Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Transforming Tokyo: Tarihine bağlı, doğa ile iç içe gelişen bir dünya başkenti

euronews_icons_loading
Transforming Tokyo: Tarihine bağlı, doğa ile iç içe gelişen bir dünya başkenti
©  euronews
 Charlotte Kan
Metin boyutu Aa Aa

Japonya'nın başkenti Tokyo, fütüristik kentsel peyzajıyla tanınan çok hareketli bir şehir ama aynı zamanda doğa ile iç içe olarak kendini yenilemeye devam ediyor. Transforming Tokya programının bu bölümünde "Yeşil başkenti" keşfetmeye çıkıyoruz.

2. Dünya Savaşı'nda Amerikan ordusunun hava bombardımanının ardından yerle bir olan Tokyo, hızla yeniden inşa edildi. Bugün ise, dünyanın en yoğun nüfuslu şehirlerinden biri olan Tokya'da yaklaşık 14 milyon kişi yaşıyor.

Burada her bir metrekare kentsel yaşam için bilinçli bir şekilde kullanılıyor, ancak belediye yetkilileri çok az boş alan olsa da, yıllardır doğanın da kentte yerini bulması için çalışıyor.

Tokyo'da bazı binaların çatısında çocukların oynayabileceği, ağaçların, Japon bahçelerinin bulunduğu yeşil alanlar var.

Yeşil alanlar deprem gibi doğal afetlerde sığınma alanı olarak da kullanılıyor

Tokyo'daki yeşil alanlar çevrenin ve biyosferin korunmasına yardımcı oluyor, ayrıca kent sakinlerine dinlenebilecekleri bir yer sağlıyor. Bazen de deprem gibi doğal afetlerde sığınma alanı olarak da kullanılıyor.

Tokyo Belediyesi'nin Yeşillik Politikası Planlama ve Koordinasyon Direktörü Kazuhiko Aoyama:

"Tokyo Metropol Bölgesi'nin yaklaşık yüzde 52'sinde yeşil alan bulunuyor. Tokyo'nun 23 mahallesinden bahsedecek olursak yeşillik oranı yüzde 24. Ama yeni yeşil alanlarının yapılması için de politikalar geliştiriyoruz. Örneğin, buradaki binaların arasında bazı parkların inşa edilmesini teşvik ettik, ve böyle projelerin sayısının artmasını istiyoruz."

Tokyo eskiden beri bir 'yeşil kentti'

Tokyo eski adıyla Edo, her zaman yeşil alanlara önem veren bir kent oldu.

Sumida Nehri'nin, Tokyo Körfezi'ne bitiştiği yerde, şehrin merkezindeki Hama Rikyu Bahçeleri, Tokyo'nun en eski feodal bahçelerinden biri.

Rehber Sek Jia Ho bize bahçelerin tarihini anlatıyor:

"Bu bahçeler, 360 yıldan daha uzun bir süre önce inşa edildi. Tokugawa hanedanlığına aitti, çoğu zaman da ikinci rezidans olarak kullanıldı ve daha sonra İmparatorluk Sarayı’na bağlandı. 1946’da Tokyo Belediyesine verilerek halka açıldı."

Bahçeler, 2. Dünya Savaşı sırasında büyük hasar gördü. 1707'den kalma bu çay evi yandı ve 1980'lerde yeniden inşa edildi. Feodal Japonya’da burası hükümdarların dinlenmek ve balık tutmak için geldikleri bir yerdi.

Tokyo'nun merkezinde vahşi yaşam devam ediyor

Hamarikyu Bahçelerini benzersiz yapan şeylerden biri de deniz suyu içeren göletleri, tuzlu su çeşitli balık ve kuş türlerini buraya çekiyor.

Sek Jia Ho hayvanlar hakkında, "Burada doğal olarak, Japon mercan balığı, yassı kefallar ve kırmızı vatozlar gibi deniz canlıları var... Ayrıca ördek avı için, Japonya'da oldukça nadir bulunan iki alanımız var, ülke genelinde bunlardan sadece 5 tane bulunuyor" diye konuştu

Tarihine bağlı olarak gelişen bir başkent

Tokyo kenti hem tarihe bağlı kalarak hem de geleceğe dönük bir şekilde kendini yeniliyor, geliştiriyor.

Shibuya'daki son trend bölgelerinden Daika-nyama’da, Log Road adlı yeni bir kentsel proje geliştirildi.

Bu kamusal alan ve eğlence yeri, eski Tokyo demir yolu hattının üzerinde bulunuyor.

Projenin tasarımcılarından Tomotsuna Sasaki bize Long Road'ı anlattı:

"Bu proje ile hangi mevsimde olursa olsun, günün herhangi saatinde herkesin gelmekten zevk alabileceği bir yer istiyorduk. Projeyi inşa ederken dikkat ettiğimiz en önemli şey, ona yerel bir his vererek bölgeye uygun bir mekan tasarlamaktı. Bu nedenle, güzel bir yürüyüş yolu oluşturmak için eski tren yollarını kullandık."

Projenin tasarımcıları, yalnızca yerel halk için değil, aynı zamanda diğer bölgelerden insanları da çekecek bir mekan oluşturmaya özen gösterdi.

Şehir yaşamı ezici olabilir. Bunun gibi yeşil alanlar, yoğun Tokyo'nun kalbinde bir huzur vahası sağlıyor….