Yapay zekâ veri merkezi talebini artırırken, dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden bazıları ABD’deki yerel topluluklara etkileriyle ilgili kaygıları gidermek için çevre gruplarıyla güçlerini birleştiriyor.
Başlıca teknoloji şirketleri ve çevre grupları, Fransız haber ajansı AFP'nin Perşembe günü gördüğü bir belgeye göre, veri merkezleri için ulusal yönergeler geliştirmek üzere birlikte çalışıyor.
"Responsible Data Center Collaborative" adlı grupta Google, Meta, Microsoft, Oracle, Amazon, Nvidia ve Anthropic'in yanı sıra Natural Resources Defense Council (NRDC), World Wildlife Fund (WWF) ve Sierra Club gibi çevre örgütleri yer alıyor.
Görüşmeler, veri merkezlerinin genişlemesine yönelik muhalefetin Avrupa genelinde artmasıyla yürütülüyor. 15 Avrupa ülkesinde 100'den fazla örgüt 6 ve 7 Kasım'da protesto düzenliyor, daha net düzenlemeler yürürlüğe girene kadar yeni büyük ölçekli projelere ara verilmesini talep ediyor.
Üyeler Eylül ayında bir araya gelmeye başladı ve görüşmeleri 2027 Şubatına kadar sürdürmeyi planlıyor. Belgede yer alan bilgilere göre bu görüşmeler Rockefeller Foundation ve ona bağlı kuruluş Invest in Our Future tarafından destekleniyor.
Grup, enerji kullanımı, altyapı, su kaynakları, topluluk katılımı, ekonomik faydalar, şeffaflık ve hesap verebilirlik konularını kapsayan ve bu önlemlerin nasıl hayata geçirileceğini belirleyen yönergeler üzerinde anlaşmayı hedefliyor.
Teknoloji şirketleri ve çevre gruplarının katıldığı görüşmeler için hazırlanan belgede, tartışmalara ilişkin kurallar da belirleniyor ve üyelerin "açıklayıcı sorular sorarak varsayımlarınızı kontrol edin" ve "kişilere değil, sorunlara saldırın" ifadelerine uyması teşvik ediliyor.
Toplantılar ayrıca "Chatham House kuralları"na göre yürütülecek. Bu da "görüşmelerin odada kalması ve çıkarımların atıf yapılmadan dışarı çıkması" anlamına geliyor.
Veri merkezleriyle ilgili başlıca endişeler neler?
Veri merkezleri, yapay zeka modellerinin ve ilgili teknolojilerin geliştirilmesi için hayati önem taşıyor, ancak hızla çoğalmaları kamuoyunda endişelere yol açıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) 2026 tarihli bir raporuna göre, veri merkezlerinin küresel elektrik tüketimi 2025'te yüzde 17 arttı ve yapay zekaya yönelik artan talebin de etkisiyle 2030'a kadar neredeyse iki katına çıkmasının, 485 teravatsaatten (TWh) 950 teravatsaate yükselmesinin beklendiği bildiriliyor.
Elektrik talebindeki artış, elektrik şebekeleri üzerindeki baskıyı da artırıyor ve mevcut enerji altyapısının yapay zekadaki bu hızlı genişlemeye ayak uydurup uyduramayacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Yeni elektrik santralleri, elektrik faturalarının yükselmesine yol açtı. Veri merkezleri ayrıca gürültü kirliliği yaratıyor. Soğutma sistemleri belediye suyunu büyük miktarlarda tüketebiliyor ve soğutma kulelerinden çıkan sis zararlı bakteriler taşıyabiliyor.
Yerel halk için elektrik maliyetlerinin artmasını önlemek amacıyla bazı yeni veri merkezleri kendi elektriğini üretiyor, ancak bunu çoğu zaman gürültülü ve kirletici gazla çalışan santrallerle yapıyor.
ABD'de veri merkezlerinin çevresel etkisine ve yükselen elektrik maliyetlerine ilişkin artan endişeler, birçok toplulukta protestolara yol açtı.
Salı günkü ABD ara seçimlerinde, çok sayıda şehirdeki seçmenlerin, veri merkezlerine yönelik kısıtlamaları ya da doğrudan yasakları onayladığı bildirildi ve bu durum, yapay zekadaki patlamaya yönelik siyasi çizgilerin ötesine geçen muhalefetin büyüdüğüne işaret etti.