Loader
Bize Ulaşın
Euronews Culture’ın sonbahar film önizlemesi: 2026’nın geri kalanı için en çok beklenen filmler
Euronews Culture'dan sonbahar film önizlemesi: 2026'nın geri kalanının en çok beklenen filmleri ©  Walt Disney Studios Motion Pictures - Le Pacte - Warner Bros. Pictures
© Walt Disney Studios Motion Pictures - Le Pacte - Warner Bros. Pictures
© Walt Disney Studios Motion Pictures - Le Pacte - Warner Bros. Pictures

2026 sonbahar-kış film rehberi: Kaçırılmaması gereken 20 yapım

By David Mouriquand
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

2026'nın son dört ayında sinema tutkunlarını hâlâ birçok heyecan verici film bekliyor. Kaçırmak istemeyeceğiniz merakla beklenen yapımları seçtik.

Yazın gişe rekortmeni sezonu geride kaldı. Bu da sinemaseverler için yılın sonbahar ve kış aylarında vizyona girecek filmlere göz atma zamanının geldiği anlamına geliyor.

REKLAM
REKLAM

2026'nın ilk sekiz ayı, sinema açısından oldukça hareketli geçti. Korku türündeki "Obsession" ve "Backrooms"dan kelimenin tam anlamıyla epik destanlara uzanan yapımlar, yılın dikkat çeken filmleri arasında yer aldı. Gişede büyük başarı yakalayan "Spider-Man: Brand New Day" ise yaz sezonunun öne çıkan yapımlarından biri oldu.

Tüm bunlar, 2026'nın sinema açısından kayda değer bir yıl olacağının işaretlerini şimdiden verdi. Üstelik yılın son dört ayı da en az ilk sekiz ay kadar iddialı görünüyor. Sinema takvimi, özellikle aralık ayında aynı gün vizyona girmesi beklenen ve yılın en büyük iki gişe olayına dönüşmesi muhtemel iki yapımla doruğa ulaşacak.

Ancak o tarihe kadar sinemaseverleri oldukça yoğun ve bir o kadar da cazip bir vizyon takvimi bekliyor. Euronews Kültür olarak eylül ile aralık arasında vizyona girecek ve radarınıza almanız gereken filmleri sizin için derledik.

Vizyon tarihleri Avrupa ülkelerine göre değişiklik gösterdiği için seçkimizi mümkün olduğunca kronolojik bir sırayla hazırladık. Bu yıl Altın Palmiye kazanan "Fjord" ya da görkemli yapımlardan "Fatherland" listede yer almıyorsa, bunun nedeni bazı Avrupa ülkelerinde filmlerin şimdiden vizyona girmiş olması ve yapımları daha önce mercek altına almış olmamız.

Kısacası, sonbahardan yıl sonuna uzanan dönemde sinema salonlarında izleyiciyle buluşacak ve kaçırmak istemeyeceğiniz merakla beklenen filmler şöyle:

EYLÜL

Oasis: Don’t Look Back In Anger

Oasis: Don’t Look Back In Anger
Oasis: Don’t Look Back In Anger Disney+

Madferit tayfası 2027’deki yeni turne tarihlerini beklerken, onları mutlu tutacak bir belgesel geliyor: Oasis Live ‘25 yeniden buluşma turnesi hakkında bir film. Bu yılki Venedik Film Festivali'nde açılışını yapacak ve “2025'in en büyük müzik olayının, grubun ve dünyanın dört bir yanındaki hayranlarının yaşadıklarını ve duygularını yalın bir şekilde, yükseltici bir dille anlatan” belgesel olarak tanımlanıyor. Bu ay sinemalara geliyor ve yılın ilerleyen döneminde yalnızca Disney+’ta yayınlanacak.

Practical Magic 2

Practical Magic 2
Practical Magic 2 Warner Bros. Pictures

Sandra Bullock ile Nicole Kidman'ın cadı kardeşler Sally ve Gillian'ı canlandırmalarının üzerinden neredeyse 30 yıl geçti... Şimdi ikili, kadroda geri dönen Dianne Wiest ve Stockard Channing'in yanı sıra aralarına katılan Joey King, Lee Pace ve Maisie Williams ile yeniden sahnede. Bu kez, aile soyunu lanetleyen kuşaklar arası bir büyüyle boğuşuyorlar. Üstelik üzerine bir de yönetmen koltuğunda "Open Hearts," "In A Better World," "The Night Manager" gibi yapımlardan tanıdığımız harika Susanne Bier oturuyor; beklentilerimiz yüksek.

