Bize Ulaşın
Reklam

Fransa’da protestolar öncesi güvenlik önlemleri artırıldı: Ülke genelinde 500 eylem planlanıyor

13 Ekim 2026'da Paris’te, yetersiz kaynaklı okulları protesto yürüyüşü sırasında polis öğrencilerin üzerine koşuyor.
Paris'te yetersiz kaynaklı okulları protesto yürüyüşü sırasında polis, öğrencilere doğru koşuyor, 13 Ekim 2026. -  ©  AP Photo
© AP Photo
By Estelle Nilsson-Julien
Yayınlanma Tarihi •Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Fransa hükümeti, hayat pahalılığına karşı 17 Ekim Cumartesi günü ülke genelinde düzenlenmesi planlanan ve öğrenci gruplarının da katılacağı protestolar sırasında olası çatışmalara karşı güvenlik önlemlerini artırıyor.

Fransa hükümeti ve güvenlik güçleri, cumartesi günü ülke genelinde düzenlenmesi planlanan geniş çaplı protestolar öncesinde alarma geçti. Kendilerini “Sarı Yelekliler” (Gilets Jaunes) olarak tanımlayan sendikalar ve vatandaşlar, hayat pahalılığını ve akaryakıt fiyatlarındaki artışı protesto etmek için sokağa çıkmaya hazırlanırken, çok sayıda öğrencinin de gösterilere katılması bekleniyor.

REKLAM
REKLAM

Fransa İçişleri Bakanlığına yakın bir kaynağa göre, cumartesi günü ülke genelinde 500 eylem ve yaklaşık 90 protesto gösterisi düzenlenmesi planlanıyor.

Gösteriler, öğretmen eksikliği, aşırı kalabalık sınıflar ve eskiyen okul altyapısı gibi çeşitli sorunlara karşı öğrencilerin dört haftadır sürdürdüğü protestoların ardından geliyor.

Öğrenci gösterilerinin büyük bölümü barışçıl geçse de olaylara karışan gruplarla güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşandı. Öte yandan, polisin aşırı güç kullandığı yönündeki iddialar ve şiddet olayları geniş çaplı eleştirilere neden oldu.

Yetkililer Paris ve diğer büyük kentlerde şiddet olaylarından endişeli

Cumartesi günü düzenlenecek protestolar öncesinde yetkililer, Paris başta olmak üzere büyük kentlerde şiddet olaylarının yaşanabileceğini değerlendiriyor.

Söz konusu kaynak, Euronews’e yaptığı açıklamada, aşırı sol hareketin güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelinmesine yol açabilecek girişimlerde bulunabileceğini ve gösteri güzergâhları boyunca oluşturulan güvenlik kordonlarını aşmaya çalışabileceğini belirtti.

Kaynak ayrıca, önemli ulaşım güzergâhları ile kritik altyapı tesislerinin bloke edilmesine “müsamaha gösterilmeyeceği” uyarısında bulundu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da cuma günü yaptığı açıklamada, gösteri yapma hakkına “tam anlamıyla saygı duyulduğunu” ancak bu hakkın “insanlara ve mülklere saygıyla birlikte kullanılması gerektiğini” söyledi.

Macron, “Bu nedenle sükûnet ve saygı çağrısında bulunuyorum. Bu haklar korunmalı,” dedi.

Polis müdahaleleri mercek altında

Fransız güvenlik güçleri, son haftalarda polisin şiddet uyguladığına ilişkin çeşitli iddiaların ardından giderek artan bir inceleme ve eleştiriyle karşı karşıya.

Olaylardan birinde, 15 yaşındaki bir öğrencinin polis tarafından atılan plastik mermiyle vurulduktan sonra bir gözünü kaybettiği öne sürüldü. Ayrı bir olayda ise 14 yaşındaki bir çocuğun, polise ait bir şok bombasını yerden almasının ardından elini kaybettiği bildirildi. Her iki olayın koşullarına ilişkin soruşturmalar sürüyor.

İkinci olayın ardından Fransa, belirli türdeki şok bombalarının kullanımını askıya aldı.

Ancak Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, cuma günü verdiği röportajda, gösteriler sırasında “ciddi kentsel şiddet olaylarının” yaşanması durumunda 17 Ekim’de şok bombalarının kullanımına izin verileceğini söyledi. Nuñez, bu tür mühimmatın “her şey yolunda giderken asla kullanılmadığını” da vurguladı.

