Bize Ulaşın
Reklam

Fransa’da kadın cinayetlerinde artış: 2025’te 111 kadın öldürüldü

Paris’in karanlık bir sokağında, bir grup kadın “şiddet” kelimesini bir duvara yapıştırıyor.
Paris'in karanlık bir sokağında, bir grup kadın "şiddet" kelimesini duvara yapıştırıyor. -  ©  AP Photo
© AP Photo
By Jean-Philippe Liabot
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Fransa İçişleri Bakanlığı, çiftler arasındaki şiddete bağlı ölümlere ilişkin 2025 yılı raporunu yayımladı. Rapora göre, yıl boyunca 136 kişi hayatını kaybetti. Bulgular, bu trajedilerin boyutunu ve öncesinde görülen uyarı işaretlerini ortaya koyuyor.

Fransa’da polis ve jandarma kayıtlarına göre, 2025 yılında çiftler arasındaki şiddet sonucu 136 kişi hayatını kaybetti. Bu sayı, 138 kişinin öldürüldüğü 2024 yılına kıyasla yüzde 1’lik düşüşe işaret ediyor. Verilere göre, Fransa’da bu tür şiddet olaylarında ortalama her üç günde bir kişi yaşamını yitiriyor. Bulgular, İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan Çiftler Arasındaki Şiddete Bağlı Ölümler Ulusal Araştırması’nda yer aldı.

REKLAM
REKLAM

Cinsiyete göre dağılım incelendiğinde, kadınların şiddetin başlıca mağdurları olmaya devam ettiği görülüyor. 2025’te 111 kadın, partneri veya eski partneri tarafından öldürüldü. Bu sayı, 2024’teki 107 vakaya göre yüzde 4 artış anlamına geliyor. Kadınlar, toplam kurbanların yüzde 82’sini oluşturuyor.

Buna karşılık, öldürülen erkeklerin sayısı bir yılda yüzde 19 azalarak 2024’teki 31’den 2025’te 25’e geriledi. Erkekler toplam kurbanların yüzde 18’ini oluşturdu.

Euronews’in incelediği raporda, 2025 yılında 445 cinayete teşebbüs vakası da kaydedildi. Bu sayının bir önceki yıla göre artması, özel yaşam alanlarında yaşanan şiddetin boyutunu ortaya koyuyor.

Ayrılıklar ve tartışmalar trajedilerin başlıca nedenleri arasında

Ölümle sonuçlanan aile içi şiddet vakalarının failleri büyük ölçüde erkeklerden oluşuyor. Faillerin yüzde 82’si erkek.

Vakaları tetikleyen başlıca etkenler arasında 36 olayda tartışmalar, 30 olayda ise kabullenilmeyen ayrılıklar yer aldı. Bu iki durum, incelenen vakaların yaklaşık yarısını oluşturdu.

Şiddet olayları en sık evlerde meydana geldi. Vakaların yüzde 76’sı ev ortamında yaşandı. En çok kullanılan silahlar yüzde 58 ile bıçak ve diğer kesici aletler olurken, ateşli silahlar yüzde 34 ile ikinci sırada yer aldı.

Şiddetin sonuçları çocukları da etkiledi. 2025 yılında bu olaylar nedeniyle 106 çocuk annesini, babasını veya her iki ebeveynini kaybetti. Ayrıca çiftler arasındaki anlaşmazlıklarla bağlantılı dokuz çocuk öldürme vakası kaydedildi.

Şubat 2025’te Val-d’Oise bölgesine bağlı Franconville’de yaşanan olay, şiddetin trajik sonuçlarından biri oldu. Bir yaşındaki kız çocuğu babası tarafından öldürüldü; baba daha sonra intihar etti. Çiftin geçmişinde aile içi şiddet bulunduğu ve tarafların daha önce adli denetime tabi tutulduğu belirtildi.

Cinayetlerden önce yaşanan şiddet çoğu zaman yetkililerce biliniyordu

Rapora göre, öldürülen kadınların yüzde 37’si daha önce şiddete maruz kalmıştı. Bu kadınların yüzde 61’i yaşadıklarını polise veya jandarmaya bildirmiş, bu gruptakilerin yüzde 88’i ise resmî şikâyette bulunmuştu.

Ancak bu bildirimlere rağmen cinayetler sırasında koruyucu tedbirlerin son derece sınırlı olduğu görüldü. Mağdurlardan yalnızca birinde acil durumlarda kullanılabilen “ciddi tehlike” telefonu (TGD), bir diğerinde ise alarm düğmesi bulunuyordu.

Raporda ayrıca vakaların yüzde 36’sında, olay sırasında failde veya mağdurda muhakeme yetisini etkileyebilecek en az bir madde tespit edildiği belirtildi. Bunlar arasında alkol, uyuşturucu maddeler ve psikotrop ilaçlar yer aldı.

Cinsel şiddetle mücadeleye yönelik kapsamlı yasa tasarısı Senatoya gidiyor

Cinsiyet temelli ve cinsel şiddetle mücadele, Emmanuel Macron’un ilk cumhurbaşkanlığı döneminde (2017-2022) ulusal öncelik ilan edilmişti. Ancak 11 yaşındaki Lyhanna’nın kaçırılması, tecavüze uğraması ve öldürülmesinin ardından yaşanan toplumsal tepki ve seferberlik sonucunda, kapsamlı ve farklı siyasi grupların desteğini alan bir yasa tasarısı ancak bu yıl gündeme geldi.

Ulusal Meclisteki sekiz siyasi grubun desteklediği cinsiyet temelli ve cinsel şiddetle mücadele yasa tasarısı, şikâyetlerin çok erken aşamada kapatılmasını önlemek için asgari soruşturma standartları belirlenmesini, uzmanlaşmış polis birimleri ve yargı organları kurulmasını öngörüyor.

Tasarı ayrıca 2032’den itibaren okullarda şiddetin daha iyi tespit edilmesi amacıyla her yıl zorunlu görüşmeler yapılmasını ve çocuk mağdurlar için kapsamlı bir destek ve bakım süreci oluşturulmasını içeriyor.

Tasarı, salı günü Ulusal Meclis'te yapılan oylamada 503 kabul ve sıfır ret oyuyla oy birliğiyle kabul edildi. Düzenlemenin yasalaşması için şimdi Senatoda görüşülmesi gerekiyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Rusya'da İsveç vatandaşı gözaltına alındı: Esir takası gündemde

BBC'den J.K. Rowling belgeseli: Tartışmalı Harry Potter yazarı

Kadın cinayetleri: Hangi AB ülkeleri sürekli olarak en yüksek oranları bildiriyor?