Resident Evil

Resident Evil
Resident Evil Sony Pictures Releasing

Oyunsever olmak, iş film uyarlamalarına geldiğinde zor zanaat; 2002’den bu yana yedi Resident Evil filmi izledik bile... Hepsi de vasattan berbatın da berbatına kadar değişiyor. Ancak hiçbirinin ortak yazarı ve yönetmeni, "Barbarian" ile geçen yılki korku filmi "Weapons"ın arkasındaki isim Zach Cregger değildi. Seriye (pek de gerekli olan) yeni bir yorum olarak lanse edilen bu filmde, Cregger’in bağımsız korkulardan dev bir franchise’a geçişinin konsoldan sinemaya uyarlama lanetini kırıp kıramayacağını merak ediyoruz.

Primetime

Primetime
Primetime A24

Robert Pattinson için ne zaman ama. Bu yıl, The Drama'da bahtsız bir müstakbel damadı, The Odyssey'de mızmız bir talibi oynadı ve yılı "Dune: Part Three"te iktidar hırsıyla yanıp tutuşan bir entrikacı olarak kapatacak. Ondan önce ise ahlaki açıdan tartışmalı reality programı To Catch a Predator’ın sunucusu Chris Hansen’e hayat veriyor. Onu, "Some Kind of Heaven" ve "Spermworld" sonrası ilk kurmaca uzun metrajına imza atan belgeselci Lance Oppenheim yönetecek. Fragman oldukça umut verici görünüyor ve "Nightcrawler" havası taşıyor.

EKİM

Verity

Verity
Verity Sony Pictures Releasing International

"Mother Mary," "The Devil Wears Prada 2," "The Odyssey" ve "The End Of Oak Street"den sonra Anne Hathaway, 2026’daki beşinci filminde başrolde. Ünlü bir yazar olarak, yarım kalmış kitap serisiyle, zor günler geçiren bir yazarı (Dakota Johnson) evine davet ediyor. Ve onu kocasına (Josh Hartnett) biraz fazla yaklaştırıyor. Verity, “It Ends With Us”ın yazarı Colleen Hoover’ın romanının uyarlaması; eser “Rebecca ve Gone Girl çizgisinde gotik, psiko-seksüel bir gerilim” olarak tanımlanıyor. Kulağa son derece umut verici geliyor. Tabii 2024 tarihli facia uyarlama "It Ends With Us"ı görmezden gelmeyi başarırsanız.

Digger

Digger
Digger Warner Bros. Pictures

"Digger", Tom Cruise'a sonunda Oscar kazandırabilir mi? Alejandro González Iñárritu'nun merakla beklenen yeni filminin ilk fragmanı, oyuncunun "Tropic Thunder"dan bu yana en çok değiştiği ve tanınmaz hale geldiği rolü gözler önüne seriyor. Cruise, Texaslı petrol baronu Digger Rockwell'i canlandırıyor. İnsanlığı kurtarabileceğine inanan Rockwell, neden olduğu felaket dünyayı yok etmeden önce bunu kanıtlamaya çalışıyor.

Satirik tonuyla "Dr. Strangelove"ı andıran film, Cruise'un kariyerindeki en büyük risklerden biri olarak öne çıkıyor. Ünlü oyuncu, yalnızca aksiyon filmlerinin koşan, dövüşen yıldızı olmadığını kanıtlamaya hazırlanıyor.

The Social Reckoning

The Social Reckoning
The Social Reckoning Sony Pictures Releasing

Bu devam filminin vizyon tarihi daha isabetli olamazdı. Meta’nın yakın zamanda manşetlere çıkan tarihi milyar dolarlık uzlaşması ve Mark Zuckerberg’in çalışanlarını yapay zekâyla değiştirme gibi tartışmalı planlarının ardından, David Fincher’ın Oscar’lı filmi "The Social Network"e son derece güncel bir eşlikçi geliyor.

Aaron Sorkin’in kaleme aldığı filmde Mark Zuckerberg’i Jesse Eisenberg yerine Jeremy Strong canlandırıyor. Strong’un Zuckerberg’in mesafeli, boş bakışını ve neredeyse insanüstü soğukluğunu başarıyla yansıttığı görülüyor.

