Roma’da bulunan 9. yüzyıla ait bir el yazması, Bede’nin İngiliz Halkının Kilise Tarihi’nin bir nüshasında gizli kalan en eski Eski İngilizce şiir, Caedmon İlâhisi’ni ortaya çıkardı.
Roma’daki bir kütüphanenin arşivlerinde araştırmacılar şaşırtıcı bir keşif yaptı: İngilizce yazılmış en eski şiirin, bugüne kadar kayıp olduğu sanılan 9. yüzyıla ait bir elyazması nüshası bulundu.
Caedmon’un İlahisi’nin kayıp nüshası, Roma Ulusal Merkez Kütüphanesi’nin arşivlerinde ortaya çıkarıldı.
Dokuz dizelik şiirin yazarı, Kuzey Yorkshire’daki Whitby’den bir sığır çobanı olarak anılıyor; bu kişinin, ilahi bir ziyaretin ardından esinlendiği söyleniyor.
Dünyanın yaratılışı için Tanrı’yı öven bu eser 7. yüzyılda kaleme alındı ve 8. yüzyılda, Kuzey İngiliz keşiş ve aziz Venerable Bede’in Latince yazdığı İngiltere tarihi kitabı _İngiliz Halkının Kilise Tarihi_nin bazı nüshalarına eklenmiş olması sayesinde günümüze kadar ulaştı.
Şiir nasıl oldu da bir İtalyan kütüphanesine ulaştı
İngiltere’nin en eski edebî metinlerinden birinin, nasıl olup da bir İtalyan kütüphanesinde ortaya çıktığının hikâyesi, kendi başına en az şiirin kendisi kadar ilginç.
Nüsha, 9. yüzyılda, kuzey İtalya’daki büyük Orta Çağ ilim merkezlerinden biri olan Benedikten manastırı Nonantola’da görevli bir keşiş tarafından hazırlandı; keşiş, metni Bede’in İngiliz Halkının Kilise Tarihi cildinin içine titizlikle kopyaladı.
Ardından, zaman içinde elyazması ortadan kayboldu. Sonsuza dek yitip gittiği düşünülüyordu; ta ki Roma kütüphanesi bu nüshayı dijitalleştirip dünyaya açık hâle getirene kadar.
Keşfi yapan Trinity College uzmanları Dr. Elisabetta Magnanti ve Dr. Mark Faulkner, kitabı Dublin’den çevrimiçi dijital kopya üzerinden inceledi. Ardından Roma’ya giderek elyazmasını bizzat ellerine aldılar ve kadim metni yerinde gördüler.
Trinity College Dublin Orta Çağ Edebiyatı Doçenti Dr. Faulkner şöyle anlatıyor: “Bede’in İngiliz Halkının Kilise Tarihi, Orta Çağ’da en çok kopyalanan eserlerden biri; neredeyse 200 elyazması var. Ama en ünlü iki nüsha, aynı zamanda en eski olanlar; bunlardan biri Cambridge’de, diğeri St. Petersburg’da.”
“Bunun dışında biraz daha geç tarihlere ait, sayıca çok az birkaç nüsha daha var ve bu elyazması da onlardan biri. Sözünü ettiğimiz şey bir elin parmaklarını geçmiyor, belki beş ya da altı. Bu cildin artık Bede’in _Kilise Tarihi_nin bir kopyası olarak tanınması, metnin aktarımını nasıl anladığımız açısından son derece önemli olacak.”
Cambridge ve St. Petersburg’daki daha eski iki nüshada şiir, Latince metnin içinde değil, sayfaların sonunda ya da kenar boşluklarında Eski İngilizce olarak yer alıyor.
Yeni keşfedilen bu nüsha ise önemli; çünkü şiiri Eski İngilizce hâliyle Latince elyazmasının ana gövdesinin içinde sunuyor.
Faulkner, “Roma elyazması, şiiri ana metnin içine katan bilinen en eski nüsha. Roma elyazmasının keşfinden önce en eski örnek 12. yüzyılın başlarına tarihleniyordu. Bu buluntu ise ondan üç yüzyıl daha eski. Bu da İngilizceye, daha 9. yüzyılın başlarında bile verilmekte olan önemin açık bir göstergesi” diyor.
Akademisyen ayrıca, Bede’in Tarihi’nin diğer nüshalarında görülmeyen, nokta ya da tam nokta şeklindeki sıra dışı noktalama işaretlerine de dikkat çekiyor.
Bu, 1920’lerden bu yana bulunan ilk erken dönem Caedmon’un İlahisi kopyası ve şiirin günümüze ulaşmış en eski üç metninden biri.
Orta Çağ Avrupa’sında İngilizce metinlerin nasıl yayıldığına açılan bir pencere
Elyazmasının bu nüshası, Bede’in metninin Northumbria’dan güneye doğru aktarımı hakkında, bazı metinsel farklılıklarla birlikte önemli bilgiler sunuyor. Yalnızca İngilizce metnin İtalya’daki varlığına tanıklık etmekle kalmıyor; Orta Çağ’da İngiltere ile İtalya arasında süren hac yolculuklarını ve kültürler arası temasları da gözler önüne seriyor.
Roma Ulusal Merkez Kütüphanesi Elyazmaları ve Nadir Kitaplar Okuma Salonu Başkanı Dr. Andrea Cappa, bunun kütüphanenin yürüttüğü daha geniş bir projenin parçası olduğunu söylüyor. Amaç, kütüphanenin sahip olduğu binlerce nadir kitabı dünyanın her yerinden herkesin erişimine açmak.
“Trinity College uzmanlarının yaptığı keşif, yalnızca bir başlangıç noktası, tek bir elyazması. Ancak bu elyazması, tıpkı bunun gibi uluslararası işbirlikleri, farklı uzmanların ekip hâlinde çalışması sayesinde sayısız başka alanda sayısız başka keşfe kapı aralayabilir” diyor.