Elga Fontes’in kurduğu yayınevi, Mayıs’ta siyahi yazarların görünmezliğini kırmak ve eserlerinin yalnızca ırkçılık, ayrımcılık, acıyla sınırlı olmadığını göstermek amacıyla çıktı. 2026’da iki kitap yayımlayacak, 2027 kataloğu şimdiden hazır.
Kiala, Elga Fontes’in yıllardır zihninde taşıdığı bir fikirden doğdu: Portekiz yayıncılık sektöründe siyah yazarlara daha fazla alan açmak. Vírgula d’Interrogação yayınevinin markası, bu yıl mayıs ayında resmen yayın hayatına başladı. Kiala, yalnızca siyah yazarların kitaplarını yayımlamayı hedefliyor. Ancak markanın kurucusu, bunun edebiyat dünyasında kapalı bir alan yaratmak ya da ayrı bir edebiyat kategorisi oluşturmak anlamına geldiği görüşünü reddediyor.
“Kiala, Angola’da konuşulan Bantu dillerinden kimbunduda ‘aydınlatmak’ ya da ‘ışık getirmek’ anlamına geliyor” diyen Fontes, markanın adında hayata geçirmek istediği projenin özünü bulduğunu söylüyor.
Fikir yaklaşık iki yıl önce, Fontes’in Vírgula d’Interrogação’da editör olarak çalıştığı dönemde şekillenmeye başladı. Projeyi yayınevinin direktörü Diana Almeida’ya sundu ve aldığı onayın ardından markayı hayata geçirmek için yaklaşık iki yıl çalıştı.
'Siyah yazarlara daha fazla yer açılmalı'
Kiala’nın ortaya çıkışında, Fontes’in hem bir okur hem de yayıncılık sektöründe çalışan bir profesyonel olarak edindiği deneyimler önemli rol oynadı. Yüksek lisans tezini hazırlarken bir Portekiz yayınevinin kataloğunu inceleyen Fontes, üç yıllık dönemde yayımlanan yüzlerce kitap arasında yalnızca yaklaşık yüzde 10’unun beyaz olmayan yazarlar tarafından kaleme alındığını tespit etti.
Daha sonra gözlemini başka yayınevi gruplarını da kapsayacak şekilde genişletti. İçerik üreticisi olarak iş birliği yaptığı yayınevlerinin yeni kitap duyurularını da takip eden Fontes, benzer bir tabloyla karşılaştı.
Euronews’e konuşan Fontes, “Siyah yazarların kitaplarına daha fazla yer açılmasına ihtiyaç vardı ve bu ihtiyaç hâlâ sürüyor” diyor.
Fontes’e göre Portekiz’de yayıncılık sektöründeki ırksal temsili sistematik biçimde ölçen resmi bir araştırma ya da platform da bulunmuyor.
'Bir suçlu yok'
Fontes, sorunun yalnızca elyazmalarının yayımlanma sürecinde rol alan tek bir aktöre, örneğin editörlere, edebiyat ajanslarına, eleştirmenlere ya da okurlara bağlanamayacağı görüşünde.
Portekiz kitap pazarının küçük ve kırılgan olduğuna dikkat çeken Fontes, yayınevlerinin ticari potansiyeli yüksek kitaplara yöneldiğini, sosyal medyanın da hâlihazırda ilgi gören eserleri daha görünür kılma eğiliminde olduğunu belirtiyor.
Bunun yanı sıra, Fontes’e göre alışılmış kalıpların dışına çıkan eserleri okumaya daha az istekli bir okur kitlesi de bulunuyor.
“Bir suçlu yok. Kiala’nın amacı da eleştirmek değil, daha çok teşvik etmek” diyor.
Kalıpları kırmak için yola çıkan bir marka
Kiala’yı yönlendiren temel ilkelerden biri, siyah yazarların edebiyatının mutlaka ırksal deneyimleri anlatması gerektiği fikrinden uzaklaşmak. Editör ve kurucu Fontes’e göre, tek bir “siyah deneyim”den söz etmek indirgemeci bir yaklaşım. Siyah insanların deneyimleri farklılık gösteriyor; bu deneyimlerin bazıları ırkçılık gibi ortak sorunlarla kesişse de hepsini aynı çerçevede değerlendirmek mümkün değil.
Yayınevi, siyah yazarları otomatik olarak acı ve travma hikâyeleriyle özdeşleştiren bakış açısına da karşı çıkıyor.
“Kiala ile, siyah bir insanın yalnızca ırkçılık ve acı üzerine yazabileceği fikrini biraz olsun sorgulamak istedik” diyor Fontes.
Sorunun bir diğer boyutunu ise eserlerin nasıl değerlendirildiği oluşturuyor. Fontes, “Siyah insanların ürettiği işleri çoğu zaman istisna olarak görüyoruz, evrensel olarak değil” ifadelerini kullanıyor.
