 şüpheliden 36'sı tutuklama, ikisi adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, tutuklama talebiyle sevk edilen 36 şüphelinin tamamının tutuklanmasına, diğer iki şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Başsavcılık, soruşturmanın "çok yönlü ve titizlikle" sürdürüldüğünü bildirdi.

İlk operasyonda 19 kişi tutuklanmıştı

Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin yeni soruşturmanın ilk operasyonu 13 Temmuz 2026'da kamuoyuna duyurulmuştu.

Bu kapsamda 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İşlemlerin ardından 19 şüpheli tutuklanırken, sekiz kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Adalet Bakanı Gürlek, Temmuz ayındaki operasyonun ardından tutuklananlar arasında emekli askerlerin de bulunduğunu açıklamıştı.

Soruşturmanın "silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak" ile "tasarlayarak kasten öldürme" suçlamaları üzerinden yürütüldüğü belirtildi.

Gürlek, 19 Temmuz'da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada dosyada Gülen yapılanmasına ilişkin bağlantıların incelendiğini belirterek, "Karanlık izlerin de arasına girildiğini" söylemiş ve "Ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir," ifadelerini kullanmıştı.

İkinci operasyondaki 36 tutuklamayla birlikte iki dalgada tutuklanan şüphelilerin toplam sayısı 55'e çıktı.

'FETÖ'nün karanlık izleri' ve 'Yazıcıoğlu cinayeti'

Bakan Gürlek Temmuz ayında yaptığı açıklamada, Dosyanın "yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil; devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ’nün karanlık izlerinin de araştırılmasına" yönelik olduğunu belirtmişti.

Gürlek, "Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir. Hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına, hiçbir örgütlü yapının milletimizin adalet beklentisinin önüne geçmesine müsaade edilmeyecektir," ifadelerini kullanmıştı.

Bu açıklamaların ardından Akın Gürlek 27 Ağustos'ta katıldığı TV100 yayınında Yazıcıoğlu'nun ölümünün bir kaza olmayabileceğine dair soruşturmada güçlü şüpheler bulunduğunu söyledi.

"Muhsin Yazıcıoğlu'nun cinayeti diyoruz artık şu an, çünkü çok kuvvetli şüpheler var," diyen Gürlek, soruşturma kapsamında Elazığ'da yapıldığı öne sürülen bir toplantıya ilişkin bulgular bulunduğunu anlattı.

Gürlek, Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopterin pilotuyla bağlantılı bir kişinin, FETÖ'nün "mahrem imamları" olduğu belirtilen kişilerle Elazığ'da toplantıya katıldığı yönünde tespit bulunduğunu söyledi.

Bakan, Adil Öksüz ve Kemal Batmaz'ın da bu toplantıda bulunduğunu belirterek, "Adil Öksüz'ün kim olduğunu biliyorsunuz; darbenin ana sorumlularından birisi ve Muhsin Yazıcıoğlu'nun cinayeti diyoruz artık şu an, çünkü çok kuvvetli şüpheler var," ifadelerini kullandı.

Gürlek ayrıca Adil Öksüz'ün Yazıcıoğlu'nun ölümünden bir gün önce Türkiye'den ayrıldığını söyledi.

Bakan, soruşturmanın ilk operasyonunda özellikle Gülen yapılanmasıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen örgüt mensupları ve askeri personel üzerinde durulduğunu da kaydetti.

Gürlek'in "cinayet" ifadesi soruşturma makamlarının değerlendirmesine dayanıyor. Yazıcıoğlu'nun ölümünün cinayet olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.

Gürlek: 'Maddi gerçek ortaya çıkarılacak'

Gürlek, 25 Eylül'deki ikinci dalga operasyonunun ardından yaptığı açıklamada da soruşturmanın sürdürüleceğini belirtti.

"Aradan geçen süre ne olursa olsun, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi için soruşturmayı kararlılıkla sürdüreceğiz," ifadelerini kullandı.

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici de soruşturmanın yeniden genişletilmesinin ardından yaptığı açıklamada, Yazıcıoğlu'nun ölümünün ardından geçen yıllarda dosyanın kapatılmasına yönelik girişimlerde bulunulduğunu savundu.

Destici, "Adaletin gecikmiş olması, ondan vazgeçilmesini gerektirmez," diyerek, beklentilerinin olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması olduğunu söyledi.