"The Social Reckoning", Facebook’un algoritmik suistimallerini ve yanlış bilginin yayılmasını kamuoyuna ifşa eden muhbir Frances Haugen’e odaklanıyor. Haugen’i, Oscar ödüllü "Anora"nın yıldızı Mikey Madison canlandırıyor.

Sorkin’in bir kez daha sürükleyici bir senaryoyla izleyicinin karşısına çıkması ve filmin "The Social Network"ün mirasına yakışan bir devam yapımı olması bekleniyor.

Klara And The Sun

Klara And The Sun
Klara And The Sun Sony Pictures Releasing

2021 tarihli aynı adlı Kazuo Ishiguro romanından uyarlanan "Klara and the Sun", Taika Waititi’nin "Thor: Love and Thunder" ve "Next Goal Wins" filmlerinin ardından yönetmenin Hollywood’daki itibarını yeniden güçlendirme çabası olarak öne çıkıyor.

Distopik bir gelecekte geçen filmde Jenna Ortega, hasta bir genç kız olan Josie (Mia Tharia) için satın alınan ve onunla bağ kurmaya çalışan, güneş enerjisiyle çalışan arkadaş android Klara’yı canlandırıyor.

Filmin en büyük merak konusu ise Waititi’nin kendine özgü mizahını Ishiguro’nun daha duygusal ve düşündürücü dünyasıyla nasıl harmanlayacağı. "Klara and the Sun", sinemaya uyarlanan Ishiguro eserlerinin bugüne kadarki güçlü sicilini koruyabilecek mi, yoksa bu zincirin ilk halkası mı olacak?

Minotaur

Minotaur
Minotaur Mubi - Les Films du Losange

Bu yıl Cannes’da Büyük Ödül’e layık görülen Andrey Zvyagintsev imzalı "Minotaur", ekim ve kasım aylarına yayılan kademeli Avrupa vizyonuyla izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Claude Chabrol’ün 1969 tarihli Fransız filmi "La Femme Infidèle"den uyarlanan yapım, 2022 Rusya’sında geçiyor ve eşinin kendisini aldattığını öğrenen varlıklı bir iş insanının, karısının genç sevgilisini öldürmeye kalkışmasını konu alıyor.

Cannes’daki ilk gösterimin ardından film büyük beğeni toplarken, övgüler Zvyagintsev’in yönetmenliğinin yanı sıra, Putin Rusya’sında ihanet ve yolsuzlukla kuşatılmış bir çift olarak karşımıza çıkan Iris Lebedeva ve Dmitriy Mazurov’un performanslarına da yöneldi.

Ali G: Who Iz I?

Ali G: Who Iz I?
Ali G: Who Iz I? Amazon MGM Studios

Ali G’yi artık umursayan kaldı mı? Sacha Baron Cohen öyle olduğunu düşünüyor olmalı; Channel 4 ve "Ali G Indahouse" (2002) için yarattığı karakteri yeni bir mokümenter için emeklilikten geri çağırdı. Gizlice çekilen ve Baron Cohen’in ilk yönetmenlik denemesi olan "Ali G: Who Iz I?", henüz vizyona girmeden tartışmaların odağına yerleşti. Tüyler ürpertici derecede komik olmayan fragman, çok sayıda kampanyacının filmin sinemalardan kaldırılması için girişimde bulunmasına yol açtı.

Kampanyacılar, filmde "modası geçmiş" ve "ırkçı" klişelerin mizah amacıyla kullanılsa bile kabul edilemez olduğunu savunuyor. Filmin nasıl karşılanacağını zaman gösterecek; ancak "Ali G: Who Iz I?" şimdiden ekim ayının en çok konuşulan yapımlarından biri olmaya aday. Yalnız, bunun iyi anlamda olacağının garantisi yok.

Clayface

Clayface
Clayface DC / Warner Bros. Pictures

2026’nın Cadılar Bayramı dönemindeki iddialı yapımlardan biri, şaşırtıcı biçimde bir DC Comics uyarlaması: "Clayface". "Eden Lake" ve "Speak No Evil" filmleriyle tanınan James Watkins’in yönettiği, senaryosunu ise Mike Flanagan’ın kaleme aldığı film, Batman evreninin yüzü eriyerek şekilsiz bir kütleye dönüşen kötü karakteri Clayface’in köken hikâyesine odaklanıyor.