Beyaz bir yazarın neredeyse her konuda yazabileceğini ve eserinin niteliğinin, ele aldığı temadan bağımsız olarak değerlendirilebildiğini belirten Fontes, siyah yazarlar söz konusu olduğunda aynı yaklaşımın her zaman geçerli olmadığını düşünüyor.
Bu nedenle Kiala yalnızca ırksal meselelere odaklanan kitaplar aramıyor. Markanın yayımladığı ilk kitap, ABD’li yazar, aktivist ve kültür eleştirmeni Mikki Kendall’ın kaleme aldığı Feminismo na Periferia oldu.
Kendall’ın kitabı, evrensel olarak sunulan feminizm anlayışını sorgularken etnisite, sınıf, yoksulluk ve şiddet gibi konuları ele alan bir kurgu dışı eser.
Kasım ayında yayımlanması planlanan ikinci kitap ise Nijerya doğumlu yazar Akwaeke Emezi’nin "A Morte de Vivek Oji" adlı eseri olacak. İlk kez 2020’de İngilizce yayımlanan ve büyük beğeni toplayan roman; kimlik, kendini keşfetme ve aile temalarını işlerken Nijerya toplumunun farklı yönlerini de hikâyenin arka planına taşıyor.
Kitap seçiminde ise birden fazla ölçüt dikkate alınıyor. Ekip, “Bu kitap Portekiz’de hangi sohbeti başlatabilir ya da sürdürebilir?” sorusunun yanı sıra okurun eserde neler bulabileceğine de bakıyor.
Elga Fontes, başlıca seçim kriterlerinden birini şöyle açıklıyor: “İyi bir kitap, söyleyeceklerini hiçbir zaman tamamen bitirmeyen kitaptır. Bizim için kitap seçiminde yol gösterici olan şey bu. Söyleyecek çok sözü olan bir kitap.”
'Siyah olan herkes yayımlanmıyor'
Marka, Elga Fontes’in somut bir eşitsizlik olarak gördüğü durumla mücadele etmek amacıyla ırksal kriteri benimsiyor. Ancak siyah bir yazar olmak, Kiala tarafından yayımlanmak için tek başına yeterli bir koşul değil.
“Irksal kriterimiz tamamen araçsal” diyor Fontes. “Bu, siyah yazarların homojen bir edebi kategori oluşturduğu ve tek bir alana kapatılması gerektiği yönünde bir iddia değil.”
Kiala’nın siyah yazarları yayıncılık dünyasının geri kalanından ayrı, kenarda bir alana taşıyarak onları ana akıma entegre etmek yerine dışarıda bırakabileceği yönündeki eleştiriyi de reddeden Fontes, markanın amacının tam tersine bu yazarların daha geniş yayıncılık piyasasında görünürlük kazanmasını sağlamak olduğunu söylüyor.
“Kiala, imkânlarımız elverdiği ölçüde tüm yayıncılık piyasasının içinde yer alıyor. Sadece Kiala’ya ait bir kitabevimiz yok, siyah yazarların bulunabileceği küçücük bir alanımız da yok. Bizim hedefimiz ve yaptığımız iş, tam tersine, siyah yazarların seslerini hâlâ bulunmadıkları, sayıca çok az oldukları yerlere taşımak. Tam da bu yüzden Kiala, yayıncılık piyasasındaki somut az temsili düzeltmek için kurulmuş bir ‘olumlu ayrımcılık’ markasıdır” diye savunuyor.
Bu nedenle Kiala, siyah yazarlar için yalnızca paralel bir dolaşım ağı oluşturmakla yetinmek istemiyor; geleneksel yayıncılık kanallarında da varlık göstermeyi amaçlıyor. Hedef, Portekiz’de bir kitabevine girildiğinde farklı ülkelerden, türlerden ve bakış açılarından siyah yazarların eserleriyle karşılaşılmasını olağanlaştırmak ve bu çeşitliliğin bir istisna olarak görülmesinin önüne geçmek.
Markanın, kendisinin de kabul ettiği üzere, bir niş yayınevi olarak görülmesi, hatta “ırkçı bir yayınevi” olarak tanımlanması mümkün. Fontes ise bu tür değerlendirmelerin kendi sorumluluğunda olmadığını söylüyor.
“Algılar çok çeşitli olabilir; ama insanların Kiala hakkında ne düşündüğünü denetlemek benim görevim değil. Benim görevim yalnızca siyah yazarların kitaplarını yayımlamak” diye vurguluyor.
Temsil konusundaki yaklaşım, kitapların hazırlanma sürecinde görev alan ekibe de yansıyor. Redaktör, çevirmen, tasarımcı ve diğer profesyonellerin öncelikle kalite kriterlerini karşılaması gerekiyor. Bununla birlikte Kiala, siyah profesyonelleri de ekibe dahil etmeye çalışıyor.
Fontes, bu profesyonellerin Portekiz’de bulunduğunu, ancak “yayınevleriyle aktif biçimde çalışan çok az kişi olduğu için alana erişimlerinin daha zor” olduğunu düşünüyor.