Ne olmuştu?

BBP'nin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009'da yerel seçim çalışmaları kapsamında Kahramanmaraş'tan Yozgat'a giderken içinde bulunduğu helikopterin Göksun ilçesi yakınlarındaki Keş Dağı'na düşmesi sonucu hayatını kaybetti.

Kazada Yazıcıoğlu'nun yanı sıra pilot Kaya İstektepe, BBP yöneticileri ve gazeteci İsmail Güneş'in de aralarında bulunduğu toplam altı kişi yaşamını yitirdi.

Kazanın ardından arama-kurtarma çalışmalarında yaşanan gecikmeler ve helikopterdeki bazı teknik parçaların sonradan söküldüğünün ortaya çıkması, olayın yıllarca tartışılmasına neden oldu.

Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 2011 yılında izlediği bir görüntüde bazı kişilerin helikopterin bazı parçalarını sökerken görüldüğünü belirterek, "Helikopterin beynini keçiler sökmedi ya," ifadelerini kullanmıştı.

Gül'ün talimatıyla harekete geçen Devlet Denetleme Kurulu (DDK) da Yazıcıoğlu'nun ölümünü incelemiş ve olayla ilgili şüpheli noktalar bulunduğunu değerlendirmişti.

DDK raporunda özellikle arama-kurtarma sürecine ilişkin, "Devletin topyekûn seferber olmasına rağmen istenen netice alınamamış ve ağır bir kamu hizmet kusuru ortaya çıkmıştır," değerlendirmesine yer verilmişti.

Yargıtay 2018'de kararı kaldırdı

Yazıcıoğlu'nun ölümünün ardından çok sayıda soruşturma ve dava yürütüldü.

2018 yılında Yargıtay, olayla ilgili bazı kamu görevlileri hakkında verilen "kovuşturmaya yer yoktur" kararını kaldırdı.

2021 yılında ise dokuz üst düzey kamu görevlisinin yargılandığı davada üç sanığa "görevi kötüye kullanma" suçundan 1 yıl 2'şer ay hapis cezası verildi, altı sanık beraat etti.

Dönemin Kahramanmaraş Valisi Mehmet Niyazi Tanılır, eski İl Jandarma Komutanı Albay Akgün ve eski İl Emniyet Müdürü Necdet Çelikbilek hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan verilen hapis cezalarında, sanıkların yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak indirim uygulandı.

Dosya yıllar boyunca farklı soruşturmalar ve yargı süreçleriyle gündemde kaldı. 2026'da soruşturmanın yeniden genişletilmesiyle birlikte Yazıcıoğlu'nun ölümünde Gülen yapılanmasının olası rolüne ilişkin iddialar da dosyanın merkezindeki başlıklardan biri haline geldi.

Muhsin Yazıcıoğlu kimdir?

Muhsin Yazıcıoğlu, 1954 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Elmalı köyünde doğdu.

Üniversite eğitimi için gittiği Ankara'da siyasi faaliyetlere katılan Yazıcıoğlu, 1977 yılında Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı oldu, bir yıl sonra ise genel başkanlığa geçti.

Ülkücü Gençlik Derneği'nin kurucu genel başkanlığını yapan Yazıcıoğlu, Milliyetçi Hareket Partisi'nde (MHP) de Genel Başkan Müşavirliği görevinde bulundu.

12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından tutuklanan Yazıcıoğlu, yaklaşık 7,5 yıl Mamak Cezaevi'nde kaldı.

1987'de Alparslan Türkeş'in liderliğindeki Milliyetçi Çalışma Partisi'ne (MÇP) katıldı. 1991 seçimlerinde Sivas milletvekili seçildi.

1992 yılında MÇP'den ayrılan Yazıcıoğlu, bir yıl sonra Büyük Birlik Partisi'ni kurdu.

2007 genel seçimlerinde Sivas'tan bağımsız milletvekili seçilerek yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girdi.

Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009'da seçim çalışmaları kapsamında Kahramanmaraş'tan Yozgat'a giderken geçirdiği helikopter kazasında, beraberindeki beş kişiyle birlikte hayatını kaybetti.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Adalet Bakanı Gürlek: 'Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında FETÖ'nün karanlık izleri araştırılıyor'

Muhsin Yazıcıoğlu'nun Keş Dağı'nda ölümünün üzerinden 10 yıl geçti

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 36 kişi daha tutuklandı