Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Fosil yakıtlı savaş: Trump'ın Venezuela'nın petrol rezervlerini 'sömürme' planına iklim tepkisi

ABD Başkanı Donald Trump, 4 Ocak 2026 Pazar günü, Maryland'deki Joint Base Andrews'a dönerken, Air Force One'da uçuş sırasında gazetecilerle konuşuyor.
ABD Başkanı Donald Trump, 4 Ocak 2026 Pazar günü, Maryland'deki Joint Base Andrews'a dönerken Air Force One'da uçuş sırasında gazetecilerle konuşuyor. ©  Copyright 2026 The Associated Press. All rights reserved.
© Copyright 2026 The Associated Press. All rights reserved.
By Liam Gilliver
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Trump, fosil yakıtların sonlandırılmasına yönelik artan çağrılara rağmen, Venezuela'nın petrol altyapısını onarmak için büyük ABD şirketlerini devreye sokacağını söylüyor.

Nicolás Maduro’yu ele geçirmesinin ve daha fazla askeri saldırı tehdidinde bulunmasının ardından Donald Trump, Venezuela’nın petrolürezervlerine el atması konusunda uyarıldı.

Ülke üzerinde fiilen kontrol sağladığını iddia ettikten sonra, ABD ülkenin petrol sektörüne "çok güçlü biçimde" dahil olacağını söylüyor; Trump bu sektörü "tam bir fiyasko" olarak niteledi. ABD Başkanı, dün (pazar, 4 Ocak) gazetecilere yaptığı açıklamada, petrol altyapısını onarmak ve "ülke için para kazandırmaya" başlamak amacıyla büyük ABD petrol şirketlerini "milyarlarca dolar" harcamak üzere göndereceğini doğruladı.

Trump, ABD’nin "gerekirse" ikinci bir saldırı dalgası başlatacağını söylerken, ilk saldırı turunun "başarısı" sonrası bunun gerekli olmayabileceğini de ekledi.

Duyuru, dünyanın dört bir yanındaki sivil toplum kuruluşlarından sert tepki çekti. Çevreciler bu hamleyi "akılsızca ve tehlikeli" olarak niteledi. Bu durum, gezegeni korumak ve toplulukların temiz enerjiye geçişini desteklemek için fosil yakıtlardan adil bir uzaklaşma yönündeki artan çağrıları pekiştirdi.

Venezuela neden bu kadar çok petrole sahip?

Venezuela, dünyadaki en büyük kanıtlanmış ham petrol rezervlerine sahip; tahminen 303 milyar varil (Bbbl) bulunuyor. Bu miktar, sırasıyla 267,2 Bbbl ve 208,6 Bbbl rezervi olan Suudi Arabistan ve İran gibi sözde petrodevletlerin üzerindedir.

Ancak Venezuela’nın fiilen ürettiği petrol miktarı bununla kıyaslandığında çok küçük ve üretim, önceki yönetimin devlet kontrolündeki petrol şirketi PDVSA üzerinde denetimleri sıkılaştırması nedeniyle son yirmi yılda çakıldı.

Venezuela’nın ekstra ağır ham petrolünün büyük bölümü Orinoco Kuşağı’nda bulunuyor; ancak kalın ve yüksek derecede viskoz yapısı nedeniyle geleneksel ham petrole kıyasla çıkarması çok daha zor ve maliyetli.

Chevron gibi Batılı petrol şirketleri ülkede hâlâ faaliyet gösteriyor, ancak petrol ihracatını hedef almak üzere ABD yaptırımlarının genişletilmesinin ardından çok daha küçük ölçekte. Bu yaptırımlar, insan hakları ihlali iddiaları nedeniyle Obama yönetimi döneminde 2015’te ilk kez uygulandı ve Venezuela’yı, çıkarımı artırmak için hayati önemdeki fosil yakıt yatırımlarından kopardı.

ABD Venezuela’nın petrol sektörünü reforme ederse ne olur

Analistler, Trump’ın ülkenin petrol altyapısını canlandırma planının mevcut yaklaşık 1,1 milyon Bbbl’lik üretimi iki ya da üç katına çıkararak tarihi seviyelere taşıyabileceğini öngörüyor. Yıllarca süren ihmalin ardından bunun oldukça hızlı gerçekleşebileceği belirtiliyor.