Kiala bu tür girişimlerin ilki değil. Fontes, uluslararası alanda yalnızca siyah yazarların eserlerini yayımlayan Birleşik Krallık merkezli New Beacon yayınevi ve kitabevini örnek gösteriyor. Brezilya’da Afro-Brezilya edebiyatına odaklanan Malê, ABD’de ise yalnızca siyah yazarların klasik eserlerini yayımlayan Black Classic Press bulunuyor.
Paris’in merkezinde faaliyet gösteren Présence Africaine Editions ise 1949’da, Afrika’daki ve diasporadaki düşünür, yazar ve araştırmacılara eserlerinin daha iyi koşullarda yayımlanması ve daha geniş kitlelere ulaştırılması için bir “ses kutusu” sunmak amacıyla kuruldu.
“Kiala’dan çok önce bu çalışmayı yapan pek çok insan var. Kiala’nın, o çalışmalar ve o insanlar sayesinde var olduğuna inanıyorum” diyor Fontes.
Görevini yitirmeden büyümek
Şimdilik Kiala’nın ölçeği küçük kalmaya devam ediyor. Marka, 2026’da iki kitap yayımlayacak; bu sayının 2027’de üçe çıkarılması planlanıyor. 2027 kataloğu şimdiden tamamlanmış durumda ve yalnızca kurgu eserlerden oluşacak. Yayınevi, 2028’de ise Portekizli yazarların eserlerini yayımlamayı hedefliyor.
Amaç, her ne pahasına olursa olsun büyük bir yayınevine dönüşmek değil. Kiala, referans niteliğinde bir katalog oluşturmayı; editoryal kaliteyi, ekonomik sürdürülebilirliği ve “siyah yazarlara yatırım yaparak ayakta kalmayı” bir arada mümkün kılmayı hedefliyor.
“Elbette, kitaplarımıza yaptığımız yatırımı geri almayı isteriz” diyor Fontes. “Bu bile, giderek daha fazla kitap yayımlamaya devam edebilmemiz için bizim açımızdan mükemmel olurdu.”
Kiala’nın karşı karşıya olduğu başlıca sorunlar arasında dağıtım, üretim maliyetleri, kâğıt fiyatları ve Portekiz kitap piyasasının sınırlı büyüklüğü bulunuyor. Yayınevi ayrıca ülkedeki yaşam maliyetlerinin ve okuma alışkanlıklarının bağımsız yayınevlerinin sürdürülebilirliğini zorlaştırdığına dikkat çekiyor.
“Okuma alışkanlıkları son yıllarda ciddi biçimde artsa da Avrupa’da en az kitap okunan ülkelerden biri olmaya devam ediyoruz. Bu nedenle kitapların daha pahalı olması gerekiyor; çünkü yayınevleri kâr edebilmeli, ayakta kalabilmeli, çalışanlara ve kitapların üretimine ödeme yapabilmeli” diye açıklıyor Fontes.
Ancak tüm bu zorluklara rağmen Fontes’in Kiala’nın büyümesinden daha önemli gördüğü bir hedef var: markanın bir gün gereksiz hale gelmesi.
“Kiala fikrinin modası geçmiş, gereksiz, hatta gülünç hale gelmesini çok isterim” diyor. Bunun gerçekleşmesi için Kiala’nın yürüttüğü çalışmanın diğer yayınevlerini ve yayıncılık projelerini siyah yazarlara daha fazla yer vermeye teşvik etmesi yeterli.
O güne kadar Kiala, Fontes’in ifadesiyle, Portekiz kitabevlerinde hâlâ yeterince yer bulamayan sesleri aramayı sürdürecek. Fontes’i en çok şaşırtan eksikliklerden biri ise bilimkurgu edebiyatının önemli isimlerinden Afro-Amerikalı yazar Octavia E. Butler. Butler’ın eserleri Portekiz’de ancak birkaç yıl önce yayımlanmaya başladı.
Özünde amaç, siyah yazarların kitabevi kataloglarında bir istisna olmaktan çıkması. Kimlik, fantezi, mizah, bilimkurgu, aile ya da başka herhangi bir konu üzerine yazsınlar; yalnızca yazdıkları için okunmaları.
“Irkçılık üzerine olmayan, üstelik ne iyi ki öyle olan, çok sayıda siyah yazarın kitabı var” diyerek sözlerini tamamlıyor Fontes.
Elga Fontes’ten okuma önerileri
- Lendários, Tracy Deonn imzalı, Ekim 2022’de Desrotina tarafından yayımlandı
- A Outra Metade, Brit Bennett’ten, Haziran 2021’de Alfaguara Portugal tarafından yayımlandı
- A Cama Onde Elas Se Deitam, deFaridah Àbike-Íymídé’nin kitabı, Mayıs 2024’te Desrotina tarafından yayımlandı
- Encontrar-me, Viola Davis’in, Ağustos 2024’te Cultura Editora tarafından yayımlandı
- Irmãs Brown, Talia Hibbert’in, Desrotina tarafından yayımlanan bir seri