Paris’ten Tokyo’ya uzanan gerçek destinasyonlar, video oyunlarının etkisiyle gezginler için yeni rotalara dönüşüyor. Oyunlar artık yalnızca sanal dünyalarda değil, seyahat hayallerine de ilham veriyor.
Video oyunları uzun süredir evde yapılan popüler bir hobi olsa da artık insanların seyahat alışkanlıklarını da şekillendiriyor.
Giderek daha fazla oyuncu, ekran başından kalkarak kült oyunlara ilham veren gerçek destinasyonları keşfetmek istiyor. Bu eğilim, “oyun tatilleri” ya da popüler adıyla "gami-vacations" trendinin yükselişini beraberinde getirdi.
"Pokémon" ve "Final Fantasy" evrenlerinin izini sürmek için Japonya’yı ziyaret edenlerden, Skyrim’e ilham veren Norveç’in büyüleyici manzaralarını görmek isteyenlere kadar birçok oyuncu, son dönemin en hızlı büyüyen hobi temelli seyahat akımına katılıyor.
Daha deneyimsel seyahate olan talep, oyun tatillerine ilgiyi artırıyor
Oyun temalı seyahatlerdeki son artışın arkasında, gezginlerin giderek daha fazla “deneyimsel seyahat” arayışında olması yatıyor. Bu yaklaşım, klasik gezi rotalarının ötesine geçerek hobilere ve kişisel tutkulara duygusal bağ kurma imkânı sunuyor; daha akılda kalıcı, özgün etkinliklere yönelmeyi teşvik ediyor.
Teknolojiye yatkın Z ve Alfa kuşakları da temalı seyahatlere yoğun ilgi gösteriyor ve oyun tatilleri bu eğilime birebir uyum sağlıyor. Uzun saatler boyunca oynadıkları sanal dünyalara aşina olan oyuncular, bu yerleri bizzat ziyaret ettiklerinde kendilerini o evrenin bir parçası gibi hissediyor.
Turizm ofisleri, oyun temalı seyahatlerin popülaritesini fark ederek yeni pazarlama stratejileri geliştiriyor. Roma’da “Assassin’s Creed” turları gibi özel rotalar oluşturuluyor; oyun influencer’larıyla yapılan işbirlikleri sayesinde bu deneyimler sosyal medyada daha geniş kitlelere ulaşıyor.
Birçok oyuncu, bu destinasyonları ziyaret ederek gerçek hayatta adeta “seviye atlamak” istiyor. Sanal gerçeklik ve yapay zekâ özellikleriyle donatılmış uygulamalar ise kişiye özel görevler, ödüller ve rotalar sunarak bu deneyimi daha da etkileşimli hale getiriyor. Büyük çaplı oyun çıkışları — “Assassin’s Creed” ve “Ghost of Tsushima” gibi — İskoçya ve Japonya gibi ülkelerde turizmi doğrudan canlandırmış durumda.
Oyun tatilleri için en popüler destinasyonlar
Fransa: 'Assassin’s Creed' ve 'The Witcher'ın perde arkasına yolculuk
Paris yalnızca dünyanın en romantik şehirlerinden biri değil, aynı zamanda “Assassin’s Creed Unity” ve “Pokémon Legends Z-A” gibi birçok popüler oyuna da ev sahipliği yapıyor. Bu durum her yıl kente düzenli bir oyuncu akışı çekiyor; Paris Games Week gibi büyük etkinlikler de oyun tatillerini daha da artırıyor.
“Assassin’s Creed Unity”, Fransız Devrimi dönemindeki Paris’i ayrıntılı biçimde yeniden yaratıyor; Palais de la Cité ve Notre Dame Katedrali gibi ikonik yapıları öne çıkarıyor. Benzer şekilde “Assassin’s Creed Valhalla: The Siege of Paris” genişlemesi, Seine Nehri ve Sainte-Geneviève Kilisesi ile 9. yüzyıl Paris’ini gözler önüne seriyor.
Öte yandan “Pokémon Legends Z-A”, Paris’ten esinlenen kurgusal bir kentte oyunculara çatıların üzerinde keşif yapma imkânı sunuyor.
“Clair Obscur: Expedition 33”, “Remember Me” ve “Valiant Hearts: Coming Home” gibi hem niş hem de geniş kitlelere ulaşan oyunlar, Paris’i tarihsel dönemlerden siberpunk geleceklere uzanan farklı atmosferlerde tasvir ediyor.
Gezginler, kentin Arnavut kaldırımlı sokaklarında dolaşarak ekran başında yaşadıkları maceraları gerçek dünyada yeniden deneyimleyebilir. Ardından Eyfel manzaralı, Au Canon des Invalides gibi şirin bir kafede kruvasan ve café au lait eşliğinde mola verebilirler.
Louvre gibi ünlü müzeleri, Le Marais ya da Montmartre gibi sempatik mahalleleri keşfedebilir; kendilerini Şanzelize’de bir alışveriş turuyla ödüllendirip Lüksemburg Bahçesi’nde keyifli bir yürüyüşle günü tamamlayabilirler.