Filmde, yüzü korkunç biçimde deforme olan genç ve ünlü bir aktör, eski görünümüne kavuşabilmek için son teknoloji bir cilt tedavisi geliştiren bir bilim insanına (Naomi Achie) başvuruyor. Ancak tedavinin yan etkileri pek de hafife alınacak gibi değil.

Yayınlanan ürkütücü fragmanlar, Watkins ve ekibinin bu kez beden korkusunu sonuna kadar kullanacağının sinyallerini veriyor. Bazı sahneler şimdiden izleyicilerin koltuklarında huzursuzca kıpırdanmasına neden olacak kadar rahatsız edici görünüyor. Özellikle uçakta geçen ve kelimenin tam anlamıyla "göz açıcı" bir sahnenin, filmin en mide kaldırıcı anlarından biri olması bekleniyor.

Hope

Hope
Hope Plus M Entertainment

Bir polis şefi, çaylak bir polis ve bir grup avcı, Güney Kore’de bir köyü yerle bir eden kaiju benzeri gizemli bir yaratığın peşine düşer. Güney Koreli senarist ve yönetmen Na Hong-jin’in merakla beklenen yeni yaratık filmi, korku klasiği "The Wailing"in üzerinden geçen 10 yılın ardından geliyor.

Cannes Film Festivali’ndeki ilk gösteriminin ardından film, eleştirmenleri ikiye böldü. Bazıları yapımı dağınık kurgusu ve yer yer zayıf görsel efektleri nedeniyle eleştirirken, bazıları ise yüksek temposunu ve kontrolden çıkmış anlatısını övdü. Oyuncu kadrosunda Michael Fassbender ve Alicia Vikander’ın da yer alması, filme yönelik merakı daha da artırıyor.

Wicker

Wicker
Wicker Black Bear Pictures

Bu yılın bir diğer Cadılar Bayramı gösterimi de şimdiden merak uyandırıyor. Olivia Colman’ın, katı kuralları olan bir Orta Çağ kasabası tarafından dışlanan bir balıkçı kadını canlandırdığı bu masalsı komedide, karakter yalnızlığı dayanılmaz hâle gelince kendine hasırdan bir koca yapmaya karar veriyor. Evet, yanlış okumadınız.

Ursula Wills-Jones’un kısa öyküsünden uyarlanan ve Eleanor Wilson ile Alex Huston Fischer tarafından yönetilen bu sıra dışı aşk hikâyesinde Colman, komedi yeteneğini bir kez daha sergiliyor. Alexander Skarsgård ise “ağaç kadar güçlü ve en az o kadar sert” hasır kocayı canlandırıyor.

Bolca kara mizah, küfür, müstehcenlik ve tuhaf bir halk masalını bir araya getiren film, kasaba halkının da ilgisini kısa sürede üzerine çekiyor. Skarsgård’ın hasırdan yapılan karakteri, kasabalıların tırmanmak için can attığı bir figüre dönüşürken film, absürt mizahıyla alışılmış aşk hikâyelerinden epey uzaklaşıyor.

Colman’ın performansı, Skarsgård’ın alışılmadık rolü ve filmin masalsı atmosferi düşünüldüğünde, bu yapımın Cadılar Bayramı döneminin en tuhaf ve eğlenceli sürprizlerinden biri olması bekleniyor.

KASIM

Godzilla Minus Zero

Godzilla Minus Zero
Godzilla Minus Zero Toho

2023’te Oscar kazanan hit "Godzilla Minus One"ın devam filmi, selefinin hikâyesini sürdürüyor. Japon senarist-yönetmen Takashi Yamazaki yeniden yönetmen koltuğunda ve bu kez de etkileyici bir kaiju gösterisine imza atması bekleniyor.

"Minus One", şimdiye kadar çekilmiş en iyi Godzilla filmlerinden biri olarak öne çıkmıştı; üstelik Godzilla serisinin toplamda 39 filme ulaştığı düşünüldüğünde, çıta hayli yüksek. Bu nedenle Yamazaki’nin devam filminde de kalitesini koruyacağına dair güçlü nedenler var.

