Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşmasının onaylanmasına ilişkin teklifin ilk maddesi TBMM'den geçti. Bir ülkeye yönelik silahlı saldırının üçüne yapılmış sayılması ve anlaşmadan ilk 10 yıl çekilmeyi engelleyen hüküm, Genel Kurul'daki tartışmaların odağında.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşmasının onaylanmasına ilişkin kanun teklifinin ilk maddesini kabul etti. Görüşmelere komisyonun yerinde bulunmaması nedeniyle ara verildi.
Genel Kurulun 5 Kasım Perşembe günü saat 14.00'te yeniden toplanması kararlaştırıldı. Teklifin ilk maddesinin kabul edilmesi, anlaşmanın onay sürecinin tamamlandığı anlamına gelmiyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından 7 Ağustos 2026'da Mekke'de imzalanan anlaşma, 21 Ekim'de TBMM'ye sunuldu. Teklif, 27 Ekim'de Dışişleri Komisyonunda kabul edildi.
Bir ülkeye saldırı, üçüne yapılmış sayılacak
16 maddelik anlaşma, üç ülke arasında savunma, güvenlik, istihbarat ve savunma sanayisi işbirliğini geliştirmeyi öngörüyor. Metne göre taraflardan birine dış kaynaklı silahlı saldırı düzenlenmesi, diğerlerine de yapılmış sayılacak.
Böyle bir durumda tarafların birbirine, askeri imkânları da kapsayabilecek biçimde yardım sağlaması öngörülüyor. Ancak yardımın niteliği ve kapsamı, ülkelerin yapacağı değerlendirmelere, imkânlarına ve aralarındaki istişarelere bağlı.
Anlaşma, saldırı halinde Türk askerinin kendiliğinden başka bir ülkeye gönderileceği yönünde bir hüküm içermiyor.
Metinde ülkelerin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasının yanı sıra terörle mücadele, ortak eğitim ve savunma sanayisi alanlarında işbirliği hedefleri de yer alıyor.
Asker gönderme yetkisi tartışması
Görüşmelerin başlıca tartışma konusu, anlaşmanın Türkiye'yi bölgesel bir çatışmaya sürükleyip sürüklemeyeceği ve Türk askerinin yurt dışına gönderilmesinde TBMM'nin rolü oldu.
CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, Türkiye'nin bölgesel güvenlik işbirliğini geliştirmesine ilke olarak destek verdiklerini söyledi. Bununla birlikte anlaşmanın, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sonu belirsiz askeri girişimlere katılmasına gerekçe yapılamayacağını belirterek asker gönderme konusunda Meclisin yetkisinin korunmasını istedi.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay ise anlaşmanın Türkiye'yi kendi iradesi dışında bir çatışmaya otomatik olarak sokmayacağını savundu.
Oktay, Türk askerinin çatışmalara katılmak üzere yurt dışına gönderilmesi halinde Anayasa'nın 92. maddesi çerçevesinde TBMM'nin karar vermesi gerektiğini söyledi.
Anayasa'nın 92. maddesi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi konusunda TBMM'ye yetki veriyor. Maddenin milletlerarası antlaşmaların gerektirdiği durumlara ilişkin istisnası ise anlaşmanın uygulanmasına dair hukuki tartışmanın bir parçası.
Yemen ve Pakistan-Hindistan gerilimi gündemde
Muhalefet milletvekilleri, özellikle Suudi Arabistan'ın Yemen'deki Husilerle yaşadığı gerilim ile Pakistan-Hindistan ilişkilerinin Türkiye açısından doğurabileceği sonuçlara dikkat çekti. Anlaşmanın hangi koşullarda askeri yardım yükümlülüğü yaratacağının açık biçimde ortaya konmasını istediler.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Suudi Arabistan'a yönelik olası Husi saldırıları konusunda Türkiye'nin yaklaşımını caydırıcılık olarak tanımladı; Husilerle çatışmaya girme planları olmadığını söyledi.
İYİ Parti, anlaşmadaki belirsizlikleri ve çekilme süresini eleştirerek teklife karşı çıktı. DEM Parti de Türkiye'nin kapsamı yeterince açıklığa kavuşmamış askeri yükümlülükler üstlenmesine itiraz etti. Yeniden Refah Partisi ise üstlenilecek yükümlülüklerin kapsamının daha şeffaf biçimde ortaya konmasını istedi.
İktidar ortağı MHP de anlaşmaya destek verdi.
İlk 10 yıl çekilme mümkün olmayacak
Anlaşmanın 16. maddesi, yürürlüğe girdikten sonraki ilk 10 yıl boyunca tarafların anlaşmadan çekilmesine izin vermiyor. Bu sürenin sonunda çekilmek isteyen ülkenin kararını en az üç ay önceden yazılı olarak bildirmesi gerekiyor.
Çekilme, daha önce başlatılmış ortak projeler ile gizlilik yükümlülüklerini kendiliğinden sona erdirmeyecek. Muhalefetin itirazlarından biri de güvenlik koşulları değişse bile anlaşmadan ilk 10 yıl çıkılamayacak olması.
Teklifin kalan maddeleri Genel Kurulda görüşüldükten sonra anlaşmanın onay sürecine ilişkin nihai karar verilecek.
Kanun teklifi neleri kapsıyor?
TBMM’de görüşülen kanun teklifi üç maddeden oluşuyor. İlk madde, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması’nın onaylanmasını uygun buluyor.
Diğer iki madde, kanunun yayımlandığı gün yürürlüğe girmesini ve hükümlerinin Cumhurbaşkanı tarafından yürütülmesini düzenliyor. Savunma işbirliğinin ayrıntıları ise teklifin ekindeki 16 maddelik anlaşmada yer alıyor.
Anlaşmaya göre üç ülkeden birine dışarıdan yöneltilecek silahlı saldırı, hepsine yapılmış sayılacak. Taraflar, saldırıya uğrayan ülkeye yardım edecek; askeri destek de seçenekler arasında bulunacak. Ancak sağlanacak yardımın kapsamı ve niteliği, ihtiyaçların değerlendirilmesinin ardından ülkelerin imkânlarına göre belirlenecek.
Teklifin gerekçesinde, ortak savunma hükmünün kendiliğinden işlemeyeceği ve kararların istişareyle alınacağı belirtiliyor.
Metin ayrıca terörle mücadele, ortak eğitim ve tatbikatlar, savunma sanayisinde teknoloji geliştirme ve üretim, istihbarat paylaşımı ile lojistik desteği kapsıyor. Ülkelerin dışişleri ve savunma bakanlarıyla genelkurmay başkanlarından oluşan bir komite kurulması öngörülüyor.
Anlaşma, üç ülkenin onay işlemlerini tamamlamasının ardından yürürlüğe girecek. Yürürlüğe girdikten sonraki ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan çekilmek mümkün olmayacak. Bu sürenin sonunda çekilmek isteyen ülkenin kararını en az üç ay önceden yazılı olarak bildirmesi gerekecek.