Nuñez, salı günü Fransa Senatosunda yaptığı açıklamada, öğrenci protestoları sırasında polisin şiddet uyguladığı iddialarına ilişkin 36 soruşturma başlatıldığını bildirdi. Bu dosyalardan dördünün sakatlanmaya yol açan yaralanmalarla, altısının ise ciddi yaralanmalarla ilgili olduğunu belirten Nuñez, diğer soruşturmaların darp, hakaret ve cinsel şiddet iddialarını kapsadığını kaydetti.

17 Ekim gösterilerinin, 2018 yılında hükümetin akaryakıt ve motorin vergilerini artırma planına tepki olarak ortaya çıkan taban hareketi Sarı Yelekliler’in yeniden sahneye çıkmasına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.

Sarı Yelekliler, aylar boyunca her hafta sonu ülke genelinde kavşakları, otoyolları ve akaryakıt depolarını bloke eden eylemler düzenlemişti. Bu süreçte protestocular ile polis arasında zaman zaman gergin çatışmalar yaşanmıştı.

Öte yandan Fransa hükümeti, parlamentoda çoğunluğun bulunmadığı siyasi ortamda kemer sıkma önlemleri içeren bütçeyi kabul ettirmeye çalışırken, ciddi bir kamu borcu kriziyle de mücadele ediyor.

Polis sendikasından devlete suç duyurusu

Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, perşembe günü yaptığı açıklamada, protestoların başlangıcından bu yana 937 polis ve jandarma personelinin yaralandığını bildirdi. Lecornu, 248 öğrenci ile 149 eğitim çalışanının da yaralandığını belirterek, bu sayının Fransa Eğitim Bakanlığının kayıtlarına geçen en yüksek yaralanma sayısı olduğunu söyledi.

Lecornu, “ortaöğretim öğrencilerinin hareketinin” bir “kentsel şiddet dalgasına” dönüştüğü uyarısında bulundu.

Fransa’nın en büyük polis sendikalarından Alliance Police Nationale ise salı günü yaptığı açıklamada, devlete karşı “başkalarının hayatını tehlikeye atmak” suçlamasıyla şikâyette bulunacağını duyurdu.

Sendika, ortaöğretim öğrencilerinin protestoları boyunca polis memurlarına verilen “çelişkili emirleri” kınadı. Açıklamada, polislerin şiddete maruz bırakıldığı ve “kamuoyunun düşmanlığı karşısında savunmasız bırakıldığı” ifade edildi.

Sendika, “Cumhurbaşkanının [Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron] olaylara karışanlara yönelik empati ifadeleri ve diyalog vurgusunun ardından, şimdi de belirsiz talimatlar, çelişkili emirler ve yüzeysel kamuoyu açıklamalarıyla karşı karşıyayız!” ifadelerini kullandı.

Açıklamada, “Laurent Nuñez’in kamuoyuna yaptığı açıklamalar ile emir-komuta zinciri boyunca sözlü olarak iletilen talimatlar arasındaki tutarsızlık artık tahammül edilemez bir noktaya ulaştı,” denildi.

Aşırı sol çizgideki Boyun Eğmeyen Fransa (La France Insoumise) partisi, hükümet ve siyasi rakipleri tarafından kışkırtıcı söylemlerle şiddeti teşvik etmek ve toplumsal huzursuzluğu körüklemekle suçlandı.

Parti lideri Jean-Luc Mélenchon, 30 Eylül’de yaptığı konuşmada destekçilerine “polis şiddetine karşı durma” çağrısında bulundu. Mélenchon, “Hiçbir şey unutulmayacak ve hiç kimse affedilmeyecek,” ifadelerini kullandı.

Mélenchon, daha sonra sözlerine açıklık getirerek barışçıl protesto yöntemlerini desteklediğini belirtti.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Fransa’da yük treni ile yolcu otobüsü çarpıştı: En az 19 yaralı

Fransa’da kadın cinayetlerinde artış: 2025’te 111 kadın öldürüldü

Fransa'da öğrenci protestoları: Gençlerin öfkesi cumhurbaşkanlığı yarışını etkileyebilir mi?