Eski ABD Kara Kuvvetleri Korgenerali Ben Hodges, Washington’ın izlediği politikanın Ukrayna’nın savunma kapasitesini zayıflattığı uyarısında bulunurken, eski ABD’nin NATO Daimi Temsilcisi Kurt Volker ise Avrupa’ya, ABD desteğinin azalacağı bir geleceğe hazırlıklı olması çağrısı yaptı.
Emekli ABD Kara Kuvvetleri Korgenerali Ben Hodges, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Ukrayna’nın Rusya’ya karşı savunma kapasitesini bilinçli biçimde zayıflattığını öne sürerek, yönetimin attığı adımların “tamamen öngörülebilir” olduğunu söyledi.
Euronews’e konuşan Hodges, “Trump’ın Ukrayna’yı desteklemesi hiçbir zaman söz konusu değildi. Rusya’nın tarafını tutacaktı; bunun işaretleri en başından beri ortadaydı,” dedi.
Frankfurt’taki evinden verdiği röportajda Hodges, “Bu yönetimin Rusya konusunda, Ukrayna’nın lehine ya da aleyhine ne yaptığını dürüstçe açıkladığına güvenmiyorum. Ukrayna’ya yaptıkları tamamen öngörülebilirdi,” ifadelerini kullandı.
Hodges’a göre ABD’nin son dönemde Ukrayna’nın savunma imkânlarını ve Rus bombardımanlarına karşılık verme kapasitesini kısıtlayan kararları, Kiev’i savaşın sona ermesi karşılığında toprak vermeye zorlamayı amaçlıyor.
Hodges, “Bu, yönetimin en başından beri izlediği hedef. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, göreve geldikten sonraki ilk haftalarda savaşı bitirmek için Ukrayna’nın bazı topraklardan vazgeçmesi gerekeceğini söyledi. Sanki Manhattan’da bir gayrimenkul anlaşması yapılıyormuş gibi konuştu,” dedi.
Trump, Rusya’nın petrol tesislerine yönelik saldırıların durdurulmasını istedi
ABD Başkanı Donald Trump, son günlerde Ukrayna’dan, Kremlin’in geniş çaplı işgaline karşı yürüttüğü askeri harekât kapsamında Rusya’daki dizel rafinerilerini hedef almayı bırakmasını istedi.
Ukrayna yönetimi, Rusya’nın da Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını durdurması halinde bu talebi kabul edebileceklerini bildirdi. Ancak Kremlin bu öneriyi reddetti.
Trump ayrıca, Rusya’ya yönelik iki partinin desteğiyle hazırlanan yeni yaptırımların yürürlüğe girmesine günler kala yaptırımları askıya aldı. Cumhuriyetçi senatör Lindsey Graham’ın adıyla anılan yasa tasarısı kapsamındaki önlemler arasında, Rus petrolünün başlıca alıcılarına uygulanacak gümrük tarifeleri de bulunuyordu.
Bu gelişmelerin ardından Ukrayna, Elon Musk’a ait ancak ABD’nin kontrolünde bulunan Starlink uydu iletişim sistemine erişimde sorunlar yaşadı. Ukrayna ordusu, çoğunlukla İran menşeli Şahed tipi insansız hava araçları olmak üzere jet motorlu İHA’ları önlemek için sistemden yararlanıyor.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, saatte 161 kilometreyi aşan hızlarda hareket eden araçlara karşı sistem erişiminin kısıtlanması nedeniyle ordunun bu ölümcül İHA’ları artık önleyemediğini söyledi.
Geçen hafta Brüksel’de gazetecilere konuşan Zelenskiy, yaşananları “acı verici” olarak nitelendirerek kısıtlamalar nedeniyle hayatını kaybedenlere dikkat çekti.
Trump ayrıca Ukrayna’da seçim yapılması ve Zelenskiy’nin görevden ayrılması çağrısında bulundu.
ABD Başkanı, şubat ayında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından enerji fiyatlarında yaşanan yükselişe rağmen, dizel fiyatlarındaki artıştan Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik saldırılarını sorumlu tuttu.
Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin normal koşullarda geçtiği kritik Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığının aksaması da enerji piyasalarındaki baskıyı artırdı.
Patriot füzelerinin Ukrayna’ya teslimatında belirsizlik
Washington, Avrupa ülkelerinin finansmanını sağladığı Patriot hava savunma füzelerinin Ukrayna’ya teslimatı nedeniyle de eleştirilerin odağında.
NATO’nun Öncelikli Ukrayna İhtiyaçları Listesi (PURL) kapsamında Avrupalı müttefikler ve Kanada, Ukrayna için ABD üretimi silah ve önleme füzeleri satın alıyor.
Ancak Patriot sistemlerindeki küresel tedarik sıkıntısı, Kiev’in hava savunma kapasitesini yeniden güçlendirme çabalarını zorlaştırıyor. ABD’nin İran’daki askeri operasyonları da ülkenin stokları üzerindeki baskıyı artırıyor.
Bir NATO yetkilisi Euronews’e yaptığı açıklamada, PURL kapsamındaki teslimatların sürdüğünü söyledi ancak Patriot sevkiyatlarına ilişkin özel bir değerlendirmede bulunmadı.
Hodges, Washington ile Kiev arasında yakın zamanda bir uzlaşmaya varılabileceği konusunda karamsar olduğunu belirterek mevcut çıkmazın bilinçli bir politika tercihinin sonucu olduğunu savundu.
“Bu yönetimin Patriot hava savunma sistemlerini sağlayacağına dair en ufak bir umut yok” diyen Hodges, “Başka ülkelerin de bu sistemleri Kiev’e teslim etmesini engelliyorlar” ifadelerini kullandı.
