İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, konsolosluğun kapanmayacağını, perşembe gününden itibaren 'İngiltere’nin Kudüs Misyonu' adıyla faaliyet göstereceğini vurguladı.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerine yönelik İngiliz yaptırımlarına karşılık olarak, İngiltere’nin Doğu Kudüs’teki Başkonsolosluğunun perşembe günü “faaliyetlerini durduracağını” söyledi.
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband ise konsolosluğun kapanmayacağını, perşembe gününden itibaren “İngiltere’nin Kudüs Misyonu” olarak faaliyet göstereceğini belirtti.
Sosyal medyadan açıklama yapan Saar, 20 diplomatın “görevlerini sona erdireceğini” ve İsrail’den ayrılacağını söyledi. Faaliyet alanı “çok sınırlı” olacak en fazla yedi diplomattan oluşan küçük bir ekibin ise binada çalışmayı sürdürmesine izin verileceğini kaydetti.
Saar, “Bunun bu noktaya gelmesini istemedik ancak İşçi Partisi hükümetinin adımları bizi buraya getirdi,” diye yazdı.
Miliband, açıklamasında İsrail hükümetinin Kudüs’te yaklaşık 200 yıldır faaliyet gösteren İngiltere Başkonsolosluğunu kapatma konusunda yasal yetkisi olduğunu kabul etmediklerini vurguladı.
Misyonun adının değişmesine ilişkin Miliband, “Birleşik Krallık’ın Kudüs Misyonu bağımsızdır, faaliyetlerini sürdürüyor ve hayati hizmetler sunmaya ve Filistin halkıyla yürüttüğümüz çalışmalara devam edecek,” dedi.
Miliband, bazı çalışanların ve ailelerinin güvenlik gerekçesiyle “geçici olarak geri çekildiğini” de ekledi.
İsrail, Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlere yönelik İngiliz yaptırımlarına karşılık olarak eylül ayında konsolosluğu kapatacağını açıklamıştı.
Miliband, geçen ayın başında parlamentoda yaptığı konuşmada, “işgal altındaki topraklardaki yasa dışı yerleşimlerden gelen ürünlere ithalat yasağı” getireceklerini duyurmuştu. Batı Şeria’nın bazı bölgelerinde “yerleşimci teröristleri” “etnik temizlik” yapmakla suçlamıştı.
Saar ise Miliband’ın açıklamalarına tepki göstererek suçlamaları “akıl almaz yalanlar” diye nitelendirmişti.
İngiltere Başbakanı Andy Burnham, önlemleri “İsrail halkını değil, mevcut İsrail hükümetinin kabul edilemez politikalarını hedef alan, dikkatle belirlenmiş ve hedefe yönelik adımlar” olarak tanımlamıştı.