Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Efes'te sıra dışı mezar keşfi: Prematüre ikiz bebek kalıntıları bulundu

Artemis Tapınağı
Artemis Tapınağı ©  Wikimedia Commons
© Wikimedia Commons
By Cagla Uren
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Efes Antik Kenti'nde sıra dışı bir mezarda gömülü prematüre ikiz bebek kalıntıları gün yüzüne çıkarıldı.

Arkeologlar, İzmir'deki Efes Antik Kenti'nde, Artemis Tapınağı yakınlarında yaklaşık bin 200 yıllık sıra dışı bir mezarda gömülü prematüre ikiz bebek kalıntıları ortaya çıkardı.

REKLAM
REKLAM

Terk edilmiş bir Roma tuvaletinin kanalına yerleştirilen mezar, ilk bakışta alışılmadık görünse de araştırmacılar, bunun bebekleri ölümden sonra korumaya yönelik bilinçli ve saygılı bir defin olduğunu düşünüyor.

Keşfin ayrıntılarıyla incelendiği çalışma, 13 Temmuz'da akademik dergi Childhood in the Past'ta yayımlandı. Araştırmayı yürüten Avusturya Bilimler Akademisi'nden arkeolog Lilli Zabrana ve biyoarkeolog Caroline Partiot, Livescience'a yaptıkları açıklamada, mezardaki kemiklerin Orta Bizans dönemine, yaklaşık 8'inci veya 9'uncu yüzyıla tarihlendiğini belirtti.

Roma tuvaletinin içine yapılmış mezar

Araştırmacılara göre taş sanduka mezar, aslında 2'inci veya 3'üncü yüzyılda inşa edilen ancak daha sonra kullanılmayan bir tuvalet kanalının içine yerleştirildi. Söz konusu tuvalet ise Efes'teki ünlü Artemis Tapınağı'nın kutsal alanında bulunan ve müzik gösterileri için kullanılan 1'inci yüzyıl tarihli Roma odeonuna sonradan eklenmişti.

Zabrana, bu definin "beklenmedik ve istisnai bir ortamda" gerçekleştirildiğini söyledi. Çünkü Efes'te daha önce bulunan Bizans dönemi mezarlarının tamamı, tapınak sınırlarının dışındaki düzenli mezarlıklarda yer alıyordu.

Yan yana gömülen iki prematüre bebek

Taş sanduka açıldığında araştırmacılar, yan yana yatırılmış, çok küçük iki iskeletle karşılaştı.

Kemiklerin büyüklüğüne göre bebeklerin yaklaşık 33-34 haftalık, yani yaklaşık 7,5 aylıkken doğdukları ve prematüre oldukları değerlendirildi. Normal bir gebelik genellikle 39-40 hafta sürüyor.

Partiot, bebeklerin ikiz olduğu düşüncesinin, aynı yaşta ölmüş olmaları ve birbirlerine temas edecek şekilde birlikte gömülmelerine dayandığını söyledi. Ancak bunun kesin olarak doğrulanabilmesi için DNA analizlerinin yapılması gerekiyor.

Nadir görülen fazladan boyun kaburgası bulundu

Araştırmacılar iskeletlerde hastalık ya da travmaya ilişkin herhangi bir iz bulamadı. Ancak bebeklerden birinde oldukça nadir görülen "fazladan boyun kaburgası" (servikal kaburga) tespit edildi.

Toplumun yaklaşık yüzde 1'inde görülebilen bu kalıtsal anatomik özellik çoğu zaman herhangi bir sağlık sorununa yol açmasa da, yenidoğanlarda embriyonik gelişimi yöneten Hox genlerindeki gelişim bozukluklarıyla ilişkili olabiliyor. Bu bozuklukların ölü doğum, prematüre doğum veya ani bebek ölümü riskini artırabildiği belirtiliyor.

Araştırmacılar, arkeolojik kayıtlarda şimdiye kadar servikal kaburgaya sahip ikiz bebeklere ait başka bir örneğin belgelenmediğini vurguladı.

Vaftiz edilmedikleri için farklı bir yere gömülmüş olabilirler

Bilim insanları, bebeklerin bilinen mezarlık alanlarının dışına gömülmesinin, prematüre doğmaları ve muhtemelen vaftiz edilmeden hayatlarını kaybetmeleriyle bağlantılı olabileceğini düşünüyor.

Araştırmaya göre bu defin, Hristiyan gömü gelenekleri ile dönemin yerel uygulamaları arasında kurulmuş "pratik bir uzlaşma" niteliği taşıyor olabilir.

Kazılarda bebeklerin annesine ait herhangi bir mezara rastlanmadı. Araştırmacılar annenin doğum sırasında ölmüş olabileceğini, ancak o dönemde hem anne hem de bebek ölümlerinin çok yaygın olması nedeniyle bunun kesin olarak söylenemeyeceğini belirtti.

'Bu bir saygı göstergesiydi'

Araştırmacılara göre taş sanduka mezar, bebeklerin iskeletlerini bin yılı aşkın süre boyunca korumayı başardı. Bu durum, kalıntıların gelişigüzel bırakılmadığını, aksine özenle ve saygıyla gömüldüğünü gösteriyor.

Araştırmacılar, mezarın aynı zamanda ailenin "hayatları çok kısa sürmüş olsa da iki bebeğe ölümden sonra da özen gösterme ve onları topluluğun bir parçası olarak kabul etme" isteğini yansıttığını ifade etti.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Antarktika'da yüzlerce yıllık zehirli cıva okyanusa salınıyor

Hitler'in doğduğu kentte arkeolojik keşif: Bir kemik buluntusu toplu mezarları ortaya çıkardı

Bodensee'de ortaçağ gemi batığı bulundu: yaşı arkeologları şaşırttı