Avrupa genelinde yeni gece trenleri seferlere başlasa da, finansman açıkları ve yaşlanan altyapı bu hatların yeniden canlanmasını hâlâ tehdit ediyor.
Avrupa’da bir gece trenleri rönesansı uzun süredir gündeme getiriliyor ancak bu canlanma pratikte yavaş ilerliyor.
Aralık ayında pijamalarıyla protesto yapan gruplar, Amsterdam, Lizbon ve Viyana’da Avrupa’nın yataklı tren ağına daha fazla yatırım yapılması talebiyle geceyi sokakta geçirdi.
2026’nın yeni trenler, finansman kararları ve özel işletmeciler açısından kritik bir yıl olması beklenirken, taleplerin karşılık bulup bulmayacağı merak konusu. İşte Avrupa’daki gece trenleri ağının mevcut durumu.
Yeni trenler, eski sorunlar: Gece trenlerini ne yavaşlatıyor?
Avusturya devlet demiryolları ÖBB, Avrupa’nın en büyük uluslararası gece treni işletmecisi konumunda. Şirket, 2023’te tanıttığı yeni nesil yataklı trenlerine yatırımını 2026’da da sürdürecek.
ÖBB Sözcüsü Bernhard Rieder, Euronews Travel’a yaptığı açıklamada, “ÖBB yeni Nightjet trenlerine 500 milyon euronun üzerinde yatırım yapıyor; bu, Avrupa’daki tüm demiryolu şirketlerinden daha fazla,” dedi. Rieder, “2026 ortasına kadar toplam 24 tamamen yeni gece treni hizmete girecek,” bilgisini paylaştı.
Ancak bu rakam, başlangıçta planlanan 33 trenlik filonun gerisinde kaldı. Kaynakların bir bölümü gündüz seferlerine yönlendirildi; bu da yeni gece hatlarının devreye alınma hızını sınırlayabilir.
Kesinti kararları, ÖBB’nin son aylarda karşılaştığı zorlukları yansıtıyor. Aralık ayında Fransa hükümetinin sübvansiyonları azaltması nedeniyle Paris–Viyana ve Paris–Berlin Nightjet seferleri kısıldı.
Söz konusu hatlar sırasıyla 2021 ve 2023’te hizmete girmişti. Mart ayında ise Almanya’daki mühendislik çalışmaları nedeniyle Brüksel–Berlin hattı askıya alındı.
ÖBB ayrıca, 2026’da inşaat çalışmaları sebebiyle Viyana–Milano ve Viyana’dan İtalya’nın La Spezia liman kentine giden gece trenlerini durdurmak zorunda kaldı. La Spezia hattı Aralık 2022’de açılmış ve Avusturya ile Almanya’dan İtalyan Rivierası’na doğrudan gece bağlantısı sağlamıştı.
Bu sorunlar yalnızca ÖBB’ye özgü değil. Finansman sıkıntıları, Basel–Kopenhag–Malmö arasında planlanan SBB gece trenini de vurdu.
Nisan 2026’da başlaması öngörülen hat, İsviçre Parlamentosu’nun finansmanı çekmesi üzerine, biletler satışa çıkmış olmasına rağmen iptal edildi. Karar, İsviçre’nin demiryolu altyapısına ve uzun mesafe yolcu taşımacılığına güçlü yatırım geçmişine rağmen alındı.
Hat kapasitesi, ülkeler arasındaki sinyalizasyon ve ray ölçüsü farklılıkları ile yeni açılan seferlere yönelik değişken talep, sınır aşan gece trenlerini yavaşlatan diğer etkenler arasında.
AB genelinde devreye alınan yeni bir demiryolu kapasite düzenlemesi, sınır ötesi planlamayı iyileştirmeyi amaçlıyor. Ancak kampanyacılar, düzenlemenin gece trenlerine somut etkisinin henüz belirsiz olduğunu söylüyor.
Avrupa’nın gece trenlerini modernleştirmek
Avrupa’da gece trenlerine talebi artırmanın yolu, Avusturya’nın Nightjet trenleri gibi yeni nesil araçlardan geçiyor.