Venezuela bir petrol üretim gücüne dönüşürse, Price Futures Group’tan Phil Flynn’a göre daha düşük petrol fiyatları "uzun vadede" kalıcı hale gelebilir ve Avrupa ile dünyanın geri kalanı ihtiyaç duydukları dizel ve ağır petrolü Venezuela’dan daha fazla temin edip Rusya’dan almayı bırakabileceği için Rusya üzerindeki baskı artabilir.

AP’ye göre petrol fiyatlarında büyük bir değişim beklenmiyordu; zira Venezuela OPEC üyesi ve üretimi zaten burada hesaba katılıyor. Ayrıca küresel piyasada şu anda petrol fazlası var.

Ancak küresel ısınmanın artışı sürerken petrol çıkarımının hızlandırılması, dünyanın fosil yakıt kullanımını aşamalı olarak sonlandırmasına yönelik talepleri daha da güçlendirdi.

Fosil yakıtlardan "adil bir geçiş"

Greenpeace International, "Başkan Donald Trump’ın en son yasa dışı askeri eylemi" konusunda "son derece endişeli" olduğunu söylüyor. Kuruluş, Venezüella halkının haklarının, güvenliğinin ve çıkarlarının her şeyden önce gelmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

Kuruluşun genel direktörü Mads Christensen, "Hızlanan iklim çöküşü çağında, Venezuela’nın muazzam petrol rezervlerine bu şekilde göz dikmek hem pervasızca hem de tehlikelidir" diyor.

"İleriye dönük tek güvenli yol, sağlığı koruyan, ekosistemleri güvenceye alan ve toplulukları kısa vadeli kâr uğruna feda etmek yerine destekleyen fosil yakıtlardan adil bir geçiştir."

Christensen, uluslararası toplumu "şimdi harekete geçmeye" ve daha fazla zararı önlemek için uluslararası hukuku gözetmeye çağırdı. Şöyle ekledi: "Önemli olan, devletlerin krizi fosil yakıt genişlemesi için kullanma girişimlerine direnmeleri ve bunun yerine petrol çıkarlarına değil, Venezuela halkına hizmet eden adil bir geçiş için mali, hukuki ve siyasi destek seferber etmeleridir."

Venezuela’ya karşı "fosil yakıtla beslenen" savaş

Oil Change International da Trump’ın saldırganlığını eleştirerek bunun, çıkarım şirketlerini kayıran "tarihsel bir el kitabını" izlediğini savundu.

Kuruluşun genel direktörü Elizabeth Bast, "Bu saldırılardan en güçlü çok uluslu fosil yakıt şirketleri fayda sağlayacak ve ABD petrol ve gaz şirketleri kaosu sömürmek, dünyanın en petrol zengini topraklarından birini parçalamak için fırsat kolluyor" diyor.

Bast, ABD’ye Latin Amerika’yı bir "kaynak kolonisi" olarak görmeyi bırakma çağrısı yaptı ve ülkenin geleceğini petrol patronlarının değil, Venezuela halkının şekillendirmesi gerektiğini savundu.

İklim değişikliğine "en büyük katkıyı yapan"

Fosil yakıtlar, yani kömür, petrol ve gaz, küresel iklim değişikliğine açık ara en büyük katkıyı yapıyor. Birleşmiş Milletler’e göre, küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 68’ini ve tüm karbondioksit emisyonlarının neredeyse yüzde 90’ını onlar oluşturuyor.

Atmosfere salınan sera gazları, güneşin ısısını hapseder. Küresel sıcaklıklar halihazırda sanayi öncesi seviyelerin yaklaşık 1,4°C üzerine çıktı; bu da aşırı hava olaylarının artması, okyanus asitlenmesi, tür kaybı ve küresel gıda güvensizliği gibi bir dizi sorunu tetikliyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Trump'ın son tehdidinin ardından Grönland Başbakanı: 'Yeter!'

ABD saldırıları sonrası Catia La Mar'daki siviller toparlanmaya çalışıyor

Yeni yıl, eski gerilimler: Venezuela’dan İran’a uzanan kriz hattı