Zelenskiy de belirli Rus füze saldırılarına karşı savunmada kritik öneme sahip Patriot önleme füzelerinin teslimatının geciktiğini söyledi.
Zelenskiy salı günü yaptığı açıklamada, “Yeni bir füze paketi hâlâ Sayın Hegseth’in imzasını bekliyor” dedi.
İtalyan basınına verdiği röportajda Zelenskiy, Avrupa ülkelerinin de kendi stoklarındaki Patriot önleme füzelerini Ukrayna’ya gönderebilmek için ABD’nin onayını beklediğini belirtti.
Hodges, “Yönetimin Patriot önleme füzeleri ve istihbarat konusundaki adımlarının tamamı, Ukrayna’yı korkunç bir sonucu kabul etmeye zorlamayı amaçlıyor. Bu senaryoda Ukrayna, Rusya’nın ele geçirdiği toprakları, hatta belki daha fazlasını elinde tutmasına razı olmak zorunda kalacak” diye konuştu.
Trump’ın ilk başkanlık döneminde ABD’nin NATO Daimi Temsilcisi olarak görev yapan eski büyükelçi Kurt Volker de ABD yönetiminin politikalarını eleştirdi.
Volker, “Trump’ın yaptıklarının korkunç yanı, Ukraynalılar için gerçek dünyada yaşamla ölüm arasındaki farkı belirleyen sonuçlar doğurması” dedi.
Avrupa’ya Rusya karşısında daha sert tutum çağrısı
Hodges ve Volker, Avrupa ülkelerinin Rusya’nın hibrit saldırılarına karşı daha kararlı adımlar atması gerektiğini savundu.
İki isim, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Washington’ın Moskova’dan yana hareket ettiğine inanması halinde Kremlin’in saldırılarını yoğunlaştırma konusunda cesaretlenebileceği uyarısında bulundu.
NATO ülkeleri son dönemde insansız hava araçlarının hava sahasına girmesi, sabotaj ve kundaklama gibi çeşitli “gri bölge” olaylarıyla karşı karşıya kaldı. Ancak Avrupa hükümetleri, bu olaylardan Moskova’yı resmen sorumlu tutma konusunda temkinli davrandı. Almanya ve Estonya, belirli olaylarda Rusya’yı sorumlu tutan ülkeler arasında yer aldı.
Hodges, Avrupa hükümetlerinin her olayda Rusya’nın saldırgan taraf olduğunu açıkça belirtmesi ve saldırılara karşı somut sonuçlar doğuracak adımlar atması gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda Avrupa ülkelerinin, söz konusu olaylara karşılık olarak Karadeniz’de faaliyet gösteren Rusya bağlantılı “gölge filo” gemilerine el koymasını önerdi. Hodges ayrıca Rus vatandaşlarına Avrupa Birliği’ne giriş vizesi verilmesinin durdurulması çağrısında bulundu ve dondurulmuş Rus varlıklarının Ukrayna’yı desteklemek amacıyla kullanılmasının yeniden değerlendirilmesini istedi.
Hodges, “Rusya’ya, her olay yaşandığında Karadeniz’deki gölge filoya ait bir gemiye el koyacağımızı söylemeliyiz,” dedi.
Hodges, “Ruslar hâlâ nasıl oluyor da Avrupa’da dolaşmak için vize alabiliyor?” diye sordu.
Birçok AB hükümeti, dondurulmuş Rus varlıklarının hem savaşın yol açtığı zararların tazmin edilmesi hem de Rusya’nın savaş suçları ve saldırganlığına karşı bir yaptırım aracı olarak kullanılabileceğini savunuyor.
Ancak Belçika hükümeti, mali ve hukuki risklere karşı yeterli güvence sağlanmadan bu varlıkların kullanılmasına yönelik girişimlere karşı çıkmayı sürdürüyor.
Yaklaşık 220 milyar avro tutarındaki dondurulmuş Rus varlığının yaklaşık 180 milyar avroluk bölümü, Belçika merkezli finansal saklama kuruluşu Euroclear’da bulunuyor.
Hodges, Belçika’nın bu konudaki tutumunu değiştirmeyi reddetmesini “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
“Ülkesinde NATO ve AB’ye ev sahipliği yapan bir devletin, Ukrayna’yı desteklemek için yapabileceğimiz en etkili adımlardan birinin önünü açmaya bu kadar isteksiz olması kabul edilemez” dedi.
Trump’ın ilk başkanlık döneminde Ukrayna özel temsilcisi olarak da görev yapan Volker ise Washington’ın Moskova ile ilişkilerindeki değişim karşısında Avrupa’nın güvenliği için bir “B planı” geliştirmesi gerektiğini söyledi.
Avrupa’nın güvenlik mimarisi onlarca yıldır büyük ölçüde ABD’ye dayanıyor. Volker, kıtanın savunulması için Gönüllüler Koalisyonu model alınarak Avrupa ülkeleri ve diğer müttefikleri kapsayan yeni bir anlaşmaya ihtiyaç duyulabileceğini belirtti.
Volker, “Bu saldırılardan biri büyük bir tırmanışa yol açmadan önce hibrit saldırılara karşı koymaya başlamalıyız” dedi. Trump ile Putin arasındaki ilişkinin Rusya Devlet Başkanı’nı daha da cesaretlendirebileceği uyarısında bulundu.
Volker ayrıca Avrupa hükümetlerinin, NATO hava sahasına yasa dışı şekilde giren her uçak veya insansız hava aracının önleneceğini açıkça ilan etmesi gerektiğini söyledi.
Bu tür olaylar sonucunda sivillerin hayatını kaybetmesi halinde Rusya’nın sorumlu tutulması gerektiğini de sözlerine ekledi.