Son haftalarda hem geleneksel piyasalarda hem de yeni nesil tahmin platformlarında görülen sıra dışı işlemler, bazı yatırımcıların savaşın seyrini ve dolayısıyla küresel ekonomiyi etkileyecek kararlardan önden haberdar edilmiş olabileceği şüphelerini güçlendiriyor.
ABD ile İran arasındaki gerilim yalnızca jeopolitik dengeleri değil, finansal piyasaların güvenilirliğini de sarsan bir dizi tartışmayı beraberinde getirdi.
Son haftalarda hem geleneksel piyasalarda hem de yeni nesil tahmin platformlarında görülen sıra dışı işlemler, bazı yatırımcıların savaşın seyrini ve dolayısıyla küresel ekonomiyi etkileyecek kararlardan önden haberdar edilmiş olabileceği şüphelerini güçlendiriyor.
Dakikalar önce gelen dev işlemler
Tartışmanın merkezinde ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta başında yaptığı ani politika değişikliği yer alıyor. Trump, İran’a yönelik enerji altyapısını hedef alabilecek saldırı tehditlerinin ardından, pazartesi sabahı sürpriz bir şekilde geri adım atmış ve diplomatik temasların başladığını duyurmuştu.
Bu açıklamadan sadece dakikalar önce piyasalarda gerçekleşen devasa işlemler dikkat çekti.
Newsweek'in Reuters haber ajansından aktardığı bilgilere göre, aynı gün sabah 06:49 ile 06:50 arasında, petrol vadeli işlemlerinde yaklaşık 500 milyon dolarlık kontrat el değiştirdi. Normalde bu saatlerde birkaç yüz kontratın işlem gördüğü piyasada, bir dakikalık süreçte 5 bin ila 6 bin kontratın işlem görmesi analistlere göre "olağan dışı" bir durumdu.
Trump'ın bundan dakikalar sonra gelen açıklamasının ardından petrol fiyatları hızla düşerken, bu işlemleri yapan yatırımcılar ciddi kâr elde etti.
O dakikalarda söz konusu açıklamaya dair bilgi yoktu ve aksine dünya kamuoyu Trump'ın daha sert bir hamle yapmasına hazırlanıyordu. Bu yüzden ABD Başkanı'nın geri adımı birçok kesimi şaşırtmıştı. Bu durum, söz konusu işlemlerin zamanlamasını daha da şüpheli hale getirdi.
Bazı analistler, bu ölçekte ve hassasiyette bir pozisyon almanın sıradan bir piyasa öngörüsünden ziyade önceden bilgiye dayalı olabileceğini değerlendiriyor.
Normal volatilite sınırlarının ötesinde
İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışını kısıtlamasıyla birlikte petrol fiyatları yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 60 artarak varil başına 100 dolar seviyesine kadar yükseldi. Bu süreçte piyasalarda sert dalgalanmalar yaşanması, büyük ölçekli işlemleri kısmen açıklayabilecek bir unsur olarak görülüyor.
Ancak analistlere göre pazartesi sabahı gerçekleşen işlemler, normal volatilite sınırlarının ötesine geçti. Üstelik ABD ile İran arasında müzakereler olabileceğine dair de hiçbir sinyal yoktu.
Savaş üzerinden bahis ve milyon dolarlık kazançlar
Tartışmalar yalnızca geleneksel finansal piyasalarda sınırlı değil. Özellikle Polymarket ve Kalshi gibi çevrimiçi tahmin platformları, savaşın seyrine dair bahislerin yapıldığı alanlara dönüşmüş durumda.
Bu platformlarda kullanıcılar, İran’daki rejim değişikliğinden ABD’nin kara operasyonu başlatmasına kadar birçok senaryo üzerine para yatırabiliyor. Hatta bir dönem nükleer saldırı ihtimali üzerine açılan kontratlar, kamuoyu tepkisi sonrası kaldırıldı.
