Fed Başkanı Kevin Warsh, Jackson Hole’deki ilk konuşmasında finansal koşulların sıkı olmadığını ve enflasyonda anlamlı bir iyileşme görülmediğini belirterek faiz artışından yana mesaj verdi.
Görevindeki 100. gününü geride bırakan ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh, Kansas City Fed’in Wyoming’de düzenlediği sempozyumda ABD ekonomisinin son dönemdeki şoklara rağmen zayıflamak yerine güçlendiğini söyledi. Warsh, işgücü piyasasının tam istihdamla uyumlu seyrettiğini ve enflasyonun Fed’in hâlâ başlıca kaygısı olduğunu belirtti.
Warsh, gelecek ayki Fed toplantısında nasıl bir adım atacağına ilişkin herhangi bir ipucu vermekten kaçındı. Ancak konuşmasında, faiz indirimini gerektirebilecek gerekçelerin çoğunu zayıflatırken faiz artışından yana olanların elini güçlendirdi.
“Benim açımdan bugün ekonominin genel performansı etkileyici; ekonomi güçlenmiş görünüyor” diyen Warsh, “Güçlülüğün bir göstergesi, bir ekonominin şoklara ne kadar dayanabildiğidir. Bu açıdan bakıldığında hem Main Street hem de Wall Street dikkat çekici ölçüde dirençli oldu” ifadelerini kullandı.
Enflasyona ilişkin değerlendirmesinde Warsh, kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksinin son 12 ayda yüzde 3,7, son altı ayda ise yüzde 4,1 arttığına dikkat çekti. Endeksi oluşturan kalemlerin yüzde 54’ünün son bir yılda yüzde 3’ten fazla yükseldiğini belirten Warsh, pandemi öncesindeki 20 yıllık dönemde bu oranın yüzde 32 olduğunu söyledi.
Yaz aylarında beklentilerin üzerinde gelen verilerin “temel eğilimlerin anlamlı biçimde iyileştiğini göstermediğini” belirten Warsh’ın vardığı sonuç netti:
“Fed’in şu anda baskın odağı fiyatlar olmalı.”
Ortaya koyduğu ölçütler de aynı derecede açıktı. "Temel enflasyonun hedefimize doğru, açık biçimde ve yeterli hızla ilerlediğinden emin olmalıyız. Aksi halde yapmamız gereken işler var", dedi Warsh.
Bu değerlendirme önemli; çünkü büyümeyi ek teşviklerle destekleme gerekçesini ortadan kaldırırken, piyasaların buna verdiği tepkiyle birlikte daha kısıtlayıcı önlemlerin kapısını da aralayabilir.
Bu haber yazılırken, 10 yıllık Hazine tahvili faizi cuma günkü zirvesinden yüzde 0,5 gerileyerek yüzde 4,67'ye, 30 yıllık faiz ise yaklaşık yüzde 0,9 düşerek yüzde 5,16'ya indi; dolar endeksi ise gün içi en düşük seviyesinden yüzde 0,4 yükselerek yaklaşık 99,4 puana çıktı.
Piyasalarda işlem yapanlar, 15-16 Eylül'deki Fed toplantısında 0,25 puanlık bir artış olasılığına dair örtük ihtimali Warsh'ın konuşması öncesinde yaklaşık yüzde 35 iken yüzde 55'e çıkardı.
ABD ekonomisinin gidişatı
Warsh konuşmasına, tarihte bir dönüm noktası olarak nitelendirdiği bir gelişmeye dikkat çekerek başladı ve yapay zekanın, hatta teknolojinin savunucularının bile öngördüğünden daha hızlı ilerlediğini söyledi.
Yalnızca önde gelen iki yapay zeka laboratuvarındaki yıllıklandırılmış token kullanımının 100 milyar doların üzerine çıktığını belirten Warsh, bunun bir yıl içinde yüzde 500’ün üzerinde artış anlamına geldiğini ifade etti.
Yapay zekayı “yeni bir değişken, potansiyel olarak yeni bir üretim faktörü” olarak tanımlayan Warsh, teknolojinin ekonomi üzerindeki etkisine ilişkin henüz yanıtlanmamış çok sayıda soru bulunduğunu söyledi. Yapay zekânın verimliliği ne ölçüde artıracağı, iş gücünü ne zaman tamamlayacağı veya ikame edeceği ve ortaya çıkan ekonomik getirilerin nerede toplanacağı bu sorular arasında yer alıyor.