"Godzilla Minus Zero" ayrıca Japonya’da ilk kez IMAX formatında çekilen yerli yapım olma özelliğini taşıyor. Filmin hikâyesi ise "Minus One"ın bıraktığı yerden devam ediyor: Savaşın Japonya’yı yerle bir etmesinin üzerinden iki yıl geçmiştir. Ülke, toparlanmak ve günlük hayatını yeniden kurmak için mücadele ederken insanlar güçlükle elde edilen barışa tutunmaya çalışır. Ancak yeni bir tehdit ortaya çıkar ve kurulan umut bir kez daha yerle bir olur.

Filmin özeti de yaklaşan kaosun dozunu açıkça ortaya koyuyor: "Savaş Japonya’yı sıfıra indirdi, Godzilla ise eksiye. Üçüncü bir şans yok. Her şey burada bitiyor."

Kısacası, Yamazaki’nin ikinci Godzilla sınavı için hazırlanın. Bu kez gürültü daha da büyük olabilir.

Wild Horse Nine

Wild Horse Nine
Wild Horse Nine Searchlight Pictures

Çok ödüllü "The Banshees of Inisherin"in ardından Martin McDonagh, bu kez "In Bruges"i anımsatan yeni bir kara komediyle sinemaya dönüyor. Film, 1973 Şili darbesi öncesinde Paskalya Adası'nda ortalığı birbirine katan iki didişmeli CIA ajanının hikâyesini anlatıyor. John Malkovich ve Sam Rockwell'in canlandırdığı ajanların yanı sıra filmde Steve Buscemi, Parker Posey, Mariana di Girolamo ve Tom Waits de rol alıyor. Venedik Film Festivali'nde gösterilmesi beklenen yapım, McDonagh'ın kendine özgü kara mizahını bir kez daha beyaz perdeye taşıyacak gibi görünüyor.

Ebenezer

Ebenezer
Ebenezer Paramount Pictures

Ti West’in ("The Innkeepers", "X" üçlemesi) imzasını taşıyan "Ebenezer", "A Christmas Carol" hikâyesine karanlık ve çarpık bir yorum getirirken Johnny Depp’in sinemaya dönüşüne de sahne oluyor. Film, cesur bir gotik Noel masalı ile klasik Dickens uyarlaması arasında gidip geliyor.

Yapımın başarısında, seyircinin Depp’i yeniden beyaz perdede ne ölçüde kabul edeceği de belirleyici olacak. Depp’in Ebenezer Scrooge karakterine dönüşümü için uygulanan yoğun protez makyaj ilk bakışta olumlu tepkiler alırken, oyuncunun geçmişine ilişkin tartışmaların hâlâ tamamen geride bırakılmadığı da görülüyor.

Filmin fragmanı ise Depp’in dönüşünü oldukça doğrudan bir şekilde öne çıkarıyor. "Bize Jack Sparrow’u, Edward Scissorhands’i ve Mad Hatter’ı getirdi. Kasım’da uyumsuzların ustası geri dönüyor" ifadeleriyle oyuncunun ikonik karakterlerine gönderme yapılırken, Depp’in "Geri dönmek güzel" sözleriyle fragman son buluyor.

"Ebenezer"in, Depp’in kariyerinde yeni bir sayfa açıp açamayacağını ise vizyona girdiğinde göreceğiz.

Paper Tiger

Paper Tiger
Paper Tiger Neon

James Gray’in son New York aile hikâyesi, yönetmenin "Little Odessa", "The Yards" ve "We Own The Night" gibi filmleriyle aynı damarı taşıyan, 1980’lerde geçen bir suç öyküsü. "Paper Tiger", Rus mafyasıyla bağlantılı bir komplonun içine sürüklenen iki kardeşin hikâyesini anlatıyor. Mafyayla kurulan ilişkiler, yalnızca kardeşlerin arasındaki bağı değil, banliyödeki aile düzenini de tehdit ediyor.

Adam Driver, Miles Teller ve Scarlett Johansson’un başrollerini paylaştığı film, Gray’in uzun süredir beklediği ödül takdirini nihayet getirebilecek güçlü bir aday olarak öne çıkıyor. "The Lost City of Z" ve "Armageddon Time" gibi filmleriyle en azından bir Altın Küre adaylığı alamamış olması düşünüldüğünde, "Paper Tiger" yönetmenin ödül sezonundaki şansını yeniden gündeme getirebilir.

