Bize Ulaşın
Reklam

AB'nin bütçe görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadı: Takvim belirsizleşti

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen (solda), Brüksel’deki AB zirvesinin yuvarlak masa toplantısında Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile birlikte. 15 Ekim 2026
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen (solda), Brüksel’deki AB zirvesinin yuvarlak masa toplantısında Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile birlikte. 15 Ekim 2026 -  ©  AP Photo/Geert Vanden Wijngaert Copyright 2026 The Associated Press. All rights reserved.
© AP Photo/Geert Vanden Wijngaert Copyright 2026 The Associated Press. All rights reserved.
By Luca Bertuzzi & Jorge Liboreiro
Yayınlanma Tarihi •Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

AB liderleri, perşembe günkü zirvede bir sonraki uzun vadeli bütçeye ilişkin kırmızı çizgilerini korurken bazıları aralıkta anlaşmaya varma hedefini reddetti. Müzakereleri devralması beklenen Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın birkaç hafta içinde yeni bir uzlaşma önerisi sunması öngörülüyor.

Avrupa Birliği (AB) liderleri, birliğin bir sonraki uzun vadeli bütçesi konusunda geri adım atmazken yıl sonuna kadar anlaşmaya varılıp varılamayacağını da açıkça sorgulamaya başladı.

REKLAM
REKLAM

Takvimin sarkması, önemli gecikmelere yol açabileceği gibi müzakerelerin bir dizi ülkedeki seçimlerle çakışmasına da neden olabilir.

Üye ülkeler bugüne kadar Aralık 2026’ya kadar nihai anlaşmaya varma hedefini benimsiyordu. Ancak perşembe günü Brüksel’de düzenlenen ve görüşmelerin beklenenden uzun sürdüğü zirvede, giderek daha fazla hükümet bu takvime uymanın gerçekten gerekli olup olmadığını sorguladı.

İsveç’in geçici hükümetine başkanlık eden Başbakan Ulf Kristersson, "Bu ay anlaşmaya varamayacağız. Gelecek ay da varamayacağız. Yıl sonundan önce anlaşmaya varmanın mümkün olup olmadığını bile bilmiyorum," dedi ve "Bence acelemiz yok," diye ekledi.

Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, liderlerin Çok Yıllı Mali Çerçeve (MFF) olarak adlandırılan bir sonraki yedi yıllık bütçe üzerinde en geç aralık ayında oybirliğiyle anlaşması gerektiğini aylardır tekrarlıyor.

Costa, görüşmelerin 2027’ye sarkması halinde bütçenin 1 Ocak 2028’de uygulanmaya başlaması için gereken karmaşık yasama çalışmalarını tamamlamaya yeterli zaman kalmayacağı uyarısında bulunuyor.

AB dönem başkanı İrlanda’nın bütçenin toplam büyüklüğünü 141 milyar euro azaltmayı öngören uzlaşma önerisinin büyük ölçüde reddedildiği zirve sonuçsuz kaldı. Bunun ardından, beklendiği üzere müzakereleri Costa devralacak.

Avrupa Konseyi Başkanı’nın birkaç hafta içinde İrlanda’nınkinden tamamen farklı bir yaklaşıma dayanması beklenen yeni bir müzakere önerisi sunması planlanıyor. AB liderleri, 26 Kasım’da olağanüstü zirveye çağrıldı.

Costa’nın önerisinin özellikle üye ülkelerin katkılarını düşük tutması, bütçeyi finanse etmek için AB genelinde uygulanacak yeni bir vergi paketi içermesi ve öngörülemeyen harcamalar için yeterli esneklik sağlaması bekleniyor. İrlanda’nın önerisi, bu harcamalara ayrılan bütçe kaleminde önemli kesintiler öngörüyordu.

Zirve başlamadan önce bile ortak sonuç bildirgesi taslağında takvime ilişkin ifadeler yumuşatılmış, açıkça belirtilen "yıl sonuna kadar nihai anlaşmaya varma hedefi" geri plana çekilmişti.

Nihai metinde ise "2026 sonundan önce varılacak bir anlaşmanın, AB fonlarının Ocak 2028’de yararlanıcılara kesintisiz ulaşmasını sağlamak için gerekli olan yasal düzenlemelerin 2027’de kabul edilmesine olanak tanıyacağı" belirtildi.