Fed bünyesinde verimlilik ve istihdam arasındaki ilişkiyi incelemek üzere yeni bir çalışma grubu oluşturulduğunu belirten Warsh, grubun hazırlayacağı tavsiyelerin mevcut para politikası kararlarında kullanılmayacağının altını çizdi.
Warsh ardından ABD ekonomisine dair iyimser bakışını destekleyen kapsamlı kanıtları sıraladı.
Şirketlerin ekipman ve maddi olmayan varlıklara yaptığı yatırımların yaklaşık yüzde 9 oranında büyüdüğünü, bunun 2021'den bu yana görülen en hızlı tempo olduğunu; bu yılki sermaye harcamalarındaki artışın yarısından fazlasının yapay zeka altyapısının kurulumu sayesinde gerçekleştiğini belirtti.
S&P 500 şirketlerinin kârları yıl içinde yüzde 20'nin üzerinde artarken, kredi faiz farkları tarihsel olarak düşük seviyelere yakın seyrediyor ve bankalar kredi standartlarını gevşetiyor. Konut ve tarım sektörlerinin baskı altında olduğunu kabul eden Warsh, buna karşın "geniş finansal koşulları kısıtlayıcı olarak nitelendirmekte zorlanırım" dedi.
İşsizlik oranı yüzde 4,1 ile tarihsel ölçütlere göre düşük seyrediyor; işsizlik maaşı başvuruları ise son onlarca yılın en dip seviyelerine yakın. Bu tablo içinde enflasyon aykırı gösterge olarak öne çıkıyor.
Önden yönlendirmeye son
Fed Başkanı, Mayıs ayında göreve başlamasından bu yana eleştirilere neden olan, gelecekteki para politikası adımlarına ilişkin sinyal vermekten kaçınma tutumunu savunmaya konuşmasının önemli bir bölümünü ayırdı.
Warsh, önden yönlendirme uygulamasının aralarında kendisinin de bulunduğu Fed yetkilileri tarafından 2008 finansal krizi sırasında benimsendiğini ve o dönemde kritik bir rol oynadığını söyledi. Ancak uygulamanın artık miadını doldurduğunu savunan Warsh, bunun bugün “açıklık adına belirsizlik yaratma riski taşıdığını” ifade etti.
Piyasaların Fed’in hamlelerini, Fed’in de piyasaların beklentilerini takip ettiği bir “ayna salonu” sorununa dikkat çeken Warsh, bu durumun her iki tarafın da yeni ekonomik gelişmeleri doğru değerlendirme kapasitesini zayıflatabileceğini belirtti.
“Piyasa oyuncularının bir sonraki işlemlerini belirlemek için öncelikle Fed’e bakacağı bir rejimi sürdürmemeliyiz” diyen Warsh, bu tür hataların bedelini finans piyasalarındaki büyük oyuncuların değil, yüksek enflasyon veya güvencesiz istihdamla karşı karşıya kalan hanehalklarının ödediğini vurguladı.
Warsh, Fed’in gelecekteki politika adımlarını belirleyecek açık bir tepki fonksiyonu yayımlaması yönündeki çağrıları da reddetti. Ekonomiye ilişkin mevcut bilgi düzeyinin mekanik bir kurala dayalı para politikasına izin vermediğini savundu.
Bunun yerine altı temel ilke sıralayan Warsh; yeni verileri sorgulamayı ve eski verilere gereğinden fazla güvenmemeyi, arz ve talebe ilişkin değerlendirmelerin kaçınılmaz olarak kusurlu olduğunu kabul etmeyi, yüzde 2’lik PCE enflasyon hedefini sağlam ve değişmez kabul etmeyi, Fed’in çifte yetkisini hedeflerden birini diğerine karşı takas etmeden aynı anda gözetmeyi, olağanüstü araçlar yerine kısa vadeli faiz oranlarına odaklanmayı ve para arzının önemini göz ardı etmemeyi önerdi.
Warsh konuşmasını, “Bugün burada bir karara değil, bir disipline bağlılığımı ilan ederek duruyorum” sözleriyle tamamladı.
Fed’in bir sonraki faiz kararı 16 Eylül’deki toplantıda açıklanacak.