Avrupa’da sınır ötesi yolcu trenlerinin iyileştirilmesi için kampanya yürüten gönüllü ağ Back-on-Track’in kurucu üyelerinden ve aktivistlerinden Poul Kattler da Euronews Travel’a yaptığı açıklamada bunu vurgu yapıyor.
“Avusturyalıların vagonları o kadar pürüzsüz gidiyor ki, adeta bir rüya,” diyen Kattler, Nightjet’lerin bir istisna olduğunu söylüyor. Avrupa’daki diğer pek çok gece treni ise hâlâ 1950–1970’lerden kalma eski vagonlara dayanıyor.
Kampanyacılara göre yolcu tercihlerini yalnızca konfor değil; sefer güvenilirliği, sınır kontrolleri ve personel yeterliliği de belirliyor.
Kattler, “Daha modern çözümler görmeyi gerçekten istiyoruz; trenle seyahati daha geniş bir kitle için cazip kılacak çözümler,” yorumunu yapıyor.
Bazı ülkelerde bu dönüşüm yavaş da olsa başlıyor.
2023’te İtalya’nın Trenitalia şirketi ile Çek üretici Skoda arasında imzalanan 732 milyon euroluk anlaşma, önümüzdeki yıllarda 370 yeni gece treni vagonunun hizmete girmesini öngörüyor.
Bu hizmete ilişkin olarak da Kattler, “Ranza yerine çift kişilik yatakların bulunduğu, daha ‘otel tarzı’ bölmeler sunuyorlar,” diyor.
Fransa da ulusal gece treni ağına önemli yatırımlar yapıyor.
Fransa’daki Intercités de Nuit (ICN) gece trenlerinin yeniden canlandırılması için kampanya yürüten gönüllü kolektif Oui au train de nuit’ten Quentin Marsal, “Fransız hükümetinin iç hatlar için 180 yeni vagon siparişi vermeyi planlaması bizi çok heyecanlandırıyor.
Bu sipariş, Fransa’da gece trenlerinin önümüzdeki 20 yıl boyunca çalışmaya devam etmesini güvence altına alacak,” sözlerini dile getiriyor.
Marsal, anlaşmada ayrıca 160 ek vagon alım opsiyonu bulunduğunu; bunun da yüksek hızlı ağla yeterince bağlantılı olmayan bölgelerde yeni hatların açılmasına imkân tanıyacağını ekliyor.
Ancak bu ivmeyi sınır ötesine taşımak zor. Hükümetler politika ve finansman konusunda her zaman aynı çizgide buluşmuyor; bu da İsviçre ve Fransa’da görülen kesintilere yol açıyor.
Özel işletmecilerin boşluğu doldurması da kolay değil: pahalı ekipmanlar ve her yıl yeniden ray kapasitesi başvurusu yapma zorunluluğu, yatırımı riskli kılıyor ve işletmecileri eski vagonları kullanmaya zorluyor.
Avrupa ulaşımını yeşillendirmenin 'ucuz' bir yolu
Bu tablo, Avrupa’daki gece trenlerinin geleceğinin büyük ölçüde hükümetlerden gelen istikrarsız finansmana bağlı olduğunu gösteriyor.
Gece trenlerine yönelik kamu ilgisi artarken, işletmeciler yoğun sezonlar dışında talebin düzensiz seyrettiğini ve bunun uzun vadeli planlamayı zorlaştırdığını söylüyor.
Buna rağmen Back-on-Track, bunun vergi mükelleflerinin parasının iyi harcanması olduğunu savunuyor; yalnızca ulaşım için değil, yeşil dönüşüm için de. Kuruluşa göre, kapsamlı bir gece treni ağı; kısa mesafeli uçuşların yerini alması halinde AB’nin toplam sera gazı emisyonlarının yüzde 3’üne kadarını önleyebilir.
Öte yandan gece trenlerinin sonsuz biçimde kamu desteğine bağımlı kalması gerekmiyor. Yeni bir hatta talep oluştuğunda, bu hat bir sıçrama tahtası işlevi görebiliyor ve zamanla özel işletmecilerin devralmasına imkân tanıyor.
İsveç’te buna örnek bir gelişme yaşandı. Stockholm–Berlin hattına sağlanan kamu finansmanı geri çekilince, devlet işletmesi SJ Eylül 2026’dan itibaren her gece yaptığı seferleri sonlandırmak zorunda kaldı.