Paris’in ötesinde oyun tatilcileri, “The Witcher 3: Wild Hunt - Blood and Wine”daki kurgusal Toussaint diyarına ilham veren güney Fransa’ya da yöneliyor. Bağımsız yapım “Dordogne” ise ülkenin güneybatısındaki pastoral kır manzaralarını oyun dünyasına taşıyor.
Burada gezginler, üzüm bağlarını, dalgalı tepeleri, ışıltılı Akdeniz kıyılarını ve zeytinlikleri keşfedebiliyor. Kıyılardan uzaklaştıkça Fransız Alpleri, “Steep” ve “Syberia” gibi ekstrem spor ve macera oyunu hayranlarını cezbeden bir başka popüler oyun rotası olarak öne çıkıyor.
Oyun manzaralarının ötesinde ziyaretçiler, kayak, snowboard, kar ayakkabısıyla yürüyüş, buz tırmanışı ve kızak gibi kış sporlarının yanı sıra çeşitli après-ski etkinliklerinin de keyfini çıkarabiliyor.
'GTA' ve 'Far Cry’ın arkasındaki gerçek şehirler
ABD de oyun temalı seyahatler için popüler rotalardan biri. New York, San Francisco, Los Angeles, Seattle, Miami ve daha birçok şehir, “Spider-Man” ve “Grand Theft Auto” (GTA) serisi gibi kült oyunlara ilham kaynağı oldu.
San Francisco, teknoloji sahnesi ve simge yapılarıyla “Driver: San Francisco”, “Watch Dogs 2” ve “X-Men: Destiny” gibi oyunlarda önemli bir yer tutuyor. Şehri ziyaret edenler, Golden Gate Köprüsü, Fisherman’s Wharf ve Pier 39 gibi ikonik noktaları gezerek favori sahnelerini gerçek hayatta yeniden yaşayabiliyor.
Ayrıca kentin ünlü tramvaylarına binip nostaljik bir tur yapabilir veya eski bir yüksek güvenlikli hapishane adası olan Alcatraz’a geçerek heyecan dolu bir keşif deneyimi yaşayabilirler.
Benzer şekilde, Los Angeles’taki Santa Monica İskelesi ve Griffith Gözlemevi gibi mekânlar da “GTA: San Andreas” ve “GTA V”in “Los Santos” haritasında kendine yer buluyor. Daha az bilinen Oregon kıyıları ise “Life is Strange”deki kurgusal Arcadia Bay’in gerçek mekânı olarak son dönemde popülerlik kazandı.
Burada gezginler, Cannon Beach, Astoria ve Bandon gibi sevimli kasabaları keşfedebilir; Sea Lion Caves ya da çok sayıdaki gelgit havuzunda okyanus yaban hayatını gözlemleyebilir. Samuel H. Boardman Koridoru boyunca manzaralı bir sürüşe çıkmak veya Ecola Eyalet Parkı’nda yürüyüş yapmak da ziyaretçiler arasında oldukça popüler.
“Far Cry 5” ve “Far Cry: New Dawn” hayranları ise Montana’daki Glacier Ulusal Parkı’nın dramatik ve yemyeşil manzaralarını keşfetmekten büyük keyif alıyor. Burada doğa yürüyüşleri yapabilir, McDonald Gölü’nde tarihi tekne turlarına katılabilir, kano ya da kürek sörfü deneyebilir ve sığın ile boz ayı gibi yaban hayvanlarını gözlemleyebilirler.
New York da oyun dünyasının en ilham verici şehirlerinden biri. “GTA” serisi, “Spider-Man”, “Pokémon Black and White”, “Max Payne” ve “The Division” gibi birçok oyunda kendine yer buldu. Şehri ziyaret edenler Empire State Binası, Özgürlük Heykeli, Times Square ve Central Park gibi simge noktaları gezebilir; Metropolitan Sanat Müzesi’ni dolaşabilir veya Top of the Rock’a çıkarak şehir silüetiyle park manzarasının keyfini çıkarabilir.
'Tomb Raider' ve 'Final Fantasy’nin geçtiği ülke: İtalya
İtalya’nın Rönesans kentlerinden Venedik, Floransa ve Roma’nın yanı sıra, Toskana’daki San Gimignano gibi daha az bilinen destinasyonlar da “Assassin’s Creed” serisinde yoğun biçimde yer aldı.
Venedik, “Final Fantasy XV”in fantastik mekânı Altissia’ya da ilham verdi; ayrıca “Final Fight 2” ve “Tomb Raider 2” oyunlarında da sahne olarak karşımıza çıkıyor.
