Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor
Bankacılık sisteminin sürdürülebilir endüstrilere yatırım yapması 2050'de "0 emisyon" hedefine ulaşmak için çok önemli bir adım olarak görülüyor.
Bankacılık sisteminin sürdürülebilir endüstrilere yatırım yapması 2050'de "0 emisyon" hedefine ulaşmak için çok önemli bir adım olarak görülüyor.   -   ©  Canva

Yeni Zelanda'dan bir ilk: Bankalar artık 'iklim değişikliğine' etkisini açıklamak zorunda

Yeni Zelanda hükümeti kabul ettiği yasayla, ülkedeki banka ve finans kuruluşlarının yaptığı yatırım ve verdiği kredilerle "iklim değişikliği ve küresel ısınmaya ne kadar etki ettiğini" açıklama zorunluluğu getirdi.

Geçtiğimiz hafta perşembe günü kabul edilen yasayla Yeni Zelanda, çevre sorunları ve bankacılık sistemi arasındaki ilişkiyi şeffaf hale getiren ilk ülke oldu.

Buna göre ülkede faaliyet gösteren yerli ve yabancı en az 620 milyon euro (1 milyar Yeni Zelanda doları) nakit ya da taşınmaz değere sahip her banka, finans kuruluşu ya da sigorta şirketi yeni yasaya uymak zorunda olacak.

Söz konusu yasa, aralarında Avustralya ve Yeni Zelanda'daki 4 büyük banka olan "Commonwealth Bank of Australia, Australia and New Zealand Banking Group, Westpac Corp ve Avustralya Ulusal Bankası"nı da içeren 200 finans kuruluşunu kapsıyor.

Yeni Zelanda bu alanda dünya lideri. Başka ülkelerin de iklim konusunda bazı bilgileri ifşa etmesi için önderlik ediyoruz.
James Shaw
Yeşiller Partisi lideri ve Yeni Zelanda İklim Değişikliği Bakanı James Shaw

Yeşiller Partisi lideri ve Yeni Zelanda İklim Değişikliği Bakanı James Shaw yaptığı açıklamada, ülkesinin küresel ısınma ve iklim krizi konularına duyarlılık açısından dünya lideri olduğunu belirterek söz konusu yasanın Wellington hükümetinin 2025 yılına kadar tüm kamu sektörünün sıfır emisyon hedefine ulaşması için elzem olduğunu söyledi.

Shaw, "Yeni Zelanda bu alanda dünya lideri. Başka ülkelerin de iklim konusunda bazı bilgileri ifşa etmesi için önderlik ediyoruz." dedi.

Wellington hükümeti söz konusu yasa üzerinde Nisan 2021'den beri çalışıyordu. Ülkenin uzun vadeli hedefi Paris İklim Antlaşması'nda belirtilen 2050 yılına "0 emisyon" oranına ulaşmak.

Canva
Bank of France'ın merkez binasından bir kare. Fransa, AB ülkeleri arasında bankalarını sürdürülebilir yatırımlara teşvik eden öncü ülke oldu.Canva

İklim Değişikliği Bakanlığı, Yeşiller Partisi lideri Shaw'a verildi

Yeni Zelanda’da 17 Ekim 2020'de düzenlenen genel seçimlerde Başbakan Jacinda Ardern'in liderliğindeki İşçi Partisi oyların yüzde 49'unu alarak tek başına iktidara gelmişti. Ardern hükümeti geçmiş dönemdeki koalisyon ortağı Yeşiller Partisi ile işbirliği anlaşması imzalamıştı.

Anlaşmayla Yeşillerin eş liderleri James Shaw ve Marama Davidson kabine dışından aday gösterilerek sırasıyla "İklim Değişikliği ve Aile İçi Şiddet" bakanlıklarına getirilmişti.

Göreve geldikten sonra hükümet, iklim krizi konusundaki çabalarını artıracakları sözünü vererek "küresel ısınma" konusunda acil durum ilan etmişti.

2025'ten sonra satın alınacak tüm kamu araçları elektrikli ya da hidrojenli olacak

Yeni yasalar finans şirketlerine, yaptıkları yatırımlar ve verdikleri kredilerle iklim ve çevreye olan etkilerini açıklama zorunluluğu getiriyor. Bu kredi ve yatırımların, ülkenin bağımsız muhasebe kurumu Dış Raporlama Kurulu'nun (XRB) normlarına uyması gerekiyor.

