Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile deniz yetki alanlarına yönelik anlaşmayı onaylaması, Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın tepkisini çekti. AB ise anlaşmanın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiği yönündeki tutumunu yineleyerek Atina ve Lefkoşa'ya destek verdi.
Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile 2019'da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı onaylaması, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve Avrupa Birliği'nin (AB) tepkisini çekti.
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, kararın söz konusu mutabakatın hukuki geçerliliğine ilişkin Atina'nın tutumunu değiştirmediğini belirtti. Bakanlık, anlaşmanın uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğunu ve bölge ülkelerinin egemenlik haklarını ihlal ettiğini savundu.
Yunanistan, Türkiye ile Libya'nın deniz yetki alanlarının sınırlandırılması için gerekli coğrafi koşulları taşımadığını öne sürerken, mutabakatın Yunan adalarının deniz yetki alanlarına ilişkin haklarını göz ardı ettiğini ileri sürdü.
Atina ayrıca, deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konusunda Mısır ve İtalya ile yaptığı anlaşmaları uluslararası hukuka yaklaşımının örnekleri olarak gösterdi. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Libya'yı uluslararası hukuka aykırı olduğunu düşündüğü ve Doğu Akdeniz'deki istikrarı olumsuz etkileyebileceğini belirttiği adımlardan kaçınmaya çağırdı.
Bakanlık, Yunanistan'ın ortaklarını ve müttefiklerini gelişmeler hakkında bilgilendirdiğini ve egemenlik haklarını korumak için gerekli girişimlerde bulunacağını da açıkladı.
İsrail'den tepki
İsrail Dışişleri Bakanlığı, Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanlarına ilişkin mutabakatı onaylama kararını kınadı.
Bakanlık açıklamasında, anlaşmanın bölgedeki yakın müttefiklerinin egemenlik haklarını ihlal ettiği savunuldu.
Açıklamada ayrıca, “Ne yazık ki Türkiye'nin Doğu Akdeniz bölgesinde istikrarı bozmak için çalıştığını bir kez daha görüyoruz,” ifadeleri kullanıldı.
Güney Kıbrıs ve AB'den tepki
Güney Kıbrıs Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos ile Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis, salı akşamı yaptıkları telefon görüşmesinde Libya'daki son gelişmeleri de ele aldı.
Görüşmenin ardından yayınlanan açıklamada Güney Kıbrıs yönetimi, Libya Temsilciler Meclisi'nin mutabakatı onaylama kararını kınadı. Lefkoşa, anlaşmanın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini ve adaların münhasır ekonomik bölge ile kıta sahanlığı haklarına ilişkin uluslararası hukuk ilkeleriyle çeliştiğini savundu.
AB Konseyi Başkanı António Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de sosyal medya üzerinden yaptıkları ortak açıklamada, Libya Temsilciler Meclisi'nin kararından duydukları üzüntüyü dile getirdi.
İki AB yetkilisi, Birliğin 2019'da ortaya koyduğu tutumun değişmediğini belirterek mutabakatın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiği ve deniz hukukuyla bağdaşmadığı görüşünü yineledi. Costa ve von der Leyen, Yunanistan ve Güney Kıbrıs'la dayanışmalarını teyit ederken Libya'ya yönelik dış müdahalelere karşı AB'nin tutumunu da hatırlattı.
Libya Temsilciler Meclisi ne karar aldı?
Bingazi merkezli Libya Temsilciler Meclisi, kapalı oturumda yaptığı oylamada, Libya'daki eski Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Türkiye arasında Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılması amacıyla 2019'da imzalanan mutabakatı oybirliğiyle onayladı.
Meclis ayrıca, 2020'de söz konusu mutabakatın onaylanmasını reddeden kararını ve Türkiye ile siyasi ilişkilerin kesilmesini öngören kararını da oybirliğiyle yürürlükten kaldırdı. Milletvekili Aişe el-Tablaki, kararların alındığını Libya24'e doğruladı.
Bu adım, Temsilciler Meclisi'nin daha önceki tutumunda değişikliğe işaret ediyor. Ancak mevcut bilgiler, onay kararının uygulanmasına ilişkin sonraki resmî adımlar hakkında ayrıntı içermiyor.
Türkiye ile Libya'nın doğusunda Halife Hafter'in kontrolündeki Temsilciler Meclisi arasında Kasım 2019'da imzalanan mutabakat, iki ülke arasında Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasını öngörüyor.
Anlaşma, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarına ilişkin yaklaşımının önemli unsurlarından biri olurken, Yunanistan ve Güney Kıbrıs tarafından uzun süredir eleştiriliyor. Atina ve Lefkoşa, mutabakatın kendi deniz yetki alanlarına ilişkin haklarını dikkate almadığını savunuyor.
Türkiye ise anlaşmayı uluslararası hukuka uygun bir düzenleme olarak değerlendiriyor. Deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşmazlık, Doğu Akdeniz'de kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge hakları konusundaki daha geniş görüş ayrılıklarının bir parçasını oluşturuyor.
Libya Temsilciler Meclisi'nin son kararı, mutabakatın Libya tarafındaki siyasi desteği bakımından yeni bir gelişme olsa da Yunanistan, Güney Kıbrıs ve AB'nin açıklamaları, anlaşmaya yönelik itirazların sürdüğünü gösteriyor.