The Salon'un aktardığı verilere göre yalnızca ABD-İsrail’in İran’a yönelik ilk saldırısının zamanlamasına ilişkin kontratlara 500 milyon dolardan fazla bahis yapıldı. Blok zinciri analiz şirketlerine göre "şüpheli insider" olarak tanımlanan altı hesap, bu olaydan yaklaşık 1,2 milyon dolar kazanç sağladı.
Daha çarpıcı bir örnekte ise bir yatırımcının, 2024’ten bu yana İran’la ilgili askeri gelişmeleri yüzde 93 doğruluk oranıyla tahmin ederek yaklaşık 1 milyon dolar kazandığı bildirildi. Bu tür olağanüstü başarı oranları, tesadüfle açıklanamayacak kadar dikkat çekici bulunuyor.
Anonimlik ve denetim sorunu
Tahmin piyasalarının en tartışmalı yönlerinden biri, kullanıcıların anonim kalabilmesi. Birçok platformda yalnızca bir kripto cüzdanı ile işlem yapılabiliyor ve bu da kimlik tespitini zorlaştırıyor. Bu durum, içeriden bilgiye erişimi olan kişilerin bu bilgileri finansal kazanca dönüştürmesini kolaylaştırabilecek bir zemin yaratıyor.
Ayrıca askeri operasyonların doğası gereği çok sayıda kişi tarafından planlanması "içeriden bilgi" havuzunun şüphelilerini de genişletiyor. Bu da sızıntı riskini artıran bir başka faktör olarak öne çıkıyor.
Siyaset ve piyasalar arasındaki tehlikeli yakınlaşma
ABD siyasetinde de bu gelişmeler yankı bulmuş durumda. Demokrat Senatör Chris Murphy, söz konusu faaliyetleri "akıl almaz bir yolsuzluk" diye nitelendirerek, siyasetçilerin ve üst düzey kamu görevlilerinin bu tür piyasalarda işlem yapmasını yasaklayacak düzenlemeler önerdi.
Öte yandan Trump yönetimi, usulsüzlük iddiasını reddediyor ve federal çalışanların etik kurallara tabi olduğunu vurguluyor. Ancak kamuoyundaki şüpheler, özellikle Trump ailesinin bu tür platformlarla olan bağlantıları ve geçmişteki finansal tartışmalar nedeniyle kolayca dağılmıyor.
Önlem alındı mı?
Hem Polymarket hem de Kalshi, içeriden bilgi kullanımını ve piyasa manipülasyonunu engellemek için yeni önlemler açıkladı. ABD Kongresi’nde de bu alanı düzenlemeye yönelik çeşitli yasa tasarıları gündemde.
Ancak uzmanlara göre asıl sorun, bu kuralların nasıl uygulanacağı. Blok zinciri tabanlı yapıların sağladığı anonimlik ve teknik karmaşıklık, denetimi zorlaştırıyor. Üstelik yüksek kazanç ihtimali, yakalanma riskinden daha cazip görünebiliyor.
Tüm bu gelişmelerin en kritik sonucu ise piyasalara duyulan güvenin aşınması.
Savaşın öncesi
İçeriden bilgiyle işlem yapma tartışmaları aslında yeni değil. Ancak bugün yaşananlar, çok daha büyük ölçekli ve karmaşık bir sistemde, jeopolitik krizlerle iç içe geçmiş durumda.
Axios'a göre, 2 Ocak'taki Venezuela operasyonu sırasında da bir yatırımcı, Maduro’nun yakalandığına dair resmi açıklama yapılmadan saatler önce bahis oynayarak 32 bin dolarını 400 bin doların üzerine çıkarmıştı.
Hatta Nisan 2025'te, Trump’ın piyasayı sarsan gümrük vergilerine ara vereceğini açıklamasından dakikalar önce borsada devasa bir "boğa" (alım) dalgası yaşanmıştı.