The Further Mis-Adventures of Cliff Booth

The Further Mis-Adventures of Cliff Booth
The Further Mis-Adventures of Cliff Booth Netflix

Quentin Tarantino, kendi koyduğu keyfi kurallara göre bunun onuncu ve son filmi olmasını istemiyordu. Ancak "Once Upon A Time In Hollywood"un devamı niteliğindeki, dublör Cliff Booth'u merkeze alan senaryoyu kaleme aldıktan sonra projeyi David Fincher'a devretti.

İşin iyi tarafı, böylece "Se7en", "Fight Club" ve "The Curious Case of Benjamin Button"ın ardından Brad Pitt ile Fincher'ı yeniden bir araya getiren bir yapım izleme şansı yakalıyoruz. Kötü tarafıysa şu soru: Buna gerçekten ihtiyaç var mı?

"Once Upon A Time In Hollywood" Tarantino'nun en güçlü filmlerinden biri değildi. Üstelik ortada daha can sıkıcı bir soru daha var: Tarantino'nun kendine özgü anlatım diliyle Fincher'ın karanlık ve titiz görsel dünyası birleştiğinde gerçekten işe yarayan bir formül ortaya çıkabilecek mi?

Bu sorunun yanıtını kasım sonunda alacağız. Film, 23 Aralık'ta Netflix'te dijital olarak izleyiciyle buluşacak.

ARALIK

La Bola Negra

La Bola Negra
La Bola Negra Le Pacte

Avrupa’da vizyon tarihleri kasım ve aralık aylarına yayılan "La Bola Negra", bu yıl Cannes Film Festivali’nin en çok konuşulan yapımlarından biri oldu. Javier Calvo ve Javier Ambrossi’nin imzasını taşıyan kuir epik, İspanyol şair ve oyun yazarı Federico Garcia Lorca’nın aynı adlı yarım kalmış eserinden esinleniyor.

Yönetmen ikilisi, "La Bola Negra" ile Paweł Pawlikowski’nin "Fatherland"iyle paylaştıkları En İyi Yönetmen ödülünü Cannes’dan kazandı. Film, bu yapım kadar güçlü ve incelikli bir sinema dili sunabilirse, seyirciyi oldukça iddialı bir deneyim bekliyor.

1930’ların başındaki İspanya’dan İç Savaş yıllarında yaşanan kuir baskılara ve oradan 21. yüzyıla uzanan hikâye, farklı dönemler arasında geçiş yapan geniş soluklu bir anlatı kuruyor. Tarih, toplumsal baskı ve queer kimlik etrafında şekillenen bu epik anlatının, gelecek yılki Oscar yarışında En İyi Uluslararası Film kategorisinin öne çıkan adaylarından biri olması beklenebilir.

Ink

Ink
Ink StudioCanal - Netflix

Bu yıl Venedik Film Festivali’nin açılışını yapan Danny Boyle imzalı "Ink", Aralık ve Ocak aylarında sınırlı sayıda salonda gösterildikten sonra 2027’nin başında Netflix’te izleyiciyle buluşacak. James Graham’in 2017 tarihli tiyatro oyunundan uyarlanan biyografik dram, Rupert Murdoch’un "The Sun" gazetesini satın aldığı döneme odaklanıyor.

Filmde Avustralyalı medya patronu Rupert Murdoch’u Guy Pearce, tabloid gazeteci Larry Lamb’i Jack O’Connell, kurgusal bir muhabiri ise Claire Foy canlandırıyor. Yapım, yalnızca Murdoch’un yükselişini değil, haber anlayışının dönüşümünü ve bu dönüşümün günümüz gazeteciliği üzerindeki etkilerini de ele alıyor.

"Ink", insanların okumak istediklerini merkeze alan yeni bir gazetecilik anlayışının nasıl ortaya çıktığını ve bu anlayışın bugün yaşadığımız dünyayı nasıl şekillendirdiğini anlatıyor. Film, haber dünyasındaki güç, hırs ve sansasyon ilişkisine güncel bir perspektiften bakmayı vadediyor.

Boyle’un biyografi türündeki bir önceki filmi "Steve Jobs"un 2015’te aldığı güçlü eleştiriler ve çok sayıda ödül adaylığı düşünüldüğünde, "Ink"in de önümüzdeki ödül sezonunun dikkat çeken yapımlarından biri olması beklenebilir.

