AB Sanayi Komiseri Stéphane Sejourne, bloğun rekabet gücünü artırmak için 'Avrupa tercihi' çağrısında bulunsa da üye ülkeler bu strateji konusunda bölünmüş durumda.
Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Sanayiden Sorumlu Komiser Stephane Sejourne, pazartesi günü Avrupa Birliği’nin, Çin ve ABD’den gelen yoğunlaşan rekabete karşı koymak için tek pazar olarak "Avrupa üretimi"ni benimsemesi çağrısını yaptı.
Kamu ihalelerinde "Avrupa’da üretilmiş" bileşenler içeren ürünlere öncelik verilmesini sağlayacak bu öneri, aylardır Komisyon içinde ve üye ülkeler arasında tartışılıyor.
Ancak teklif, blok içinde artan fay hatlarını da ortaya çıkardı; bazı ülkeler, düzenlemenin orantısız biçimde AB’nin en büyük ekonomilerine fayda sağlayacağı uyarısında bulunuyor.
“Made in Europe” hamlesinin, gelecek hafta AB liderlerinin rekabet gücünü artırmaya odaklanacağı zirvede öne çıkması bekleniyor; burada görüş ayrılıklarının çıkması muhtemel.
1141 iş insanının imzaladığı bir görüş yazısında Sejourne, rekabet gücünü Avrupa’nın jeopolitik stratejisinin merkezine yerleştirerek, küresel rakiplere karşı sanayiyi korumak için bir Avrupa tercihine ihtiyaç olduğunu savundu.
Sejourne, "En stratejik sektörlerimizde, artık kesin olarak gerçek bir Avrupa tercihi tesis etmeliyiz. Bu, çok basit bir ilkeye dayanıyor: Avrupa kamu parası kullanıldığında, bunun Avrupa üretimine ve nitelikli istihdama katkı sağlaması gerekir," diye yazdı.
Sejourne, diğer büyük ekonomik güçlerin stratejik varlıklarını korumak için zaten ulusal tercih mekanizmaları uyguladığını söyledi.
Önerisine göre, kamu ihalelerinden, devlet yardımlarından ya da diğer mali desteklerden yararlanan şirketler, üretimlerinin önemli bir bölümünü AB içinde gerçekleştirmek zorunda kalacak. Aynı mantığın, doğrudan yabancı yatırımlar için de geçerli olması gerektiğini belirtti.
Tartışmanın, Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’nın AB’nin rekabetçilik stratejisini şekillendirmek amacıyla Belçika’nın Alden Biesen kentinde 12 Şubat’ta toplayacağı liderler zirvesinde gergin görüşmelere yol açması bekleniyor.
Almanya ve İtalya, Komisyon’un genel düzenleyici sadeleştirme hamlesini desteklerken, Fransa ve müttefikleri ortak borçlanma ve tek pazarda daha fazla yatırım yapılması için baskı yapıyor.
Fransa yıllardır “Made in Europe” gündemini savunurken, Almanya ve Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen de bu çizgiyi destekliyor.
Ancak daha küçük üye ülkeler temkinli. Tek pazarın açık kalması gerektiğini savunuyor ve bir “Avrupa tercihinin” inovasyonu boğabileceği ve esasen büyük ekonomilere yarayacağı uyarısında bulunuyorlar.
AB ülkeleri bölünmüş durumda
"Avrupa üretimi (Made in Europe)" konusundaki anlaşmazlıklar, bloğun ekonomisini nasıl canlandıracağına dair daha geniş ayrışmaları da derinleştirecek.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, 10 gün önce ortak bir plan açıklayarak düzenleyici sadeleştirme çağrısı yaptı.
Plan, Yeşil Mutabakat kapsamındaki AB iklim kurallarına meydan okumayı da içeriyor; iki lider bu kuralların otomotiv sektörü için aşırı bir yük oluşturduğunu savunuyor.
Buna karşılık Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, geçen ay ulusal ve AB bütçeleri üzerinden inovasyona daha fazla yatırım yapılması çağrısını yineleyerek Fransa’nın ortak borçlanma önerisini yeniden gündeme getirdi.
Bu fikir, eski İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin 2024 tarihli dönüm noktası niteliğindeki raporunda da desteklenmişti.
Macron, özellikle Çin’in “saldırganlığı” ve ABD’nin gümrük tarifeleri başta olmak üzere geçen yılki jeopolitik çalkantılar nedeniyle raporun artık güncelliğini yitirdiğini savundu.
Macron, yıllık Fransa Büyükelçiler Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “Tam olarak uygulamadığımız Draghi raporu, kısmen dünyanın yaşadığı bu hızlanmayı hesaba katmadığı için şimdiden eskidi,” dedi.
Draghi ile birlikte AB tek pazarının reformuna ilişkin önemli bir rapor hazırlayan eski İtalya Başbakanı Enrico Letta’nın da Şubat toplantısına katılması bekleniyor.
Avrupa Politika İnovasyon Konseyi’nin Eylül ayında yayımladığı bir rapora göre, Draghi raporundaki önerilerin yalnızca yüzde 11’i Komisyon’un ilk yılında hayata geçirildi.
Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, Euronews’a verdiği özel röportajda, "Reform gündemine yeniden ivme kazandırmamız gerekiyor," dedi.
Costa, "Liderlerin, geçen yıl savunma ve güvenlik konusunda yaptıkları gibi Komisyon ve Konsey’e net siyasi yönlendirme yapmasını bekliyorum. Bu kez konu tek pazar olacak," diye ekledi.