Zirve öncesinde konuşan bazı liderler, kendilerini yıl sonu takvimine bağlı hissetmediklerini açıkça ifade etti. Bu liderlere göre, yapay bir son tarihe yetişmek uğruna kötü bir anlaşmayı kabul ettiklerini kendi kamuoylarına anlatmak son derece zor olurdu.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, çarşamba günü Senato’da yaptığı konuşmada, "Tarih, içerikten daha önemli hale gelemez," dedi.

"Sırf son tarihe yetişmek için bize avantaj sağlamayan bir anlaşmayı imzalamayacağız. Ancak İtalya için doğru olduğunda anlaşma imzalayacağız."

Ancak "iyi bir anlaşmanın" nasıl olması gerektiği konusunda uzlaşı yok. Her hükümet AB bütçesine mümkün olduğunca az katkı yaparken bütçeden mümkün olduğunca fazla pay almak istiyor.

Temel ayrışma iki grup arasında yaşanıyor. Almanya’nın öncülüğündeki, AB bütçesine aldığından fazla katkı sağlayan altı ülkeden oluşan ve "tutumlular" olarak anılan grup, bütçenin toplam büyüklüğünde ciddi kesintiler istiyor.

Güney ve doğu Avrupa’daki 17 ülkeden oluşan Uyumun Dostları grubu ise en yoksul bölgelere yönelik geleneksel finansman programlarını korumaya çalışıyor.

Ancak bu grupların kendi içlerinde de farklı öncelikler var. Uyumun Dostları grubundaki İspanya ve İtalya gibi bazı ülkeler tarım fonlarına özel önem veriyor. Baltık ülkeleri gibi diğer üyeler ise Rusya’ya yakınlıkları nedeniyle savunma harcamalarını artırmak istiyor.

Tutumlular arasında Almanya ve İsveç en sert tutuma sahip ülkeler olarak görülürken Finlandiya tarım desteklerini önemsiyor. Birliğin ikinci büyük ekonomisi Fransa ise Avrupa’ya ilişkin hedefleri ile hızla büyüyen bütçe açığı arasında sıkışmış durumda ve henüz tarafını seçmiş değil.

Belçika ve Lüksemburg da gruplar arasında kararsız kalıyor.

Hollanda Başbakanı Rob Jetten, "Sonuçta iyi bir Çok Yıllı Mali Çerçeve’ye ihtiyacımız var. Elbette herkes hızlı ilerlemek istiyor. Ama iyi bir anlaşmaya varmak, kötü bir anlaşmayı kabul etmekten daha önemli," dedi.

Başka bir deyişle, ülkeler kırmızı çizgilerinde öylesine ısrarcı ve uzlaşma alanı o kadar dar ki şu an ortak bir noktada buluşmak pek mümkün görünmüyor.

Brüksel’de hassas konulardaki anlaşmalar genellikle ancak yoğun zaman baskısı altında sağlanıyor. Çünkü taraflar son dakikaya kadar taviz vermek zorunda hissetmiyor. Dolayısıyla takvime bağlı olmadığını söylemek, müzakerelerde mevcut tutumunu korumaya yönelik bir taktik de olabilir.

AB yetkilileri açısından finansman programlarının gecikmesi ihtimalinden daha da kaygı verici olan ise Fransa, İtalya, Polonya, Finlandiya, Estonya, Slovakya ve Yunanistan’da 2027’de yapılacak seçimler.

Bazı yetkililer, bu yıl sonuna kadar anlaşmaya varılamaması halinde sürecin 2027 sonbaharına sarkmasından korkuyor.

Özellikle Paris kaygı yaratıyor. Aşırı sağcı aday Marine Le Pen, şu anda cumhurbaşkanlığı yarışının favorisi olarak görülüyor. Le Pen, Fransa’nın yıllık katkısını 5 milyar euroyla sınırlama sözü verdi. Bu, mevcut yaklaşık 8 milyar euroluk katkıda ciddi bir kesinti anlamına geliyor.

Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ise seçmenlerin 29 Kasım’da sandığa gideceği İspanya ile eylülde seçim yapılan İsveç’teki siyasi süreçlerin "bazı sorunlar yaratmasının muhtemel olduğunu" söyledi.

Hristodulidis, yıl sonuna kadar anlaşmaya varılması gerektiğini yineledi. Bu hedefi hâlâ açıkça savunan az sayıdaki AB liderinden biri de o.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Avrupa'dan notlar: AB liderleri enerji, bütçe ve Çin gündemiyle toplanıyor

İrlanda, AB bütçesinde 141 milyar euro kesinti yapılmasını önerdi

Brüksel, bütçe sıkıntısı yaşayan Kiev'e reformları hızlandırma çağrısı yaptı