Greenpeace’in yeni araştırmasına göre 2023’ten bu yana 14 Avrupa başkentinde toplu taşıma ücretleri arttı; bazı şehirlerde artış %50’yi aştı, dört kentte ise ucuzladı.
Şehir kaçamağı planlarken toplu taşıma önemli bir kriter. Ancak artık, Avrupa başkentlerinin yarısında kent içinde ulaşım fiyatlarının rekor seviyelere çıktığı ortaya kondu.
Greenpeace’in yeni araştırması, son üç yılda 14 Avrupa başkentinde toplu taşıma bilet fiyatlarının belirgin şekilde arttığını gösteriyor.
Kuruluş, AB’nin 27 üyesiyle birlikte Birleşik Krallık, İsviçre ve Norveç’i ve bu ülkelerin başkentlerini inceleyerek aylık ve yıllık toplu taşıma biletlerinin erişilebilirliğini ve karşılanabilirliğini değerlendirdi.
Kuruluş ayrıca uzun vadeli toplu taşıma abonmanlarının kapsamına da baktı;
bunlara biletin hangi bölgelere geçerli olduğu ve hangi toplu taşıma türlerini kapsadığı, bunun yanı sıra kırılgan gruplara yönelik indirimler ve toplu taşıma biletlerine uygulanan katma değer vergisi (KDV) de dahil edildi.
Greenpeace (kaynak İngilizce), ulusal ve yerel yönetimlerin yalnızca toplu taşıma kullanıcılarına fayda sağlamakla kalmayıp karayolu ve hava ulaşımından kaynaklanan emisyonları ve AB’nin fosil yakıtlara bağımlılığını da azaltacak, uygun fiyatlı “iklim biletleri” uygulamasını hayata geçirmesini istiyor.
Araştırmanın ortaya koyduğu sonuçlar şöyle.
Toplu taşıma fiyatları artıyor, ama her yerde değil
Avrupa kıtasında turistlerin en çok tercih ettiği şehirler arasında yer alan Londra, Amsterdam ve Paris, aynı zamanda yaşamanın pahalı olmasıyla da biliniyor. Dolayısıyla, aylık bazda en yüksek toplu taşıma maliyetlerine sahip olmaları pek şaşırtıcı değil.
Londra, aylık 162 avroluk ücretle listenin başında yer alıyor; onu Amsterdam (aylık 107 avro) ve Paris (aylık 77 avro) izliyor.
Öte yandan, 2023’ten bu yana uzun dönem bilet ücretlerindeki en sert artış, yüzde 67 ile Kıbrıs’ın başkenti Lefkoşa’da kaydedildi; Amsterdam’da yüzde 55, Madrid’de yüzde 50, Bratislava’da ise yüzde 32 artış görüldü.
Berlin ve Viyana’da fiyatlar sırasıyla yüzde 29 ve yüzde 26 yükselirken, Kopenhag, Bükreş, Vilnius, Brüksel ve Londra’da da aynı dönemde en az yüzde 10’luk artış kaydedildi.
AB’de toplu taşıma biletlerinin özellikle yüksek kalmasının önemli nedenlerinden biri, ortalama yüzde 11 oranında KDV’ye tabi olmaları. Ayrıca yedi ülke, 2023’ten bu yana toplu taşıma biletlerine uygulanan KDV oranını artırdı.
Ancak tablo tamamen olumsuz değil.
2023’ten bu yana, uzun dönem toplu taşıma abonmanlarının fiyatları dört Avrupa başkentinde geriledi.
Bu alanda en büyük düşüş yüzde 42,5 ile Dublin’de yaşandı.
Yaşam maliyetinin yüksekliğiyle tanınan Oslo’da fiyatlar yüzde 11,5 azaldı; Bern’de yüzde 6,6, Budapeşte’de ise yüzde 5,8’lik düşüş görüldü.
Diğer 12 başkentte ise fiyatlar 2023’ten bu yana aynı seviyede kaldı.
Her ne kadar iki ülke – İspanya ve Slovenya – 2023 sonrasında ülke çapında geçerli yeni toplu taşıma biletleri devreye sokmuş olsa da, Avrupa’daki 30 ülkeden yalnızca sekizi şu anda ücretsiz toplu taşıma ya da uygun fiyatlı, ülke genelinde geçerli uzun dönem biletler sunuyor.
Bu kategoride Lüksemburg, Malta ve Slovenya en iyi performansı gösterirken; Finlandiya, Yunanistan ve Norveç, ulusal ulaşım biletlerinin erişilebilirliği ve fiyatının yanı sıra iç hat toplu taşımaya ortalamanın üzerinde KDV uygulamaları nedeniyle listenin en alt sıralarında yer alıyor.
Daha olumlu tarafta, uzun dönem toplu taşıma biletlerinin erişilebilirliği, karşılanabilirliği ve kapsayıcılığı açısından Avrupa’nın en iyi şehirleri, eşit puanla ilk sırayı paylaşan Tallinn, Lüksemburg ve Valetta.
Bu şehirleri dördüncü sırada Prag, beşinci sırada Roma ve altıncı sırada Atina izliyor. İlk sekiz ise sırasıyla yedinci ve sekizinci olan Sofya ile Viyana ile tamamlanıyor.