Themba Hadebe/Copyright 2021 The Associated Press. All rights reserved.
Güney Afrika'da kurulan bir güneş paneli santrali.Themba Hadebe/Copyright 2021 The Associated Press. All rights reserved.

XRB'nin kuralları, İklim İlişkili Finansal Bildirimler (TCFD) Çalışma Grubu'nu temel alıyor. Söz konusu yasa 2023'ten sonraki mali yılları kapsayacak.

Yeni Zelanda, 2025'e kadar kamu hizmetlerini "0 emisyon" seviyesine çekmek istiyor. Ayrıca 2025'ten sonra belediyelere ve devlet şirketlerine satın alınacak tüm otobüs, tren ve diğer araçlar elektrikli ya da hidrojenli olacak.

G-7 ülkeleri ve İsviçre'den ilk adım

Yeni Zelanda, finans şirketlerine getirdiği "iklim değişikliğine etki oranını ifşa etme" zorunluluğunda ilk ülke olsa da, özellikle Avrupa'daki bazı hükümetler daha önceden benzer kararlar almışlardı.

Dünyadaki küresel zenginliğin yüzde 64'ünü oluşturan G-7 ülkeleri, (Fransa, İngiltere ABD, İtalya, Almanya, Japonya, Kanada) geçtiğimiz haziran ayında İklimle İlgili Finansal Beyanlar Görev Gücü (TCFD) tasarısı kapsamında "bankaların mali ilişki ve hizmetlerinde iklime yönelik riskleri açıklamasını" zorunlu hale getirmişti. Bu ülkelere daha sonra İsviçre de katılmıştı.

Bu ülkeler arasında Fransa, söz konusu TCFD kurallarını 2021 yılı içerisinde resmi olarak bankalara zorunlu hale getiren ilk ülke oldu ve bu finans kuruluşlarına her 5 senede bir emisyon hedeflerini güncelleme talimatı verdi.

İsviçre ise benzer bir tasarıyı, 500 kişiden fazla çalışanı olan ve en az 18.7 milyon euro (20 milyon İsviçre Frangı) sermayesi bulunan banka, sigorta ve diğer finans şirketlerine zorunlu kıldı ve 2022'den sonra yürürlüğe gireceğini duyurdu.

MARK DUNCAN/AP2006
ABD'nin Ohio eyaletinde Cleveland şehir merkezinde bulunan bir rüzgar türbini.MARK DUNCAN/AP2006

Finans kuruluşları ne gibi faaliyetlerde bulunuyor? İslami bankadan kapsamlı adım

Geçtiğimiz günlerde Londra merkezli Gatehouse Bank, gönüllü olarak tüm operasyonlarında "sıfır emisyon" hedefiyle hareket edeceğini açıkladı.

1.2 milyar sterlin sermayesi bulunan 102 çalışanlı banka, 2008 yılında faaliyete geçti ve İslam dini esaslarına (şeriat) göre hizmet veriyor. Gatehouse Bank ayrıca iş seyahatlerini azaltıp, şirketin merkez binasını yenilenebilir enerji sistemleriyle destekleyeceğini kaydetti.

Şeriat kurallarına göre hizmet veren Londra merkezli Gatehouse Bank, artık sadece sürdürülebilir iş kollarına yatırım yapacağını açıkladı.

Bankanın İcra Kurulu Başkanı (CEO) Charles Haresnape konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Doğaya olan en büyük etkimizin, finanse ettiğimiz faaliyetle bağlantılı olduğunu biliyoruz. Bu nedenle tüm ticari ilişkilerimizde sıfır emisyona ulaşmak bizim için ilk adım. Daha önceden finanse edilen ve emisyona neden olan yatırımlar için de iklim hedefleri var. Bu tarz girişimler bankamızın etik çizgisinin merkezinde yer almaktadır." diye konuştu.

SBFN, bankaları 'sürdürülebilir sektörlere' yatırıma teşvik ediyor

Dünya ülkelerinin, iklim üzerindeki etkiyi azaltma konusunda finansal yatırımlarını sürdürülebilir olanlara kaydırması sıfır emisyon hedefine ulaşmak için oldukça büyük bir adım.

Bu kapsamda kurulan Sürdürülebilir Bankacılık ve Finans Ağı (SBFN) adlı kuruluş, finans sektörünü sürdürülebilir yatırımlara çekmek amacıyla gönüllü olarak hizmet veriyor.

SBFN, finansal yatırımların iklim dostu ve sosyal açıdan kapsayıcı alanlarda olmasını sağlamak amacıyla bankaları sürdürülebilir uygulamaları benimsemeye teşvik ediyor.