Özbekistan Merkez Bankası rezervlerini 75 milyar dolara çıkardı. Rezervlerin yüzde 85'i altından oluşurken, IMF standartlarının çok üzerinde olan bu rakam ülkenin 17 aylık ithalatını ve kısa vadeli dış borcunun 4 katını karşılıyor.
Özbekistan Merkez Bankası tarafından yayınlanan verilere göre, ülkenin uluslararası rezervleri 1 Ocak tarihindeki 66,3 milyar dolar seviyesinden 1 Şubat itibarıyla yaklaşık 75 milyar dolara yükseldi. Söz konusu dönemde toplam rezervlerin yaklaşık yüzde 85'ini altın oluşturdu.
Dünya Altın Konseyi verileri, Özbekistan'ın 380,4 tonluk altın stokuyla resmi altın rezervleri açısından küresel ölçekte 17'nci sırada yer aldığını gösteriyor. Konsey ayrıca Özbekistan'ı dünyanın en büyük 10 altın üreticisi arasında listeliyor.
Özbekistan Merkez Bankası Uluslararası Rezerv Yönetimi Departmanı Müdür Vekili Kamol Alimuhammedov, "Altın rezervlerini tutarken belirli bir sıralama veya derecelendirme peşinde değiliz. Temel ilkemiz uluslararası rezervlerimizin güvenliğidir," dedi.
Merkez Bankası, rezerv yönetiminde Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) güvenlik, likidite ve kârlılık üzerine kurulu çerçevesini takip ediyor. Banka yönetimi, güvenlik ve likiditenin getiri beklentisinden önce geldiğini vurguluyor. Küresel altın piyasalarındaki dalgalanma dönemlerinde kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade uzun vadeli hedeflere odaklanılıyor.
Birçok ülke altınlarının bir kısmını yurt dışında saklarken, Özbekistan fiziksel altın rezervlerini ülke sınırları içinde tutmayı tercih ediyor. Alimuhammedov, bu stratejinin arkasındaki mantığı saklama ve temerrüt risklerini ortadan kaldırma hedefiyle ilişkilendirerek şunları söyledi:
"Tüm altın rezervlerimizi burada, Özbekistan'da, Merkez Bankası kasalarında saklıyoruz. Bu sayede saklama kuruluşu kaynaklı veya temerrüde dayalı riskleri elimine ediyor ve yabancı depolamayla ilişkili kredi risklerini ortadan kaldırıyoruz."
Özbek mevzuatına göre Merkez Bankası, yurt içinde üretilen altını satın alma konusunda öncelik hakkına sahip ve rafinerilerin üretimlerini Banka'ya sunmaları gerekiyor. Ancak bu durum, piyasaya yüklü miktarda yerel para sürülmesi anlamına geliyor.
Banka yetkilisi, bu sürecin yarattığı enflasyonist baskıyı dengelemek için uyguladıkları tarafsızlık ilkesine dikkat çekerek süreci şöyle detaylandırdı: "Yerel olarak üretilen altını satın aldığımızda ekonomiye büyük miktarda Som veriyoruz. Bu da dizginlememiz gereken bir enflasyonist baskı yaratıyor. Bu etkiyi dengelemek için dövizimizin bir kısmını yerel para piyasasında satarak fazla likiditeyi sterilize ediyoruz."
Rezervlerin yüzde 83 ila 85'ini altın oluştursa da Merkez Bankası varlık çeşitlendirmesi için yeni adımlar atıyor. 2020 yılında Dünya Bankası'nın Rezerv Danışmanlığı ve Yönetimi Programı'na (RAMP) katılan Özbekistan, 2024 yılında ABD Hazine tahvillerine yatırım yapmaya başladı.
Kısa vadeli ABD Hazine tahvili portföyünün yaklaşık 1,5 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirten Alimuhammedov, bu enstrümanların tercih edilme nedenini şu sözlerle ifade etti:
"ABD Hazine tahvilleri son derece likittir ve piyasa katılımcıları tarafından neredeyse risksiz kabul edilir. Likidite yaratmak için bunları istediğiniz zaman satabilirsiniz."
Banka ayrıca döviz mevduatlarını 16 farklı ülkede ve yüksek kredi notuna sahip 35 uluslararası bankada çeşitlendirdiğini bildirdi.
Merkez Bankası raporlarına göre Özbekistan'ın rezervleri, IMF'nin yeterlilik kriterlerinin oldukça üzerinde seyrediyor. Uluslararası standartlar rezervlerin en az üç aylık ithalatı karşılamasını öngörürken, Özbekistan'da bu oran 17 aya ulaşıyor. Ayrıca rezervler, bir yıl içinde vadesi dolacak kısa vadeli dış borcun 4,4 katını karşılıyor.
Alimuhammedov, "Özbekistan, rezerv yeterliliği konusunda gerekli standartların oldukça üzerinde yer alıyor. Ödemeler dengesi baskıları, hükümetin borç yükümlülükleri veya para politikası ihtiyaçlarından kaynaklanabilecek öngörülebilir dış şoklara karşı iyi bir koruma altındayız," dedi.