Karar eleştirilse de, yeni hatların ilk yıllarında devlet desteğinin riski nasıl azalttığını da ortaya koydu.
Back-on-Track aktivisti Poul Kattler, “Duruma sürekli yakınmak yerine olumlu tarafına bakmalıyız,” diyerek, özel işletmeciler RDC Deutschland ve Snälltåget’in hattı gün aşırı seferlerle kurtardığını hatırlattı.
Kattler’a göre bu örnek, bir hattın kamu kaynağıyla pazara tanıtılmasının değerini gösteriyor: Havacılıktan kaynaklanan emisyonları azaltmanın “oldukça ucuz bir yolu” olan gece trenleri, talep oturduktan sonra özel sektöre devredilebiliyor.
Benzer şekilde, ÖBB’nin Paris–Berlin gece treni hattının da mart ayında Belçika-Hollanda ortaklı girişim European Sleeper tarafından devralınması bekleniyor.
Ancak özellikle AB düzeyinde daha fazla destek gerektiği vurgulanıyor.
Back-on-Track’tan Poul Kattler, Avrupa Yatırım Bankası’nın iklim finansmanı stratejisi kapsamında, yataklı vagonlar da dahil olmak üzere demiryolu araçlarına doğrudan yatırım yapabileceğini söylüyor. Kattler’a göre bu adım 2026’da gerçeğe dönüşebilir.
Daha yeni trenler, Avrupa’nın gece treni ağındaki bir başka önemli sorunun da önünü açabilir: yüksek hızlı hatlara erişim. Büyük şehirler arasındaki en doğrudan güzergâhlar genellikle bu hatlar üzerinden geçiyor.
Mevcut eski gece trenleri, lokomotif çekişli yapıları nedeniyle ağırlığı az sayıda aksa yüklüyor; bu da SNCF’nin TGV’leri gibi daha hafif ve eklemli trenler için inşa edilen altyapıda çalışmayı zorlaştırıyor.
Yüksek hızlı hatlara erişim, özellikle 1.000 kilometrenin altındaki rotalarda gece trenlerini kısa mesafeli uçuşlara karşı daha rekabetçi kılabilir.
2026’da hizmete girecek yeni Avrupa gece trenleri
Zorluklara rağmen, özel işletmeciler yeni hatlar açmakta kararlı.
Bu haziran ayında European Sleeper, Amsterdam ve Brüksel’i Milano’ya bağlayacak. Köln, Bern, Brig ve İtalya’daki Maggiore Gölü kıyısındaki Stresa üzerinden geçecek hat haftada üç kez işleyecek. Koltuk fiyatları yaklaşık 29 eurodan (1.450 TL), temel yataklı biletler ise 80 euro civarından (4.000 TL) başlayacak.
Lüks segmentte ise Belmond’un Venice Simplon-Orient-Express’i mayıs ayında pazara yeni bir İtalyan rotası sunacak.
Paris’ten Amalfi Kıyısı’na gece yolculuğu içeren pakete, iki gecelik otel konaklaması da dahil olacak. “Villeggiatura by Train” adlı bu paketin fiyatı 10 bin euro (500 bin TL) olarak açıklandı.
2027 itibarıyla pazara yeni oyuncuların girmesi de mümkün. Berlin merkezli girişim Nox Mobility, özel odalı yataklı trenler başlatmayı planladığını duyurdu. Ancak bunun hayata geçip geçmeyeceği belirsiz.
Nitekim Fransız premium gece treni girişimi Midnight Trains, finansman bulmakta zorlandığı için 2024’te projesinden vazgeçmişti.
Buna karşın özellikle Güney ve Doğu Avrupa’da önemli boşluklar sürüyor; bu bölgelerde uluslararası gece treni seferleri hâlâ sınırlı ya da hiç yok.
Şimdilik Avrupa’daki gece treni canlanması kırılgan bir dengede ilerliyor: kamu kaynakları, özel sektörün iştahı ve siyasi irade arasında.
2026’nın bir dönüm noktası mı yoksa kaçırılmış bir fırsat mı olacağı, hükümetlerin yataklı trenleri rayda tutma konusundaki kararlılığına bağlı olacak.