Ülkenin köklü sanat mirasını, tarihini ve büyüleyici manzaralarını keşfetmek isteyenler için İtalya tam bir açık hava müzesi. Roma’da Kolezyum, Pantheon, Forum ve Trevi Çeşmesi gibi simge yapıları gezebilir; ardından Aziz Petrus Bazilikası ve Vatikan Müzeleri’ni görmek için Vatikan’a geçebilirsiniz. Floransa’da Uffizi Galerisi ve Floransa Katedrali’nde Rönesans sanatına hayran kalabilir ya da Venedik’in eski dünya atmosferini soluyarak gondol turuna çıkabilirsiniz.
Yıldız planlı yapısıyla tahkim edilmiş tarihi bir kasaba olan Palmanova, “Gears of War 4”e ilham kaynağı oldu. Gezginler, bu şirin kasabayı yürüyerek ya da bisikletle keşfedebiliyor.
Kıyıya indiğinizde ise, yerel efsaneleri konu alan “Anacapri The Dream” adlı bulmaca oyununun geçtiği Capri Adası sizi karşılıyor. Şirin kasabaları, etkileyici manzaraları ve yürüyüş parkurlarıyla Capri, oyun tatilcileri için ideal bir durak.
Büyüleyici Mavi Mağara’ya tekneyle gidin, ardından dramatik Via Krupp boyunca yürüyüş yapın. Zarif Villa San Michele’yi ziyaret edin veya insanları izlemek ve lüks mağazalarda gezmek için Capri Kasabası’na uğrayın.
Norveç: 'God of War: Ragnarök’ün arkasındaki çarpıcı manzaralar
Norveç’in büyüleyici manzaraları ve doğal güzellikleri, video oyunlarına uzun süredir yaratıcı ilham kaynağı oluyor.
“God of War: Ragnarök”te Jotunheim’ın uçsuz bucaksız dağları öne çıkarken, “Assassin’s Creed Valhalla”da Norveç fiyortları, Florli köyü ve Karmoy Adası dikkat çekiyor.
Ziyaretçiler, Jotunheim’daki ünlü Besseggen patikasında yürüyüş yapabilir, buzul turlarına katılabilir; ocak-nisan ayları arasında kayak, Sjoa Nehri’nde rafting ya da köpek kızağı gibi kış aktivitelerinin keyfini çıkarabilir. Yaz aylarında ise bisiklet ya da atla yapılan doğa gezileri öne çıkıyor.
“The Witcher III”teki Viking esintili Skellige ada krallığı da coğrafyası ve kültürel mirasıyla Lofoten Adaları ve Larvik’ten önemli ölçüde ilham aldı.
Gezginler Unstad’da kano yapabilir, sörf deneyimi yaşayabilir, Henningsvær gibi balıkçı köylerini keşfedebilir, Lofotr Viking Müzesi’nde Viking tarihini yakından tanıyabilir veya Norveç’in en büyük kayın ormanı Bøkeskogen’de yürüyüşe çıkabilir.
Kuzey Atlantik’teki büyük ölçüde ıssız volkanik ada Jan Mayen de “Tomb Raider: Underworld”deki volkanik adaya ilham kaynağı oldu.
Japonya: “Yakuza” ve “The Legend of Zelda” dünyaları
Japonya, oyun tatilcileri için dünyanın en popüler destinasyonlarından biri. Başkent Tokyo, “Yakuza” serisi, “Persona 5”, “Akiba’s Trip”, “Digimon Cyber Sleuth” ve daha birçok oyunun geçtiği şehir olarak oyun severler için adeta bir açık dünya deneyimi sunuyor.
Ziyaretçiler, panoramik şehir manzaralarını izlemek için Tokyo Kulesi’ne çıkabilir; ardından Japon İmparatoru’nun ikametgâhı olan İmparatorluk Sarayı’nı gezebilir. Dünyanın en işlek kavşağı olarak bilinen Shibuya Scramble Kavşağı’nı gördükten sonra sakin bir atmosfer arayanlar, Tokyo’nun en eski tapınağı Sensō-ji ya da huzur dolu Meiji Jingu Tapınağı’nı ziyaret edebilir.
Osaka’nın Dotonbori gibi bölgeleri de “Yakuza” serisine ilham verdi; kentin canlı ve fütüristik atmosferi, “Black Rain” ve benzeri neon ışıklı oyun dünyalarında kendine yer buldu. Bir başka kült klasik olan “The Legend of Zelda” ise Honşu’nun ada manzaralarından ve Hokkaido’nun volkanik silsilelerinden esinleniyor.
Tsushima Adası, “Ghost of Tsushima”da öne çıkan bir diğer popüler durak. Ziyaretçiler burada yalnızca favori oyunlarının izini sürmekle kalmıyor; yerel sake üretimlerini tadabiliyor, Watatsumi Tapınağı gibi kutsal mekânları gezebiliyor ve Aso Körfezi’nde kano yapabiliyor.
Eboshidake gibi gözlemevlerinden panoramik manzaraları izleyebilir veya adanın sembolü haline gelen, nesli tehlike altındaki Tsushima leopar kedisini görmeye çalışabilirsiniz.