Avengers: Doomsday

Avengers: Doomsday
Avengers: Doomsday Walt Disney Studios Motion Pictures

Dünyanın en büyük film serisi için son beş yıl zorlu geçti. MCU, post-Endgame döneminde başarıdan çok hayal kırıklığı üretti ve herkes tıka basa doldurulmuş çoklu evren oyunlarından sıkılmış durumdaydı. Ancak anlaşılan, süper kahraman yorgunluğu henüz zirveye ulaşmadı; zira "Spider-Man: Brand New Day**"**in rekor kıran performansı – ki film şimdi "Titanic"ten bile büyük bir gişe başarısı – bunun kanıtı. Yine de bu yılın sonu, Marvel için tam anlamıyla “ya hep ya hiç” zamanı. Hiçbir riski göze almıyorlar ve bugüne kadarki en büyük çapraz buluşma epiklerini vadediyorlar. Herkes bu yolculuğa dahil: geri dönen Endgame yönetmenleri Russo Kardeşler; MCU’dan emekli olduğu söylenen Chris Evans ve Robert Downey Jr.; The Fantastic Four; The Thunderbolts; orijinal X-Men kadrosu... 2026’nın iki dev gişe gösterisinden biri olacak ve küresel gişeyi yerle bir edeceğini şimdiden biliyoruz. Rekorlar şimdiden kırıldı bile; ön satışlar 35 milyon doları geçti. Doğru okudunuz: Vizyona dört ay kala bile Doomsday, gişe ön satış rekorlarını alt üst etti. Heyecana değecek mi ya da Endgame gibi kültürel bir olay hâline gelecek mi, göreceğiz. Kesin olan şu: Bu macera yalnızca Doctor Doom’la savaşmakla ilgili değil; MCU’nun tacını geri alma ve hâlâ zamanımıza değip değmediğini kanıtlama mücadelesi.

Dune: Part Three

Dune: Part Three
Dune: Part Three Warner Bros. Pictures

"Avengers: Doomsday" 2026’nın gişe rekabetindeki iki büyük filmden biriyse, diğeri Denis Villeneuve’ün "Dune" destanının üçüncü bölümü. Her iki yapımın da 18 Aralık’ta aynı gün vizyona girecek olması, şimdiden "Barbenheimer" benzeri bir çift seans çılgınlığı beklentisini doğurdu. Hatta bu olası sinema maratonına şimdiden "Dunesday" adı veriliyor.

Biz de Aralık geldiğinde bu uzun sinema mesaisine katılmaya fazlasıyla hazırız. Ancak itiraf edelim, asıl merakımız "Dune: Part Three". Film, Frank Herbert’ın "Dune" serisinden uyarlanan üçlemenin son halkası olacak ve "Dune Messiah" romanından esinlenecek. Hikâyede imparator Paul Atreides’in başlattığı kutsal savaş giderek kontrolden çıkarken, Paul iktidarının ve aldığı kararların sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalacak.

Önceki filmlerdeki oyuncu kadrosunun büyük bölümü final için geri dönüyor. Bunlar arasında ilk filmde hayatını kaybeden Duncan Idaho karakteriyle Jason Momoa da bulunuyor. Kadroya ayrıca Robert Pattinson, Isaach de Bankolé ve Anya Taylor-Joy gibi yeni isimler katılıyor.

"Dune" ve "Dune: Part Two" ile eleştirmenlerden ve izleyicilerden büyük övgü alan Villeneuve’ün, üçlemeyi güçlü bir finalle tamamlaması bekleniyor. Hatta "Dune: Part Three" şimdiden yönetmenin serisini modern bilimkurgu sinemasının kalıcı klasiklerinden birine dönüştürebilecek yapımlardan biri olarak görülüyor.

Ancak 18 Aralık’ta asıl büyük soru gişede yanıtlanacak: 2026’nın sonunda hangisi üstün gelecek, "Avengers: Doomsday" mi, "Dune: Part Three" mü?

Peki siz en çok hangi filmleri merak ediyorsunuz? En güncel film eleştirileri için Euronews Kültür'ün "Haftanın Filmi" bölümüne göz atın ve 2026’nın şimdiye kadarki en iyi filmleri listemize de göz atmayı unutmayın.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir